Alevi Haber Ajansi

Milletvekillerinden avukatların yürüyüşüne destek: Yargı bağımsızlığı için buradayız-VİDEO

PİRHA- 5 Nisan Avukatlar Günü’nde Ankara’da yürüyüş yapan avukatlara DEM Parti ve CHP’li siyasetçiler de destek verdi. Aynı zamanda hukukçu kimlikleri olan milletvekilleri, “Savunmayı susturamazlar” vurgusunu yaptı.

Türkiye Barolar Birliği “Savunmanın bağımsızlığı, hukuka saygı” talebiyle Ankara’da yürüyüş yaptı. Cübbeleriyle Ankara Barosu’ndan Anıttepe’ye yürüyen avukatlara siyasetçiler de destek verdi.

“YARGI ORGANLARI, ADALET BAKANLIĞINA BAĞLI MÜDÜRLÜK GİBİ”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, avukatlar olarak 5 Nisan Avukatlar Günü’nün buruk kutladığını belirtti. Aynı zamanda avukat olan Tiryaki, şunları söyledi:

“Türkiye’de hukuksuzluk, haksızlık diz boyu. Artık Türkiye’de hukukun siyasallaşmasından bahsetmiyoruz, aslında Türkiye’de siyaset kurumunun tırnak içerisinde söylüyorum hukuk kurumları eliyle yürütülmesinden söz ediyoruz. Yani şu anda maalesef mahkemeler, yargı organları, Adalet Bakanlığına bağlı birer müdürlük gibi. Bağımsız yargı falan yok, talimatla iş yapan kurumlar haline dönmüş durumda.

Biz şu an Türkiye’de bir darbe rejimi var diyoruz. 15 Temmuz başarıya ulaşmamış olsa bile aslında o gün bugündür Türkiye kalıcı bir olağanüstü hal ile yönetiliyor ve Türkiye’de demokrasiden, hukuktan söz edilemez. Bugün binlerce avukatın burada olması çok önemli. Aslında avukatlar, hukuk kurumunun üç önemli sadece ayağından biri olan avukatlar da topluma bir mesaj veriyorlar; yaşananları kabul etmediklerini, bu hukuksuzluğa karşı direneceklerini söylüyorlar. Bunu çok kıymetli buluyorum.”

“YARGI BAĞIMSIZLIĞI İÇİN BURADAYIZ”

DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki de avukatların yürüyüşüne destek veren isimler arasındaydı. “Bugün Avukatlar Günü ama bundan daha geniş bir amaç için buradayız” diyen Saki, sözlerine şöyle devam etti:

“Yargı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte iktidarın bir silahı oldu. Hükümetin, bütün muhalefeti susturmak için yargı eliyle dizaynına karşı da bir yürüyüş aynı zamanda. Bütün demokratik kurumlarda yasama, yürütme, yargı birbirinden ayrı olmalı ancak faşist hükümetlerde bu üçü birleşir ve biz adım adım oraya doğru gidiyoruz. İşte bu, yargının isyanı aslında. Demokratikleşmede yargının bağımsızlığının ne kadar önemli olduğunu da söyleyerek diyoruz ki gerçekten demokratikleşme için yasama, yürütme, yargı ayrı güçler olarak demokrasinin inşasında sac ayaklarıdır. Bunun en temel ayaklarından yargı bağımsızlığı için buradayız.”

“YARGI TARAFSIZLIĞI BAKIMINDAN EN KÖTÜ DÖNEM”

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Av. Öztürk Türkdoğan ise tutuklu öğrenciler ve siyasetçiler için yürüdüklerini belirterek şöyle devam etti:

“Avukatların yürüyerek hak, hukuk, adalet sloganı attığı bir ülkede Avukatlar Günü kutlanamıyor. Bugün bir mücadele günü; hak, hukuk, adalet için mücadele ediyoruz. Türkiye, tarihinin yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığı bakımından en kötü dönemini yaşıyor. 2017 yılında bize göre şaibeli olarak kabul edilen anayasa referandumuyla Türkiye, kuvvetler birliğine geçti. İşte o kuvvetler birliğinin sonuçlarını acı bir şekilde yaşıyoruz. Avukatlar, yargının gerçekten bağımsız tarafsız olması için mücadele ediyor. Bugün vesilesiyle düşünceleri nedeniyle mücadele edip hapiste olan başta öğrenciler olmak üzere siyasetçi arkadaşlarımızı, seçilmişleri, özgürlüğe kavuşturacağımız günleri de görmek istiyor, onlar için de mücadele ediyoruz.”

“DARBE YAPAN FAŞİSTLERİN DAHİ YAPMADIĞI AĞIR ORTAMLAR”

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da avukatlara destek veren siyasetçiler arasındaydı. “Savunmayı susturamazlar” vurgusunu yapan Tanrıkulu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Binlerce avukatla beraber yürüyoruz ve maalesef avukatlar gününü kutlayamıyoruz. Türkiye’de ağır insan hakları ihlalleri var, adalet tükenmiş durumda. Yargı bağımsız ve tarafsızlığını yitirmiş iktidarın bir aparatı haline dönüşmüş. Avukatlar bireysel olarak büyük bir baskı altında. Barolar da kurumsal olarak baskı altında. Darbe dönemlerinde görülmeyen bir biçimde barolar her taraftan kuşatılmaya çalışılıyor. En son İstanbul Barosuna yaptıkları bir açıklamadan dolayı dava açıldı ve baro yönetim kurulunun görevden alınmasına karar verildi. Bu 12 Eylül’de darbe yapan faşistlerin dahi yapmadığı ağır ortamlar aynı zamanda. Türkiye’nin her yerinde avukatlar büyük baskı altında; ekonomik zorluk içerisinde ve Türkiye’nin bu halinden avukatların yaşadıkları da bağımsız değil. O nedenle bugün meslektaşlarımız tam da Avukatlar Gününde adalet ve toplumsal barış için yürüdü. Bu düzeni değiştireceğiz.”

Eren GÜVEN – Buse Nehir DEMİR/ANKARA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.