Alevi Haber Ajansi

Maraşlı depremzedeler: Kentsel dönüşümle yapılan binalarımız neden yıkıldı?-VİDEO

PİRHA-6-7 Şubat Maraş depremlerinde yıkılan Said Bey Sitesi sakinleri, Ankara’ya gelerek seslerini duyurmak istedi. Yapılan basın açıklamasında, site inşaat sürecinde hiçbir kontrolün yapılmadığı vurgulandı.

6-7 Şubat Maraş depremlerinin ardından yıkılan binalarda sorumluluğu olanlara yönelik depremzedelerin hukuki mücadelesi sürüyor.
Ankara’ya gelip kayıp yakınlarının akıbetini öğrenmek isteyenlerin ardından şimdi de kentsel dönüşüm mağduru aileler, sorumlulara seslendi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ÜRÜNÜYDÜ!

Maraş’ta 2016 yılında kentsel dönüşüm kapsamına alınarak yapılan Said Bey Sitesi depremle birlikte yıkıldı. Sitede toplamda 43 kişi yaşamını yitirdi.
İnşaat Mühendisleri Odası’nda yapılan basın açıklamasında, Sait Bey Sitesi’ne ilişkin bilirkişi raporu da açıklandı.

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Cem Çetin, kentsel dönüşümle yapılan Said Bey Sitesi’nin neden yıkıldığına dair şu bilgileri paylaştı:

“6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve üzerinden bir yıldan fazla zaman geçen depremlerde resmi rakamlara göre 53000’in üzerinde insanımız hayatını kaybetti. Geçtiğimiz bir yıl içerisinde birçok aile de kaybettikleri insanlar için hukuk mücadelelerine başladılar.
Saidbey Sitesinin özgünlüğü öncelikle Kentsel Dönüşümden faydalanarak yapılmış bir yapı olmasından kaynaklanmaktadır.
Yapının üzerinde bulunduğu 5518 Ada 5 Parsel için 16.12.2015 tarihinde riskli yapı olarak şerh düşülmüştür. O tarihte henüz saidbey sitesi yok iken üzerinde bulunan yapı için riskli yapı tespiti yaptırılmıştır. Bunun anlamı mevcut yapının deprem açısından riskli olduğu ve yeni yapılacak yapı için bazı teşviklerden faydalanmasıdır.
Saidbey Sitesi için 13.06.2016 tarihinde yeni bir yapı ruhsatı düzenlendiği görülmekte bu ruhsatın ekleri incelendiğinde 22.04.2016 tarihinde Mimari Projesinin ve 24.05.2016 tarihinde statik projesinin onaylandığı görülmektedir.
Ruhsat üzerindeki temel vizesi tarihine dikkat çekmek istiyoruz. 14.07.2016 tarihinde temel vizesi yapılmış görülmektedir. Temel vizesi temel betonu dökülmeden önce kontrollerin yapıldığı anlamı taşımaktadır. Oysa dava dosyasındaki yapı denetim evrakları incelendiğinde tam 4 gün sonra yani 18 temmuz 2016’da temel, 1. Kat tabliyesi ve 2. Kat tabliyesinin kontrollerinin yapıldığı görülmektedir. Böyle bir hız mümkün değildir. Dolayısıyla bu kontrollerin hiçbirinin yapılmadığını düşünmekteyiz.
Aslında Google Earth üzerindeki 15.04.2016 ve 29.04.2016 tarihlerindeki uydu görüntüleri incelendiğinde bırakın inşaat ruhsatını henüz mimari ve statik proje onaylanmadan kat çıkıldığını görebiliyoruz. Bu durumda bu imalatlar nasıl ve hangi projeler ile yapıldı. Ruhsat öncesi bu çalışmalara kim göz yumdu diye sormamız gerekiyor.

Saidbey sitesi için 16.11.2016’da ve 25.12.2017’de iki defa tadilat ruhsatı alındığı görülmekte ancak bu tadilatların mimari ve mekanik projeler kapsamında gerçekleştirildiği görülmektedir. Fakat dava dosyasında bulunan fotoğraflarda asma katın bulunduğu alanda yeni bir kullanım alanı yaratma amacı taşıdığı açık olan çelik profillerle binanın taşıyıcı sitemini olumsuz yönde etkileyecek olan imalatlar yapıldığı görülmektedir. Bu imalatlara dair herhangi bir tadilat projesi hazırlanmadığı ve binanın deprem performansına etkisinin irdelenmediği görülmektedir.
Proje de belirtilen beton sınıfı C30’dur. Yani yapıdan alınan numunelerin dayanım sonuçları 30.00 MPa – 37.00 MPa arasında çıkması gerekmektedir. Ancak deprem sonrası bilirkişiler tarafından alınan karot numunelerinin ortalama basınç dayanımı 17.09MPa olarak belirlenmiştir.
Yapının projeleri incelendiğinde A ve B Blok arasında bir dilatasyon derzi olduğu görülmektedir. Özellikle geniş oturum alanlarına sahip yapılarda kullanılan bu derzler mevcut yapıyı bölümlere ayırdığı için malzemelerin ve etkileştiği yüzeyin genleşme, büzüşme, titreşim gibi davranışlardan ayrı ayrı etkilenmesini sağlar. Dilatasyon derzleri, zemin oturmasından, sıcaklık genleşme ve büzüşmesinden, titreşim ve deprem kaynaklı etkiler sonucu binada oluşabilecek çatlakları minimize etmeyi amaçlamaktadır. Dava dosyasında bulunan A ve B Blok arasındaki dilatasyona ait olan görsellerdeki uygulamanın dilatasyonun amacına hizmet etmediği ayrıca yapının taşıyıcı sistemine olumsuz etkilerinin kaçınılmaz olduğu düşünülmekte ve bu imalatlar sırasında hem yapı ruhsatının hem de yapı denetimin olmadığı bilinmektedir.”

“SÖZDE RUHSATLI AMA KAÇAK BİR YAPI!”

Cem Çetin, depremin üzerinden 14 ay geçmiş olmasına rağmen gündemde yer bulamadığına işaret ederek, ortaya çıkan mağduriyetlerin unutulmaması gerektiğini söyledi. Çetin, Said Bey Sitesindeki hataları şu sözlerle sıralamayı sürdürdü:

“Söylemesi garip ama kentsel dönüşümden faydalanmış, yapı denetim hizmetinden faydalanmış süreç içerisinde taşıyıcı sistemine müdahale edilmiş sözde ruhsatlı aslında kaçak bir yapıdan bahsediyoruz.
Şüphesiz ki herhangi bir yapının süreç içerisinde değişik ihtiyaçlara göre revize edilmesi gerekebilir. Ancak bu konuda özen gösterilmesi gereken şey bu revizyonların bir mühendislik hizmeti olarak algılanması gerekliliğidir. Saidbey sitesi özelindeki değerlendirmede, zemin kattaki işletmenin ihtiyaçlarına göre bir revizyon yapılması gerekiyorsa Deprem Yönetmeliğine uygun olarak “Performans Analizi” ile birlikte revizyon gerçekleştirilmeliydi.
Bu işin başından itibaren her şey görmezden gelinmiştir. Bırakın ruhsatı, projeye dahi ihtiyaç duyulmadan imalata başlanmış olması ve idarelerin imalatı aylarca görmezden gelmesi, 6 Şubat depreminde yapının 43 kişiye mezar olmasının sebebidir. Maalesef ülkemizde birçok yerde bazen ahbap-çavuş, bazen siyasi bazen de çıkar ilişkileri ile bu ve benzer kuralsızlıklar yaşanıyor. Bu sadece bizim tespit edebildiğimiz çarpıcı bir örnek ancak bu gibi durumlar için idarelerin de hukukun minderine çekilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.
Bahse konu olayla ilgili İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi olarak yaptığımız değerlendirmede Saidbey Sitesi A-B Bloklarının yıkımına etki eden ana unsurlar aşağıdaki gibi belirlenmiştir;
• Yapımı esnasında uygulama yanlışlıkları, (etriye, kanca boyları, dilatasyon uygulaması vb.)
• Yapım ruhsatı alınmadan inşaata başlanmasına izin verilmesi / engel olunmaması
• Denetim eksiklikleri
• Dökülen betonun tasarım dayanımına göre kabul edilemeyecek düzeyde kalması, (Yapı malzemelerinin kalitesiz olması)
• Yapıda sonradan statik projesine uygun olmayan ve yapı davranışını olumsuz olarak etkileyen imalatların yapılması
• Yapının ilave yüklere maruz bırakılmasının
yıkıma yol açan ana unsurlar olduğu düşülmektedir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Said Bey Sitesi’nin yıkılan enkazından kurtulan Tuğba Erdemoğlu da toplantıda söz aldı. Tüm ailesinin yıkılan bina nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Erdemoğlu, İMO’nun yapmış olduğu incelemelerin çok kıymetli olduğunu ifade etti. Erdemoğlu yıkılan site müteahhitinin şu an tutuklu olduğunu ve davanın da sürdüğünü aktardı.

MÜLK SAHİPLERİ, KENTSEL DÖNÜŞÜMDEN HABERSİZDİ!

İMO Ankara Şube Sekreteri Mahir Kaygusuz ise kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan bir başka yapıya dair bilgilerinin olmadığını, devletin bu yönlü şeffaf davranmadığını belirtti.

Kaygusuz “Mağdurlar, siteye dair bize başvurduklarında bu yapının kentsel dönüşüme girip girmediğini bilmiyorlardı. Çünkü yapı inşa edildikten sonra buradan bir daire satın almışlar, tabii biz dosyayı incelediğimizde ve görüntülere baktığımızda 2015 yılında orada başka bir bina olduğunu tespit ettik. Bunun üzerine araştırmalarımızda zaten eski bina görünüyor. Bunun üzerine yaptığımız araştırmalarda buranın kentsel dönüşüme girdiğini gördük” diye konuştu.

PİRHA/ANKARA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak