Alevi Haber Ajansi

İliç madenlerinde keşif yapıldı; ‘Burası Türkiye’nin başına büyük bir beladır’ -VİDEO

PİRHA- TMMOB tarafından, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninin kapasite artışı için verilen ÇED olumlu kararına karşı açılan davanın keşfi yapıldı. Türkiye’nin 1999’dan sonra ülkeyi madencilik faaliyetlerine açtığını söyleyen TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Cemalettin Küçük, “Bu madenler bugün durdurulsa bile büyük bir belayla karşı karşıya olduğumuzu bütün toplumun bilmesini isterim” dedi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından, İliç’te Anagold Madencilik tarafından işletilen altın madeninin kapasite artışı için verilen Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) olumlu kararına karşı açılan davanın keşfi yapıldı. Keşfe avukat, teknik heyet ve TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Cemalettin Küçük katıldı. Konunun uzmanları tarafından siyanürlü maden projesinin çevre ve insan sağlığı üzerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açtığı belirtiliyor.

“ZEHİRLİ KİMYASALLAR TÜRKİYE’NİN İÇİNDEN GEÇİP ORTADOĞU’YA AKIYOR”

Erzincan İliç’teki maden sahasında PİRHA’ya açıklamalarda bulunan TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Cemalettin Küçük, “Burada dünyada büyük sayılacak bir maden işletmesinin başında bulunuyoruz. Coğrafyaya baktığınız zaman bir ormanlık, ağaçlık alan, otlaklar ve meraların olduğu bir bölge” dedi.

Küçük, şunların altını çizdi:

“Şu anda bulunduğumuz yerde, bu madencilik faaliyetinin kompleks mineral işletmesinin olduğu yeri Karasu’ya yani Fırat’ın koluna 300 metre mesafede gösteriyorlar. Bir metre mesafesi boyunca sanki çok uzakmış gibi gözüküyor. Ama burası mesafe falan değil. Bulunduğumuz yere düşen yağmur Karasu’ya iner. Yani burası, Karasu’nun içerisindeki bir maden tesisidir, yani Fırat’ın içerisindedir. Yani bütün Türkiye’nin içerisinden geçip Ortadoğu’ya akan, körfeze kadar inen bir yerin içerisindedir.”

“KULLANILAN KİMYASAL SAYISI ÇOK YÜKSEK”

Burada yığılan zararlı atıkların bir dağ oluşturduğunu belirten Küçük, “İçerisinde mineral bulunanları iki gruba ayırıyorlar burada. Bir tanesi sülfürlü mineraller, diğeri oksitli olanlar. Oksitli olanları öğütüyorlar, 6-11-12 milimetre arasındaki kalınlıklara kadar öğüttükten sonra bu bölgede seriyorlar. Oraya siyanürlü ya da solüsyonlu kimyasal sular vererek içerisindeki istedikleri mineralleri söküp almaya çalışıyorlar” dedi.

Maden sahası içerisinde hiç bahsedilmeyen, göz önünde bulundurulmayan bir tesisin daha olduğunu ifade eden Cemalettin Küçük, “Filotasyon tesisinde bakır yüzdürme işlem yapıyorlar. Burada bakırı, mineralleri ya da bakırın yanındaki mineralleri cevher içerisinden ayrıştırabilmek için kullanılan kimyasal sayısı çok yüksek. Neredeyse 10’a yakın kimyasal kullanılıyor. Onların isimlerini ben bile saymakta güçlük çekiyorum” dedi.

“FIRAT’A AKAN BİR KİMYASALIN BAŞINDAYIZ; TÜRKİYE’NİN BAŞINA BÜYÜK BİR BELA”

Bu maden sahasını sadece atık depolama gölünden ibaret saymamak gerektiğini vurgulayan TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Cemalettin Küçük, “Burayı bir kompleks tesis olarak 10 proje biçiminde, orman sıyırmasından toprağın depolanması aşamasına kadar tüm kısımlarıyla birlikte değerlendirdiğimizde Fırat’a akan bir kimyasalın başında bulunuyoruz” diyerek acı tabloyu gözler önüne serdi ve şunları kaydetti:

“Burası Türkiye’nin başına büyük bir beladır. Bunu bugün bile durdursak buranın ortaya çıkarmış olduğu ve bundan sonra ortaya çıkaracağı sıkıntıları ortadan kaldırmak demiyorum, sadece azaltmak için ekonomik ve emek açısından da baktığımızda çok büyük değerler harcanması gerekir. Bununla ilgili şöyle bir örnek verebilirim. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1999 senesinde Montana eyaletinde bir altın madeni, kapatıldıktan sonra atıklarının çevreye verecek olduğu zararları azaltmak üzere yapılacak olan çalışmalar için bir milyar dolarlık para ayrılmıştı. Ancak bu tesisin toplam ekonomik bedeli 50 milyon dolar. Anlayın. Tesis bedelinin yirmi katından daha fazla bir bedeli, tesisin vereceği zararı azaltabilmek için ödemek zorundaydılar.

Bütün bu göstergelere rağmen Türkiye’nin 1999 yılından sonra ve 2000’li yıllar boyunca ülkeyi madencilik faaliyetlerine açtığını söyleyen Küçük, “Şimdi bunlar başımızda büyük bir bela. Bugün durdurulsa bile büyük bir belayla karşı karşıya olduğumuzu bütün toplumun bilmesini isterim” dedi.

“RAPOR DENEMEYECEK BİR ŞEYİ BİLİRKİŞİ RAPORU OLARAK SUNDULAR”

TMMOB’un açtığı davadan dolayı avukat ve teknik heyetle birlikte İliç’e geldiklerini belirten Cemalettin Küçük, herkesin her şeyi bildiğini, daha önce de keşfe geldiklerini ve aynı şeyleri tekrarladıklarını vurgulayarak şunları ekledi:

“Daha önceki keşifte sormuş olduğumuz soruların hiçbir tanesine bilirkişi yanıt vermeyip, Çevresel Etki Değerlendirme raporu denilen ÇED raporunun aynısını kopyalayıp yapıştırarak rapor denemeyecek bir şeyi bilirkişi raporu olarak sundular. Onun için biz buna itiraz ettik. Mahkeme bu rapora dayanarak bizim davamızı reddetti ama biz bunu yeniden değerlendirip Danıştay’a itiraz ettik. İtirazlarımız kabul edildi. Bunun keşfini yapacağız.”

Nuray ATMACA/ERZİNCAN

İLGİLİ HABERLER:

İliç’te Yapılması Planlanan Keşifte Bilirkişiler AKP’li; Keşfin Ertelenmesi Talep Edildi

Danıştay, İliç’teki Altın Madeni Için Mahkemenin Kapasite Artışı Kararını Bozdu

-‘Siyanürlü maden projesi geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açacak’

Metalürji Mühendisi Küçük: Çöpler Altın Madeni, İliç’te Büyük Yıkıma Sebep Oldu

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak