Alevi Haber Ajansi

HDP’li Bülbül: Ocak sistemi demokratik, özerk bir örgütlenmedir – VİDEO

PİRHA – HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Diyarbakır Cemevinde “Yol Cümleden Uludur” kitabını imzaladı. Bülbül, burada yaptığı konuşmada, “Alevi örgütlenmesi Ocak sistemine dayalıdır. Ocak tamamen sivil, demokratik, toplumsal, özerk bir örgütlenmedir. Özerkliği inceleyenler, Alevi ocak sistemini incelesinler. Özerkliğin ne olduğunu orada bir halk uygulaması olarak görürler” dedi.

Haberin Videosu

HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, PSAKD Diyarbakır Şubesi’nde “Yol Cümleden Uludur” kitabını imzaladı. Çok sayıda yurttaşın katıldığı etkinlik bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

Kısa bir konuşma yapan PSAKD Diyarbakır Şube Başkanı Cafer Koluman, Kemal Bülbül’in yaptığı çalışmanın önemli olduğunu belirtti. Daha sonra konuşma yapan HDP Antalya Milletvekili Kemal bülbül, geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Hidayet Ulugerçek dedeyi anarak başladı.

Türkiye’de Aleviler dahil, hatta Alevilik yol erkanını yürütenler dahil Alevi toplumunun tarihinin, inancının, kültürünün süreklerini, süreçlerini ve tarihini bilmediklerini söyleyen Bülbül, “Biz sanıyoruz ki Maraş katliamı 19-26 Aralık 1978’de oldu ve bitti. Biz sanıyoruz ki Madımak Katliamı 2 Temmuz 1993’te oldu, bitti. Biz sanıyoruz ki Çorum Katliamı 1980’de oldu bitti. 1. Sivas Katliamı 4 Eylül 1978’de oldu, bitti gibi bir şey sanıyoruz. Hayır! Olup bitmedi. Bunun tarihi bir arka planı, gelen, güncellenen ve yürüyen bir tarihi var”dedi.

“ALEVİLİK İNANCI SİSTEMATİK OLARAK YASAKLANIYOR”

Alevilere yönelik katliamların arka planını Bülbül, şöyle açıladı;

“Türkiye ve dünya insanlığı şunu bilmeli ki Alevi toplumuna tedricen ve sistematik olarak egemen sistemler tarafından katliam yürütülüyor ise bunun tarihsel toplumsal bazı sebepleri var.

Alevi toplumunun bugün yaşadığı Türkiye, Azerbaycan, İran, Irak, Suriye, Kıbrıs, Kuzey Afrika, Balkanlar’da hemen tüm devletler tarafından yasaklı bir inanç olup bu yasaklılık da sistematik olarak devam etmektedir. Alevi toplumu etnik olarak çoğul, inançsal olarak tekildir. Alevi toplumuna mensup topluluklar Türkmen ve Türkler, Kürtler, Araplar, Romanlar (Bu arada parantez içi bir bilgi olarak söyleyelim; Türkiye’de yaşayan Romanların yani Çingenelerin ya da kendilerini nasıl adlandırıyorlarsa tamamı Alevidir. Eğer sünnileşmiş ise asimilasyon sonucu sünnileşmiştir. Trakya’da yaşayanların çoğu Bektaşi’dir. Balkanlarda yaşayan Bektaşi’dir ama Bektaşilik, Alevilikten cüda bir şey değildir. Bektaşiliğin Alevilikteki “yol bir, sürek bindir” düsturuna mahsusen, kendine mahsus uygulamaları vardır ama sonuç itibariyle Bektaşilik de Aleviliktir. Alevi toplumunun yüzde 63’ü Kürt’tür, yüzde 15’i Roman ve Alevidir, geri kalanı da Türkmen’dir. Oysa tersine bilinir, sanki Türk, Türkmen Aleviler daha çokmuş gibi… Biz istatistiki nüfus yarışı yapmak amacıyla değil, tarihi bir hakikati söylemek amacıyla bunu belirtiyoruz.”

“OCAK SİSTEMİ DEMOKRATİKTİR”

“Alevi örgütlenmesi Ocak sistemine dayalıdır”diyen Bülbül, Ocak sisteminin sivil, demokratik, toplumsal, özerk bir örgütlenme olduğunu söyledi.

Ocağın kendi içerisinde bir hukukunun olduğunun altını çizen Bülbül, kendi içerisinde bir ekonomik, toplumsal işleyişinin olduğunu belirterek, “Birey-birey, birey-toplum, birey-ocak, birey-Pir/Ana ilişkisi var ve bu ilişki sistematik olarak yürüyen bir ilişki olduğu için Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde bu sivil demokratik ilişkiyi ortadan kaldırarak Alevi topluluğunun örgütlenmesini sağlayan bu yapıyı dağıtarak Alevi toplumu yok edilmek istenmiş. Ne yazık ki bugün ocak sistemi büyük oranda dağılmıştır” dedi.

Talibin ocağına karşı sorumlu olduğunu ocakzadenin de talibine karşı sorumlu olduğunu kaydeden Bülbül, ocak sisteminde bilgeliğe dayalı bir hiyerarşinin olduğunu belirterek, “Bu hiyerarşide mürşit kimi yerlerde Dede olarak adlandırılır Ana, Bacı sıfatlandırmaları ile devam eder” dedi.

“PİRİN GÖREVİ VE SORUMLULUĞU NEYSE ANANIN DA ODUR”

Bülbül, Ocak sisteminde Analık görevinin de önemine vurgu yaparak konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Bu arada ocak da Analık görevi çok önemli bir görevdir. Pirin sorumluluğu, toplumsal karşılığı neyse Ananın toplumsal karşılığı da odur. Bu yapı, Alevi tarihini incelediğinizde katliamların birinci sebebi kesinlikle inançtan kaynaklı değildir, aslında inançtan kaynaklıdır ama mesela Hallâc-ı Mansûr, Ene’l Hak dediği için katledilmemiştir. Alevi toplumunun katledilmesinin bir sebebi bulunduğu coğrafyaya hükmeden egemen devlete vergi vermemesi. Katliamın bir sebebi vergidir. Osmanlı ekimde yoktur, biçende yoktur, emekte yoktur, üretimde yoktur ama gelip vergi almakta, emeğin üzerine konmaktadır. Alevi toplumu buna itiraz ettiği için Alevi toplumuna dönük sistematik katliam yapılmaktadır. İkinci sebep askerliktir. devşirme asker vermez Alevi toplumu. Üçüncü sebep hukuk uygulamasıdır. Alevi toplumu kendi içerisinde bireyler ve toplumun içerisinde yaşanan sorunları çözmek isterken asla ve kata bunu ne Osmanlı’nın şeriat mahkemesine ne de Cumhuriyetin mahkemelerine götürmedi. Nerede gördü bunu? Bizim görgü sorgu cemlerinde, bizim Aleviliğin kendiliğinden tahsis ettiği adalet, merhamet, insaniyet ilişkisinden ve bu ilişkinin tezahüründen götürdü. Bir topluluk oluşturuldu Pirin huzurunda konuşuldu, canlar işin gidişatına göre karar verdi ve bu uygulama böyle yapıldı. Dikkat ederseniz hükümran bir devletin 4 temel uygulaması reddediliyor. Bir askerlik, iki vergi, üç hukuk… böyle olunca Osmanlı ve Selçuklu diyor ki ben bu yapıyı kabul etmem. Bu yapıyı dağıtacağım ve bu yapıyı dağıtıyor. Katliam yapıyor, sürgün yapıyor, yakıyor, kuyulara dolduruyor, akla gelmedik her türlü zulüm yapılıyor. Bu katliam uygulamasının sebepleri bunlar ya… peki sonuçları? ne yaparlarsa bir sonuç alamıyorlar ve aynı şekilde bu sivil demokratik tepki devam ediyor. Bunlar başka bir yola başvuruyorlar. Başka bir yol ocakları içten kuşatmak. Hacıbektaş Ocağını kuşatıyorlar. Hacı Bektaş Ocağına tedricen Nakşibendilerden ve Sünni tarikatlardan atamalar yaparak güya Aleviliği kendilerine benzetmek gibi bir yola tevessül ediyorlar.”

Kemal bülbül, son olarak Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Konuşmanın ardından söyleşi Mesut Ezgi ve Zilan Tigris’in müzik dinletisiyle sona erdi.

PİRHA/DİYARBAKIR

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak