Alevi Haber Ajansi

Gülistan Doku dosyasında sahne çöktü, şebeke ifşa oldu: 6 yıl boyunca bizi suda beklettiler-VİDEO

PİRHA- Gülistan Doku soruşturmasında, aralarında eski vali Tuncay Sonel’in oğlu ve emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 kişinin tutuklanmasıyla taşlar yerinden oynadı. Gülistan’ın arkadaşı Küba Oktay, o dönem kurulan “intihar algısını” ve sistematik ihmalleri ilk kez PİRHA’ya anlattı: “Bize inandırıcı olmayan senaryolar izlettiler.”

Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybettirilmesine dair soruşturma devam ediyor.

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybettirilmesine dair yürütülen soruşturma 6 yılın ardından devasa bir gözaltı ve tutuklama dalgasıyla yeni bir evreye girdi. Soruşturma kapsamında eski kamu görevlileri, hastane başhekimi ve dönemin valisinin oğlunu da kapsayan “korkunç şebekenin” deşifre olması yıllardır sürdürülen “intihar” senaryosunun bir kurgudan ibaret olduğu iddialarını güçlendirdi.

Gülistan Doku soruşturmasında, aralarında eski vali Tuncay Sonel’in oğlu ve emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 kişinin tutuklanmasıyla taşlar yerinden oynadı. Gülistan’ın arkadaşı Küba Oktay, o dönem kurulan “intihar algısını” ve sistematik ihmalleri ilk kez PİRHA’ya konuştu.

“ÇOK KÖTÜ BİRŞEY OLDU”

Oktay, Gülistan ile yaptığı son görüşmeyi şöyle aktardı:

“Sabah 10.30-11.00 gibi bir görüşme yaptım. Görüşürken biraz üzgün olduğunu fark ettim. Nasıl olduğunu sordum. O sırada işinin olduğunu ancak akşam müsait olursam benimle kalmak istediğini ve konuşmak istediğini söyledi. Telefonu bu şekilde kapattık ve ben çalışmaya devam ettim.”

Günün ilerleyen saatlerinde arkadaşlarının kendisine ulaştığını belirten Oktay, şunları söyledi:

“Saat 16.00 civarında arkadaşları beni aradı. Gülistan’a ulaşamadıklarını ve çok merak ettiklerini söylediler. Ben de sabah konuştuğumuzu, akşam benimle kalacağını ve geleceğini aktardım.”

Gülistan’a ulaşamaması üzerine arama çalışmalarına katıldığını anlatan Oktay, süreci şöyle ifade etti:

“Tekrar aradım, henüz ulaşamadıklarını söylediler. İş yerimden çıkıp arkadaşlarının yanına gittim. Birlikte aramaya başladık. Telefonu kapalıydı. Gidebileceği yerlere baktık ama ulaşamadık.”

Zeynel Abarakov ile yapılan görüşmeye de yer veren Oktay, “Zeynal Abarakov’a mesaj attım. Gülistan’a ulaşamadığımı, bilgisi olup olmadığını sordum. Ancak konuşmak istemediğini söyledi” dedi.

Kafeye giderek yüz yüze görüştüğünü belirten Oktay, önemli bir iddiayı şöyle aktardı:

“Kafeye gittim ve Zeynal Abarakov ile görüştüm. Gülistan hakkında bilgisi olup olmadığını sordum. Bilgisi olmadığını, ancak 4 Ocak akşamı Gülistan’ın evlerine geldiğini ve burada ilişkilerinin bitmesiyle ilgili bir tartışma yaşandığını söyledi. Ayrıca ‘çok kötü bir şey oldu’ ifadesini kullandı.”

“ALGI OPERASYONUYLA HEPİMİZİ SUDA BEKLETTİLER”

Oktay, görüşmenin devamına ilişkin şu detayları paylaştı:

“Gülistan’ın daha sonra tekrar kafeye geldiğini, konuşmak istediğini ancak Zeynal Abakov’un konuşmak istemediğini ve yurda gitmesini istediğini söyledi. Ardından Gülistan’ın durakta beklediğini ve üniversiteye gideceğini söylediğini aktardı. Tabii Pazar günü Gülistan’ın üniversiteye gitmesini gerektirecek bir durum söz konusu değildi. Bu nedenle bu açıklama bana pek inandırıcı gelmedi. Bu şekilde ayrıldık ve Gülistan’ı aramaya devam ettik.

Bu süreçte, daha önce iletişim kurmak istemeyen Zaynal Barakov da görüşmeden sonra bize yeniden ulaşarak Gülistan’ı aradığını ve kendisinin de ulaşamadığını söyledi.

Aynı zamanda onun üniversiteye gittiğini söylemesi üzerine, biz de üniversitedeki arkadaşlarına ulaştık. Yurtta olup olmadığına bakmalarını istedik, belki orada olabilir, bir süre kafa dinlemek istemiş olabilir diye düşündük. Ancak ne yazık ki herhangi bir sonuca ulaşamadık.“

Aramaların sonuçsuz kaldığını belirten Oktay, şöyle devam etti:

“Tüm aramalara rağmen ulaşamadık. Gece 11’e kadar bekledik. Yurda giriş yapmamıştı. Sonrasında emniyete giderek ifade verdim. Zeynal Abakov’un da ifadesinin alınmasını istedim ancak alınmadı.”

Oktay, en dikkat çeken iddialarından birinde ihmal olduğunu belirterek, “Gülistan’ın yurda gitmediği gün ailesine bilgi verilmemişti. Bu ciddi bir ihmaldir” dedi.

“ÖĞRETMEN OLMAK İSTEYEN BİR KADIN İNTİHAR ETMEZ”

Gülistan’ın kişiliğine ilişkin değerlendirmesinde Oktay, “Gülistan çok okuyan, öğretmen olmak isteyen bilinçli bir insandı. İntihar iddialarını kabul etmiyoruz çünkü Gülistan intihar edebilecek biri değildi” diye belirtti.

“GÜLİSTAN’A NE OLDUĞU NETLEŞMEDEN İNTİHAR ETTİĞİ SÖYLENDİ”

Soruşturma sürecine dair değerlendirmesinde ise Oktay şu ifadeleri kullandı:

“Dosyada uzun süre bir ilerleme olmadı. Yeni başsavcı dışında kayda değer bir gelişme yaşanmadı. Biz intihar iddialarını reddettik. Dönemin oluşturduğu algıyla hepimiz uzun süre belirsizlik içinde kaldık. Gülistan’a ne olduğu netleşmeden intihar ettiği söylendi.

Dönemin valisi Tuncay Sonel’in yarattığı algıyla ne yazık ki hepimiz suda beklemeye başladık. Gülistan’a dair, köprü başında duran kişinin Gülistan olup olmadığı bile net değilken bu kişinin Gülistan olduğu söylendi. Ardından sudan Gülistan’a ait olduğu belirtilen birkaç eşya çıktı.

Bu durumun ardından hepimiz büyük bir şaşkınlıkla Gülistan’ın intihar ettiğini düşündük ve aylar boyunca sudan çıkarılmasını bekledik. Ne yazık ki dosyada adı geçenleri, gözaltına alınanları ya da tutuklananları daha önce hiçbir şekilde duymadık.

Aslında son bir haftadır da bu korkunç sürecin etkisi altındayız.“

“GÜLİSTAN’I SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yıllardır süren arayışı vurgulayan Oktay, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Altı yıldır Gülistan’ı soruyoruz. Yani bu korkunç şebekenin nasıl oluştuğu, nasıl bu kadar sistematik bir şekilde delillerin karartıldığı şu an hepimizi derinden etkiliyor.

Bu süreçte Gülistan’ın neler yaşamış olabileceği, bunları dile getirebilecek bir gücü bulup bulamadığı üzerine sürekli düşünüyorum. Gerçekten neler yaşadı, anlatılanlar nasıl yaşandı, süreç nasıl gelişti, bunları anlamakta zorlanıyorum.

Bir haftada ortaya çıkan kişilerin yıllar boyunca hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam edebilmiş olması hem şaşkınlık hem de büyük bir kabul edememe duygusu yaratıyor. Bu durumun etkisi altındayız ve artık konuşmakta zorlanıyorum.

Rojwelat ile ilişkisini de tam olarak bilmiyorum. Ne sıklıkla görüştükleri ya da arkadaşlıklarının düzeyi hakkında hiçbir bilgim yoktu. Altı yıl boyunca Gülistan’ı sorduk, ne olduğuna dair sorular yönelttik.

Bugünden itibaren dosya aydınlatılana kadar, adalet yerini bulana kadar Gülistan’ı sormaya devam edeceğiz.“

Nuray ATMACA PİRHA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.