Alevi Haber Ajansi

Eğitim Sen Dersim Şubesi: Bakanlığın süslü söylemleri bir ‘Maarif Masalı’dır- VİDEO

PİRHA- Eğitim Sen Dersim Şubesi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görevdeki üç yıllık uygulamalarını Sanat Sokağı’nda yaptığı basın açıklamasıyla değerlendirdi. Açıklamada eğitimin dinselleştirildiği, piyasalaştırıldığı ve bilimsel-laik eğitim anlayışından uzaklaştırıldığı belirtilerek kamusal eğitim çağrısı yapıldı.

 

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görevdeki üç yıllık dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim Sen Dersim Şubesi, eğitim politikalarının dinselleştirme, piyasalaştırma ve kamusal eğitimi tasfiye etme ekseninde şekillendiğini belirterek Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Dersim Şube Başkanı Mehmet Aşkın tarafından okunan açıklamada, eğitim alanında yaşanan sorunlara dikkat çekildi.

Açıklamada, Yusuf Tekin’in göreve geldiği günden bu yana tarikat ve cemaatlerle yapılan protokolleri savunduğu belirtilerek, bu yapıların “sivil toplum kuruluşu” olarak tanımlanmasının laik eğitim anlayışına aykırı olduğu vurgulandı.

Açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın vakıf ve derneklerle yüzlerce protokol imzaladığına dikkat çekilerek, bu kurumların tamamının kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanmadığı ifade edildi. Eğitim Sen, okulların bilimsel eğitimin verildiği kamusal kurumlar olmaktan uzaklaştırıldığını ve çeşitli protokoller aracılığıyla dinselleştirme politikalarının uygulama alanına dönüştürüldüğünü savundu.

“YENİ MÜFREDAT İDEOLOJİK BİR ÇERÇEVEYE SIKIŞTIRILMIŞTIR”

Basın açıklamasında, Yusuf Tekin döneminde yürürlüğe giren yeni müfredat da eleştirildi. Müfredat değişikliğinin yeterli tartışma yürütülmeden ve pilot uygulama yapılmadan hayata geçirildiği belirtilen açıklamada, evrim kuramı, bilimsel yöntem ve eleştirel düşünmenin geri plana itildiği öne sürüldü.

Eğitim Sen, yeni müfredatın dinsel ve milliyetçi referansları merkeze alan tek tipleştirici bir anlayışı güçlendirdiğini belirterek, öğrencilerin özgür düşünen bireyler olarak yetiştirilmesi yerine belirli kalıplara göre şekillendirilmeye çalışıldığını ifade etti.

“ÇOCUKLAR UCUZ İŞ GÜCÜ OLARAK ÇALIŞTIRILMAKTADIR”

Açıklamada Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarına da değinildi. Eğitim Sen, çocukların eğitim adı altında ağır ve tehlikeli iş kollarında çalıştırıldığını savunarak, çocuk emeğinin sömürülmesinin ve iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların eğitim politikalarının geldiği noktayı ortaya koyduğunu kaydetti.

Sendika, eğitimin çocukların üstün yararı yerine sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirildiğini ileri sürdü.

“OKULLARDA SABUN VAR AMA ÇEŞMEDEN SU AKMIYOR”

Eğitim Sen’in açıklamasında okul bütçelerinin yetersiz bırakıldığı, temizlik ve hijyen sorunlarının giderek derinleştiği belirtildi. Velilerin temel ihtiyaçların karşılanmasında maddi yük altına sokulduğu ifade edilen açıklamada, Bakan Yusuf Tekin’in Meclis’te kullandığı “Okullarda sabun var ama çeşmeden su akmıyor” sözlerinin okullardaki altyapı sorunlarının itirafı niteliğinde olduğu dile getirildi.

“EĞİTİM HAKKI PİYASA KOŞULLARINA TERK EDİLİYOR”

Açıklamada özel okul sayılarındaki artışa da dikkat çekildi. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre özel okul sayısının son yıllarda yükseldiği belirtilerek, devlet okullarında kalabalık sınıflar, ikili eğitim, temizlik ve beslenme sorunları sürerken özel öğretim alanının genişletilmesinin eğitim hakkının piyasa koşullarına terk edildiğinin göstergesi olduğu ifade edildi.

“ÖĞRETMENLER GÜVENCESİZLİK VE AYRIMCILIK KISKACINDA”

Öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da yer verilen açıklamada, mülakat sistemi ve öğretmen atamalarındaki uygulamaların liyakat ilkesini zedelediği belirtildi. Öğretmenlik Mesleği Kanunu ve Milli Eğitim Akademisi uygulamaları eleştirilirken, yüz binlerce atanamayan öğretmenin işsizlikle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.

Görevde bulunan öğretmenlerin ise ekonomik sorunlar, mobbing, angarya çalışma ve ayrımcılık koşullarında çalışmak zorunda kaldıkları kaydedildi.

Eğitim Sen Dersim Şubesi açıklamasının sonunda, Yusuf Tekin’in görevde bulunduğu üç yıllık dönemin eğitim emekçilerinin yoksullaştığı, öğrencilerin temel ihtiyaçlara erişimde sorun yaşadığı, tarikat ve cemaatlerle yüzlerce protokolün imzalandığı ve eğitimin piyasalaştırıldığı bir süreç olarak değerlendirildiği belirtildi.

Açıklamada, gerçek bir eğitim reformunun propaganda faaliyetleriyle değil,kamusal, parasız, demokratik, bilimsel, laik, cinsiyet eşitlikçi ve ana dilinde eğitim anlayışının tüm okullarda hayata geçirilmesiyle mümkün olacağını vurguladı.

Sanat Sokağı’nda yapılan açıklama, “Yaşasın Eğitim Sen, Yaşasın KESK, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz” sloganlarıyla sona erdi.

PİRHA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.