PİRHA-DEM Parti’nin seçimle kazanmış olduğu belediyelere yönelik atanan kayyımların iktidarın güç kaybetmesinden kaynaklandığını ifade eden DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Hüseyin Coşkun, “Kayyım politikası sadece Kürtlerin sorunu olmaktan çıktı, toplumsal bir soruna dönüştü” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde kazanmış olduğu birçok belediyeye kayyım atandı. İlk kayyım ataması DEM Parti’nin yüzde 49 oy oranıyla birinci geldiği Hakkari Belediyesi’ne yapıldı. İçişleri Bakanlığı en son Kars ilinin Kağızman Belediyesi’ne kayyım atadı. İktidar şu ana kadar DEM Parti’nin kazanmış olduğu 10 belediye CHP’nin de kazanmış olduğu 2 belediye kayyım atayarak toplamda 12 belediye kayyım atadı.
AKP’nin tıpkı 2015 genel seçimlerinde olduğu gibi bugün de aynı şekilde oy kaybettiği için muhalefeti baskı altına almaya çalıştığını söyleyen DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Hüseyin Coşkun, “Artık kayyım DEM Parti’nin bir sorunu olmaktan çıktı, tüm Türkiye’deki siyasi partilerin sorunu haline gelmiştir. Bu artık bir demokrasi sorunudur, insanlık sorunudur, özgürlük sorunudur” açıklamasında bulundu.
“KAYYIM POLİTİAKALARI OLDUĞU SÜRECE DEMOKRASİDEN BAHSEDEBİLİR MİYİZ?”
Birçok defa kayyım atanmasına rağmen halkın tekrar DEM Parti’den yana oy kullandığını ancak iktidarın bu başarıyı hazmedemediğini belirten Coşkun, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“HDP yerel seçimlerde belediyecilikte ciddi bir başarı elde etti. 2016 yılında da ilk defa AKP kayyım politikasını uygulamaya başladı. 2016 yılında sonraki yerel seçimlerde Kürt halkı kayyım politikalarına karşı oylarını HDP’ye vererek iktidara tepki verdi. Ancak 2019’dan sonra HDP’nin yaptığı bu başarıyı AKP yine kayyım politikasıyla yok etmeye çalıştı. 31 Mart yerel seçimlerde 2 defa kayyım atanmasına rağmen halk DEM Parti’yi seçerek partisine sahip çıktı. Biz yine söylüyoruz partimiz halktan yana, doğadan yana, kadından yana bir anlayışa sahip olduğu için toplum bu yönde oyunu kullandı. Bu kayyım politikalarıyla aslında AKP’nin Kürt halkına nasıl baktığını görmüş olduk. Bu kayyım politikaları olduğu sürece biz demokrasiden bahsedebilir miyiz? Tabi ki hayır.”
“TÜM MUHAFELET SES ÇIKARMIŞ OLSAYDI BUGÜN AYNI SORUNLA KARŞILAŞMAZLARDI”
2016’da kayyım atandığı dönemde muhalefetin yeterince etkili olmadığını belirten Coşkun, “Bu kayyım politikaları çok ciddi bir sorun haline geldi. Kayyım politikalarına 2016’dan bu yana tüm ülke, tüm muhalefet ses çıkarmış olsaydı bugün kendileri de aynı sorunla karşılaşmazdı. Bugün görüyoruz ki CHP’nin de bazı belediyelerine kayyım atanmış. Artık kayyım DEM Parti’nin bir sorunu olmaktan çıktı tüm Türkiye’nin sorunu haline gelmiştir” şeklinde konuştu.
İktidarın gündemi değiştirmek amacıyla kayyım atadığını ifade eden Coşkun, “AKP iktidarı son yıllarda uygulanan yanlış ekonomik politikalardan dolayı derin bir sıkışmışlığın içine girmiştir. Ülkede ekonomik krizin konuşulmaması için de gündemi değiştiriyorlar. Bu da kayyım politikalarının sık uygulanmasının nedenlerinden biri olarak önümüzde duruyor” ifadesinde bulundu.
AKP, TEKRAR İKTİDARA GELEBİLMEK İÇİN MUHALİF KESİMLERİ BASKI ALTINA ALMAYA ÇALIŞIYOR
Müzakare sürecinin, İmralı’dan çıkacak olası bir açıklamayla netliğe kavuşacağını belirten Coşkun, “Her iki taraf da masaya oturduğuna elini güçlendirecek hamleler yapacaktır. 2015’te de iktidarı tek başına alamayan AKP bir kaos ortamı yaratmış; ‘400 milletvekilini verin, bu sorun çözülsün’ demişti. Bugün yine aynı şekilde muhalefete, sendikalara ve birçok kuruma baskı kurarak kendi iktidarını devam ettirmeye çalışıyor ama bunun bu şekilde olmayacağı da ortadadır” diye kaydetti.
“KAYBEDİLMİŞ TEK MÜCADELE TERK EDİLMİŞ OLAN MÜCADELEDİR; MÜCADELE EDECEĞİZ”
İktidarın yargıyı yönlendirdiğini ve yargının bağımsız olmadığının altını çizen Coşkun, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de uzun zamandan beridir hukukun ve demokrasinin işlenmediği bir süreci yaşıyoruz. Yargının da artık siyasileştiğini ve bağımsız olmadığını görüyoruz. Bu şekilde ülkeyi yönetmenin çok uzun şekilde sürdüreceğini düşünmüyoruz. İktidarın bu tür politikalarına karşı durmak ve mücadele etmek düşüyor. Bu sadece Kürtlerle olacak bir durum değil. Tüm muhalefet kesiminin biraraya gelip bu iktidara dur demesi gerekiyor. Sonuç olarak mücadele edeceğiz. Biz biliyoruz ki kaybedilmiş tek mücadele terk edilmiş olan mücadeledir. Bu ülkeye demokrasiyi ve hukuku getireceğiz.”
Kamber YILDIZ/ADIYAMAN
Yoruma kapalı.