PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri, Dersim’de Nisane Oli ziyaretinin bulunduğu alanın tahrip edilmesine ve Xoşan köyündeki caminin yeniden onarılması girişimine tepki gösterdi. DAD, “Bu topraklar, halkımızın tarihini, inancını, anadilini, acılarını, direnişini ve kolektif hafızasını taşıyan kutsal mekânlarla örülüdür” dedi.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Dersim’in doğasına, inancına ve toplumsal değerlerine yönelik müdahalelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Kutsal mekanlarımıza ve toplumsal değerlerimize yönelik tahribat kabul edilemez” başlıklı açıklamada, Hozat ilçesine bağlı Xoşan köyündeki caminin yeniden onarılması girişimine ve Nazımiye ilçesindeki Nisane Oli ziyaretinin bulunduğu alanda yaşanan tahribata tepki gösterildi.
“DERSİM FARKLI YÖNELİMLERLE KARŞI KARŞIYA”
Dersim’e yönelik müdahalelerin tarihsel sürekliliğine dikkat çeken DAD, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Raa/Rêya Heq Alevi süreğinin serçeşmesi olan Dersim, Nehak anlayış tarafından hedef haline getirilmeye devam ediyor. Kürt Alevi halk gerçekliğine dayalı özgün sosyolojik yapısından ötürü asırlardır kültürel ve fiziki olarak çeşitli saldırılara maruz kalan Dersim, her yeni dönemde farklı farklı yönelimlerle karşı karşıya gelmektedir.”
DAD, nüfusunun tamamının Alevi olduğunu belirttiği Xoşan köyündeki caminin, dönemin valisi Kenan Güven tarafından asimilasyon amacıyla yaptırıldığını ifade etti. Açıklamada, caminin yeniden onarılması girişimi ile Hilbeş köyü sınırlarındaki Nisane Oli ziyaretinin bulunduğu alanın bir enerji şirketi tarafından tahrip edilmesi, Dersim’e yönelik politikaların devamı olarak değerlendirildi.
“KUTSALLA OLAN İLİŞKİYİ DOĞRUDAN ETKİLEMEKTEDİR”
Ziyaretlerin halkın inancı, doğası ve geçmişiyle kurduğu bağdaki önemine işaret edilen açıklamada, tahribata ilişkin şöyle denildi:
“Nisane Oli ziyaretinin bulunduğu alanın bir enerji şirketi tarafından tahrip edilmesi bizler için asla kabul edilemez bir durumdur. Raa/Rêya Heq Alevi inancında ziyaretler, halkın inancıyla, doğayla ve geçmişiyle kurduğu bağın en önemli mekanlarıdır. Bu mekânların tahrip edilmesi, kutsalla olan ilişkiyi de doğrudan etkilemektedir.”
“TEKÇİ İNANÇ VE KİMLİK POLİTİKALARI”
Dersim’de yaşananların tarihsel ve siyasal bağlamıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan DAD, açıklamasında şunları kaydetti:
“Dersim’in doğasına, kültürüne ve inancına yönelik geliştirilen her müdahale tarihsel ve siyasal bağlamından bağımsız ele alınamaz. Dersim’in yakın tarihi, devletin tekçi inanç ve kimlik politikalarının toplum üzerindeki etkilerini anlamadan değerlendirilemez.”
“FİZİKSEL BİR DEĞİŞİKLİK VEYA DÜZENLEME OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ”
Kutsal mekanların aynı zamanda toplumsal hafızanın taşıyıcısı olduğunu belirten DAD, bu alanlara yönelik müdahalelerde halkın inanç dünyasının gözetilmesi gerektiğini ifade ederek şunları belirtti:
“Dersim coğrafyası, yalnızca dağlardan, vadilerden ve akarsulardan ibaret değildir. Bu topraklar, halkımızın tarihini, inancını, anadilini, acılarını, direnişini ve kolektif hafızasını taşıyan kutsal mekanlarla örülüdür. Bu nedenle inanç mekanlarına ve tarihsel yapılara yönelik her türlü müdahale, asla fiziksel bir değişiklik veya düzenleme olarak değerlendirilemez. Bu mekanların hangi koşullarda oluştuğu, hangi amaçlarla kullanıldığı ve halkın inanç dünyasında nasıl bir yer tuttuğu ilk olarak göz önünde tutulması zorunlu olan ölçülerdir.”
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.