Alevi Haber Ajansi

‘Babamın cezası bitmesine rağmen tahliye edilmiyor, işkenceye dönüştü!’-VİDEO

PİRHA-Babası Ayhan Çelik’in 11 Eylül’de cezasının bitmesine rağmen Devlet Bahçeli’nin Dersim’e gelişindeki protestolar sonrasında polislerin darp edildiği yönündeki ifade vermesinin ardından 4,5 yıl ceza aldığını söyleyen Nazlı Çelik Öz, “Elazığ Cezaevi’nde babamı görmeye gidiyoruz ama diğer ailelerin çocukları daha uzak yerlere sürgün edildiği için aileler evlatlarını görmeye gidemiyor. Bu durum aileleri gerçekten zorluyor. O yüzden dışarıda yaşanan bir güzellik içeriye de yansıyacaktır” dedi.

Bazı kaynaklarda Churchill, bazılarında ise Tolstoy’a atfedilen “Bana hapishanelerini göster, senin ülkenin kültürünü tanıyayım” vecizesinin, Türkiye’deki hapishane sorunları karşısında ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor. Hapishanelerde, sağlık, beslenme ve temizlik koşullarının yetersizliğinden, görüşlerle ilgili olarak, ailelerin hapishane önünde saatlerce bekletilmesine, güvenliğin jandarma ve infaz koruma memurları tarafından sağlanmasının yarattığı çift başlılığa ve hükümlülerin topluma uyum gösterecek bireyler olarak iyileştirilememesine kadar çok çeşitli sıkıntılar bulunuyor.

Bu sorunların en başında elbette hapishanelerde ölümlerin artması geliyor. Hangi sebeple olursa olsun, hapishanedeki ölüm olayları buralarda ciddi sıkıntılar olduğunun belirtisidir. Gerçekten de, tutuklu veya hükümlü olarak hapishaneye sağlıklı bir şekilde giren kişilerin, aynı sağlıklı durumda tutukluluğun veya cezanın infazının sona ermesinden sonra serbest bırakılmaları gerekir. Çünkü, hapishanelerde ölümlerin artmasının nedeni sadece hastalıklar değildir; kasten öldürme, hastalık, açlık ve ölüm oruçları gibi nedenlerle ölenlerin sayısı oldukça yüksek. 1981-1995 yılları arasında hapishanelerde ölenlerin sayısı 128 iken, sadece 1996 yılı içinde ölenlerin sayısı 44’tü.

Adalet Bakanlığı  Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre 1 Ocak 2023 itibariyle Türkiye’de; 279 kapalı, 89 açık, 10 kadın kapalı, 8 kadın açık, 9 çocuk kapalı, 4 çocuk eğitimevi olmak üzere toplam 399 ceza infaz kurumu bulunuyor. Bu kurumların toplam kapasitesi 289 bin 974 kişi. Türkiye’deki hapishanelerin toplam kapasitesi 289 bin 974 kişi ama Ocak 2023 sonu itibariyle hapishanelerde 341 bin 497 kişi bulunuyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre, bu kişilerin 298 bin 975’i hükümlü, 42 bin 522’si tutuklu. Hapishane nüfusunun 325 bin 009’ü erkeklerden, 13 bin 977’i kadınlardan, 2 bin 511’i ise çocuklardan oluşuyor. Hapishanedekilerin 118 bin 738’i açık infaz kurumu, 222 bin 759’u kapalı ceza infaz kurumunda bulunuyor. 2021 yılında hapishanelerde 272 bin kişi olduğu dikkate alındığında toplam hapishane nüfusunun 2022 sonu itibariyle 69 bin kişi arttığı görülüyor.

Türkiye’de hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri son dönemlerde giderek artıyor. Hapishanelerde yaşanan ölümler, açlık grevleri, hasta mahpusların tedavilerinin sağlanmaması, keyfi sürgünler, infaz yakmalar ve yeni tip hapishaneler yapılarak tecrit derinleştiriliyor.

2017 yılında ‘Örgüt üyeliği’ iddiasıyla tutuklanan Ayhan Çelik, Elazığ Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunuyor.

Ayhan Çelik’in kızı Nazlı Çelik Öz, aile olarak yaşadıkları mağduriyeti PİRHA‘ya anlattı.

“BABAMIN CEZASI BİTMESİNE RAĞMEN HALEN CEZAEVİNDE”

Babasının 11 Eylül’de cezasının bittiğini aktaran Çelik Öz, Devlet Bahçeli’nin Dersim’e gelişi sırasında yaşanan protesto sonrasında polislerin darp edildiği yönündeki ifade vermesinin ardından 4,5 yıl ceza aldığını belirterek, “Bu dosya aslında adli bir dosya ama avukatımızın dilekçelerine bile geri dönüş verilmedi. Adli bir dosya olmasına rağmen siyasi dosyaya çevirdiler. Şuanda bizi ikilemde bırakıyorlar cezaevi şuanda bu dosyadan yatıyor demiyor veya biz 3-6 ay arasında bir erteleme yaptık da demiyor. Babam cezası bitmesine rağmen yatıyor. Bizi en çok etkileyen ekonomik boyuttan ziyade manevi boyut. Suçlandığı konularla alakası olmayan, alana çıktığında kendi özlük haklarını istedi ancak bu durum kendisine suçlama olarak geri döndü. Bu süreci yaşayan birçok aile var. Benim babam Elazığ Cezaevi’nde biz görmeye gidiyoruz ama diğer ailelerin çocukları daha uzak yerlere sürgün edildiği için aileler evlatlarını görmeye gidemiyor bu durum aileleri gerçekten zorluyor. Hayatımızda mutlu veya hüzünlü olduğumuz anlarda baba duygusunu özlüyorsun. Manevi boyutta herkes bu durumdan etkileniyor” dedi.

“DIŞARIDA YAŞANAN BİR GÜZELLİK İÇERİYE DE YANSIYACAKTIR”

Babasının görüşüne gitti zaman kendisinin oldukça moralli olduğunu ifade eden Nazlı Çelik Öz, “Babam görüşte sürekli ‘Dersim’de nasıl gelişmeler var?’ diye soruyor. Görüşe gittiği zaman hem babamda hem de arkadaşlarının ruh hali çok iyi durumda önemli olan bu zaten. Biz moralsiz olursak cezaevinde olanlarda moralsiz olur. Babamın cezası 1 yılın altına düştüğü için Karakoçan’a sevk istemişti ama babama bağımsız geçersen izin veririz diyorlardı. Babamda bunu kabul etmedi. Cezaevlerinde onursuzlaştırma adı altında yapılan uygulamalar psikolojik bir işkencedir. Aslında dışarının süreci ile içerinin süreci aynı işliyor. Biz bugün Türkiye’ye barış gelmesi için mücadele ediyoruz, eğer ülkeye barış gelirse cezaevlerine de yansıyacağını biliyoruz. Örneğin 2013 yılındaki Barış Süreci’nde yaşananlar ortada, o yüzden dışarıda yaşanan bir güzellik içeriye de yansıyacaktır” diye konuştu.

Cihan BERK/DERSİM

İLGİLİ HABERLER:
-Özlem Aksoy: Hamileydim, eşim tutuklandı; çocuklar babasız büyümesin-VİDEO
-Ali Kamer Yıldırım: Kardeşim cezaevine girdiğinden beri annem ile hiç görüşemedi-VİDEO

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak