Alevi Haber Ajansi

ABF delegeleri: Dergâhta birlik, eşit yurttaşlık olmadan olmaz

PİRHA- 29 Mayıs’ta yapılacak kongre öncesi açık mektup yayınlayan ABF delegeleri, “Uzun zamandır sessiz, eylemsiz kalan çatı örgütümüz ABF yönetiminin nasıl ve kimlerden oluştuğu değil, eşit yurttaşlık bayrağını yükseltip yükseltmeyeceği asıl sorunumuzdur” dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) delegelerinden Ali Yıldırım, Fevzi Gümüş, Melih Hız, Mahmut Aslan, Mustafa Bayram Mısır, Elif Keleşo, Hüseyin Öz, Kazım Karakoç, Hıdır Çam, Hasan Arıklıgil, Cengiz Sönmez, Ufuk Çelik, Bekir Dönmez, Dilek Şahin, Aydın Deniz, Elvan Özdemir, Ersin Gedik, Aytaç Ural 29 Mayıs’ta yapılacak kongre öncesi açık mektup yayınladı.

Yayınlanan mektupta ABF yönetiminin uzun zamandır sessiz, eylemsiz kaldığı belirtilerek, ABF yönetiminin nasıl ve kimlerden oluştuğu değil, eşit yurttaşlık bayrağını yükseltip yükseltmeyeceğinin asıl sorunları olduğu vurgulandı.

“YOLUMUZU SIR DEĞİL AYDINLIK KILMAYI SEÇMELİYİZ”

ABF delegeleri, ‘Bu dünyayı cennet kılmak için’ başlığıyla yayınladıkları açık mektupta şu ifadelere yer verdi:

“Yol arkadaşlarımız, yoldaşlarımız, Dedeler, Analar, Babalar, Zakirler, Talipler ve Aşıklar, hep biriz, yolun cümlesiyiz, yolun cümlesi olan canlara ‘yol cümleden uludur’ diyerek niyaz eder, ‘çok konuşmak çok şey bildiğini göstermez’ diyen Hünkar’ın izinde, çok sözümüzün azını büyük cemimiz (kongremiz) önünde paylaşmak isteriz: Dergâhta birlik, eşit yurttaşlık olmadan olmaz. Eşit yurttaşlık, yolumuz tanınmadan gerçekleşemez. Yolumuz Avrupa’da kamusal hayatta tanınmakta iken öz yurdumuzda hala bir sırdır. Alevi-Bektaşilik, yolu bir süreği bin bir kendine özgü bir inançtır. Yolumuzu gençlerimiz, çocuklarımız için sır değil aydınlık kılmayı seçmeliyiz.

“TÜM MÜSAHİP GÜÇLERLE BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ”

ABF’miz Alevi toplumunun inançsal, düşünsel, fikri, siyasal ve en önemlisi de örgütsel varlığının cisimleşmiş halidir. Bu misyonuna denk düşen bir perspektif ile Türkiye’nin laik, demokratik, tüm insanların insanca yaşayacağı, baskı ve sömürünün son bulduğu bir ülke olması için tüm müsahip güçlerle birlikte hareket etmelidir. Türkiye’de gerçek anlamda bir demokrasi hayata geçmedikçe ayrımcılığa uğrayan, ötekileştirilen hiçbir kesimin sorununun çözümü mümkün değildir. Aleviler olarak ayrıcalık talebimiz yoktur, ayrımcılıkların son bulması yani demokrasi talebimiz vardır. Güçlü bir ABF örgütlülüğü varlığımızı daim kılıp güçlendireceği gibi demokrasi mücadelesini de büyütecektir.

“RIZA ŞEHRİ’Nİ İNŞA ETMEK VE İNSANLIK ALEMİNE SUNMAK ACİL GÖREVİMİZ OLMALIDIR”

Düşünsel anlamda ancak arı duru bir bilince sahip ABF, sistemle, resmi ideoloji ile resmi dinsel anlayışla arasına net çizgiler çizerek topluma öncülük yapabilir, iç ve dış asimilasyona karşı kararlı bir duruş sergileyebilir. Doğa hakkını esas alarak, rahman ve rahim olanın kadın olduğunun bilinciyle, hiyerarşisiz, efendisiz, iktidarsız bir toplum düşüyle bu günden yarına ‘Rıza Şehri’ni inşa etmek ve insanlık alemine sunmak acil görevimiz olmalıdır. Bu yolda, öncelikli talebimiz eşit yurttaşlıktır.

Eşit yurttaşlık için baskı ve ayrımcılığın ortadan kalkması gerekir. Bu bağlamda;

-Yargı kararlarına uyularak inanç ve ibadetlerimizi yerine getirdiğimiz cemevlerinin ibadethane statüsü ve diğer ibadethanelere uygulanan kamusal ayrıcalıklar tanınmalı,

-AİHM kararları doğrultusunda zorunlu din dersleri uygulamasına son verilmeli,

-Alevi-Bektaşi köylerine maddi manevi cebirle cami yapılması uygulamasına son verilmeli ve imamlar geri çekilmeli,

-Devletçe el konulmuş bulunan Alevi-Bektaşi dergâhları Alevi-Bektaşi toplumuna devredilmeli,

-Madımak Oteli ‘utanç müzesi’ olmalı,

-Kamuda işe alımlarda ve görevde yükselmede ayrımcılığa son verilmelidir.

“EŞİT YURTTAŞLIK MÜCADELESİNİ VERECEK OLAN KURUMLARIMIZDIR”

Tüm bu hukuki ve insani taleplerin bize söylediği, laiklik olmadan demokrasinin var olamayacağıdır: Demokrasi için, eşitlik ve özgürlük için devlet din ve inanç alanından, inanç eğitimi alanından acilen elini çekmeli, tüm yurttaşlarının din ve inançlarına saygı duymalı, birini diğerine tercih etmemelidir. Eşit yurttaşlık olmadan barış olmaz, kardeşlik olmaz. Kimseye yaralarımızı gösterip yalvaracak değiliz; aslanla da ceylanla da kardeş olan yolumuzdan dönmeyiz, hakkımız olan eşit yurttaşlık gerçekleşene kadar, hakkımızı teslim edenin karşısına ceylan, etmeyenin karşısına aslan gibi dikilmeliyiz. Bu ancak eşit yurttaşlık mücadelesi ile olur. Bu mücadeleyi verecek olan da kurumlarımızdır.

“PAYLAŞMAYA VE İNSANLIĞIN VİCDANI OLMAYA İHTİYACIMIZ VAR”

Uzun zamandır sessiz, eylemsiz kalan çatı örgütümüz ABF yönetiminin nasıl ve kimlerden oluştuğu değil, eşit yurttaşlık bayrağını yükseltip yükseltmeyeceği asıl sorunumuzdur. Bu nedenle hafta sonu yapılacak kongremiz Alevilerin hak mücadelesini yükseltilmesi açısından çok ama çok önemlidir. Pir Sultan’ın nefesiyle, ‘Yanlış fetva ile yola gidilmez/ Arif isen bu manadan fark eyle’ diyor, her bir canımızı eşit yurttaşlık programı ve mücadelesinde birleşmeye davet ediyoruz. Birisine neşter vurulduğunda kırkı birden kanayan canlardan olmak için dayanışmaya, paylaşmaya ve insanlığın vicdanı olmaya ihtiyacımız var, şu yaşadığımız dünyayı cennet kılmak için…

Bozatlı Hızır cümlemizin yardımcısı olsun…”

PİRHA/ANKARA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak