Alevi Haber Ajansi

Terolar halkı: Direndik, kaybettik, korkuyoruz, kapılarımız kilitli-VİDEO

PİRHA-Maraş’ın Terolar’daki AFAD kampı bir yılı aşkın süredir mültecilere ev sahipliği yapıyor. IŞİD ve El Nusra endişesiyle haftalarca direnen köylülerin tepkisine rağmen kurulan kampa öfke ise dinmiyor. Kampın çevresinde çok sayıda Alevi köyü bulunuyor. Maraş Katliamı’nın acılarının taze olduğu köylülerde kamp tedirginlik yaratmaya devam ediyor. Artık evlerinin değil bahçe kapılarını dahi gündüz vakti kilitlemek zorunda kalan halk, hala kanalizasyon sorununun giderilmemesinden de şikayetçi.  

HABERİN VİDEOSU

Maraş’ın Terolar köyünde 2016 yılının Mart ayında yapımına başlanan AFAD kampına karşı köylünün, IŞİD ve El Nusra gibi çetelerin geleceği endişesiyle aylarca direnmesine ve yapımına karşı çıkmasına rağmen yapımı kısa sürede tamamlanan kampa binlerce Suriyeli mülteci yerleştirildi.

Çevresinde 20 köy bulunan 27 bin kişinin yerleştirildiği kampın kanalizasyon atıkları Karaçay nehrine boşaltılıyordu. Köylülerin hayvanlarını otlattığı, tarlaların bulunduğu büyük bir ovada yer alan kampın atıkları şimdiden köy ve çevresinde kokulara neden oluyordu. Tüm bu sorunlar kanalizasyonun yapılmasına rağmen çözüm bulmadı. Hala kokudan rahatsızlık duyan köylüler mültecilerin kampa yerleştirilmesinin ardından yaşadıkları sorunları PİRHA’ya anlattılar.

86 yaşındaki Ali Yumlu, Terolar’daki direniş sırasında jandarmanın müdahalesinde atılan gazdan dolayı gözleri bozulmuş. Yumlu, “Köyler bize destek olmadı. Böyle olunca adam bastırdı yaptı, gücümüz yetmedi” diyor Terolara yapılan kampı sorduğumuzda.

“EVİMİZDE RAHAT OTURAMIYORUZ”

“Biz ne bileceğiz, daha önce böyle bir şey başımıza gelmedi ne dışarıda, ne orada, ne burada. Yolumuz bir ince yoldur. Bir Aleviyiz bir Kürt’üz. Başka bir şeyimiz yok” diyen Yumlu bu yaşadıklarının Alevi ve Kürt olmalarından kaynaklandığını düşünüyor. Yumlu, kamptan dolayı tedirgin olduklarını da ekledi.

Hasan Yumlu, Terolar’daki kampın ardından yaşadıkları kanalizasyon sorununun hala giderilmediğini söyledi. Giderler köyün aşağı kısmına gidiyor. Çok uzağa da götürülmedi yani” diyen Yumlu, muhtarın konuya ilişkin müracaat ettiğini ifade etti. Gürültüden şikayet eden Yumlu, köy yerinde artık evlerinde rahat oturamadıklarını söyledi.

“DİRENE DİRENE KAYBETTİK”

Selver teyzede kampın halkın tepkisine ve direnişine rağmen kampın yapılmasına üzülüyor.

Ne yapalım oldu işte” diyen Selver teyze bu konuyu habercilerle konuşmaktan artık sıkılmış. Kanalizasyon bırakıyorlar koku geliyor. Elimizden bir şey gelmiyor. Zorumuza gidiyor ama başka tedirginlik yok. Onlar orada biz buradayız. Biz çabaladık çabaladık geri de oturduk. Bir şey yapamadık” diyor.

Emine Yılmaz, kamptan memnun olmadıklarını dile getiriyor. Yılmaz, “Biz hiç memnun değiliz istemedik ama yaptılar. Ne yapalım şimdiden sonra? Görüyorsunuz aramız ne kadardır sanki iç içe yaşıyoruz. Direnişte hepimiz vardık. Vardık ama ne yaptık, direne direne kaybettik” diyor.

“KORKUYORUZ, KAPILAR SABAH AKŞAM KİLİTLİ”

Elife Özmen kamp ile birlikte tedirginliklerinin de arttığını söylüyor.  Özmen, “Bize, köyün içine geliyorlar. Bazen tek başına dışarıda yatıyorduk ama şimdi artık içeriye çekildik. Mesela ben evden tek başına dışarıya gelebiliyordum. Ama şimdi ben tek başıma gelemem dışarı. Geceleri ben korkuyorum” ifadelerini kullanıyor.

Döne Kocamer, “Biz korkuyoruz. Kimse olmadı mı kapımızı kilitliyoruz gündüz, akşam” derken kışın ise daha da azaldıkları için korkularının da yoğunlaştığını söylüyor.

DİRENİŞİMİZİ DÜNYAYA DUYURDUK BAŞBAKAN DUYMADI”

Kamp alanına en yakın evde oturan Hasan Deliter, derenin kokusundan rahatsız. Deliter, “Alt yapıyı yaptılar. Arıtmaya bıraktıklarında ilaç kullanmıyorlarsa insanlar çok rahatsız. Gürültü, patırtı ses çok oluyor. Ama yine de en rahatsızlık veren şey bu derenin kokusu” dedi.

Deliter gündüz vakti neden bahçe kapısını kilitlemek zorunda kaldıklarını şöyle anlattı:

“Bugüne kadar bahçe kapımızı kilitlemezdik. Tedirginlik yaşıyoruz.  Herkesin birbirini tanıdığı bir köy yerinde artık o kadar kalabalıklaşmak korkutuyor. Direnişimizi dünyanın öbür ucuna duyurduk. Sayın Başbakanımız anlamadı bizi.”

“SORUN KALICI HALE GELDİ”

Bizler burada 2 yıl önceye kadar dolu dolu köy hayatını yaşıyorduk” diyen Üniversite Öğrencisi Mehmet Kocamer de artık bu kamp nedeniyle gençlerin köye gelmek istemediğini söylüyor. Kocamer yaşadığı sorunları şöyle anlatıyor:

“Köyde genç nüfus bayağı azaldı. Geçici barınma merkezi olarak adlandırdılar ama artık bu bizim için sorun, kalıcı hale geldi. Kanalizasyon kokusu ve sorunlar bitmiyor. Yapıldığı söyleniyor ama bazen bir hafta boyunca kokuların devam ettiğini görüyoruz. Geçici olarak getirdiklerini söylüyorlar ama Suriye’de savaş bitmiş değil. Bu saatten sonra tekrardan göç olacağını zannetmiyoruz. Dönseler nereye dönecekler.”

Sevim KAHRAMAN/Semra ACAR

MARAŞ/TEROLAR

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak