Alevi Haber Ajansi

Cumartesi Anneleri: Dargeçit kayıpları için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz-VİDEO

PİRHA- Cumartesi Anneleri, 1127’nci hafta eyleminde 1995 yılında Mardin’in Dargeçit ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kaybettirilen yedi kişinin akıbetini sordu. Aradan geçen 31 yıla rağmen adaletin sağlanmadığına dikkat çekilen eylemde, somut delillere ve tanık beyanlarına rağmen 18 sanığın beraat ettirilmesine tepki gösterilerek, “Dargeçit Dosyası bizim için kapanmayacak” denildi.

 

Cumartesi Anneleri, gözaltında zorla kaybettirilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki Galatasaray Meydanı’nda 1127’nci kez bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, 1995 yılında Mardin’in Dargeçit ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan yedi kişinin dosyası gündeme taşındı.

Çok sayıda hak savunucusunun da katıldığı eylemde, kaybedilenlerin fotoğrafları ve karanfiller taşındı. Basın açıklamasını Cumartesi Anneleri’nden Gamze Elvan okudu.

DARGEÇİT’TE GÖZALTINA ALINAN YEDİ KİŞİDEN BİR DAHA HABER ALINAMADI

29 Ekim-8 Kasım 1995 tarihleri arasında Dargeçit’te ağır silahlı askerler ve korucular tarafından ev baskınları düzenlendiğini hatırlatan Elvan, aralarında çocukların ve kadınların da bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığını belirtti.

Gözaltına alınanların Dargeçit Jandarma Taburu’na götürüldüğünü, bazılarının bir süre sonra serbest bırakıldığını aktaran Elvan, 12 yaşındaki Davut Altunkaynak, 13 yaşındaki Seyhan Doğan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 20 yaşındaki Abdurrahman Olcay, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun ve 57 yaşındaki Süleyman Seyhan’dan ise bir daha haber alınamadığını söyledi.

Ailelerin yakınlarının akıbetini öğrenmek için başvurdukları yetkililerden “Sorgu sonrası serbest bıraktık, dağa gitmişler” yanıtını aldığını belirten Elvan, ailelerin yıllar süren adalet mücadelesine dikkat çekti.

AİLELERİN MÜCADELESİYLE DOSYA YENİDEN AÇILDI

Süleyman Seyhan’ın cenazesinin olaydan dört ay sonra, 6 Mart 1996’da bir kuyuda bulunduğunu belirten Elvan, Seyhan’ın başı olmayan ve yakılmış bedenine ulaşıldığını aktardı. Seyhan’ın bulunmasından iki gün sonra Dargeçit Jandarma Taburu’nda görevli uzman çavuş Bilal Batırır’ın da kaybedildiğini ifade eden Elvan, Batırır’ın taburda yaşananları üst makamlara aktarabilecek olması nedeniyle kaybedildiğinin değerlendirildiğini söyledi.

Ailelerin kayıplarının akıbetinin ortaya çıkarılması için yaptığı başvuruların uzun süre sonuçsuz bırakıldığını kaydeden Elvan, İnsan Hakları Derneği ve ailelerin 29 Mayıs 2009 tarihli başvurusu ile İHD Mardin Şubesi’nin çalışmaları sonucunda Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyayı yeniden açarak soruşturma başlattığını belirtti.

KEMİKLERDE AĞIR İŞKENCE İZLERİ TESPİT EDİLDİ

Yeniden açılan soruşturma kapsamında yürütülen çalışmaların kayıpların akıbetine ilişkin somut bulguları ortaya çıkardığını ifade eden Elvan, 2012-2015 yılları arasında tanık beyanları doğrultusunda gerçekleştirilen kazılarda kaybedilen kişilere ait kemiklere ulaşıldığını söyledi.

Kemiklerin, geçmişte sivillerin girişine yasaklanmış özel askeri bölgedeki kuyularda bulunduğunu belirten Elvan, cenazelerde ağır işkence izlerinin tespit edildiğini kaydetti.

18 SANIK DELİLLERE RAĞMEN BERAAT ETTİRİLDİ

Dargeçit Dosyası kapsamında 18 kişi hakkında dava açıldığını hatırlatan Elvan, dosyada sanıkların sorumluluğuna işaret eden tanık beyanları ve bu beyanları destekleyen deliller bulunmasına rağmen sanıkların beraat ettirildiğini söyledi.

Mahkemenin 4 Temmuz 2022 tarihinde “somut, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği” gerekçesiyle 18 sanığın beraatine karar verdiğini belirten Elvan, adaletin sağlanması için suçların ve sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Elvan, “1127’nci haftamızda bir kez daha söylüyoruz: Kayıplarımızın akıbeti açıklanana, tüm sorumlular hesap verene ve adalet sağlanana kadar Dargeçit Dosyası bizim için kapanmayacak! Kaç yıl geçerse geçsin; Davut Altunkaynak, Seyhan Doğan, Nedim Akyön, Mehmet Emin Aslan, Abdurrahman Olcay, Abdurrahman Coşkun ve Süleyman Seyhan ve Bilal Batırır için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

“KATİLLER SORGULANMADI, CEZA ALMADI”

Eylemde söz alan İHD Merkez Yönetim Kurulu Üyesi avukat Eren Keskin, Dargeçit kayıplarına ait cenazelerin kuyulardan çıkarıldığı gün yaşadığı bir anıyı anlattı. Keskin, cenazelerden birinin üzerindeki kazağı tanıyan aile yakınının verdiği tepkiyi unutamadığını belirterek, “Hazni’nin abisi Seyhan’ın kazağını görünce ‘Abimin kazağı’ diyerek kuyuya atladığını hiç unutmuyorum” dedi.

Keskin, dosyada sorumluluğuna işaret edilen kişilerin aradan geçen yıllara rağmen yargılanmadığını belirterek, “İkisi de yaşıyor, hayattalar. Sorgulanmadılar, ceza almadılar” ifadelerini kullandı.

Keskin, ardından Davut Altunkaynak’ın babası Abdülaziz Altunkaynak’ın gönderdiği mektubu okudu. Mektupta 31 yıldır süren adalet mücadelesine dikkat çekilerek şu ifadeler yer aldı:

“Analardan ağıtlar, topraktan sessiz bir tanıklık kaldı. Yıllar geçti. Toprak birer birer onların izlerini geri verdi. Ama adalet hâlâ bulunmadı. Bugün hala o yedi isim bir umut gibi yankılanıyor. Unutmadık, unutmayacağız. 31 yıldır onlar için adalet mücadelesi veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Ne yazık ki biz Dargeçitli kayıplarımızın kemiklerini kuyulardan çıkardık. Ama bunların katilleri ellerini, kollarını sallayarak geziyorlar. Devlet onları cezasızlıkla ödüllendiriyor. 31 yıl daha geçse bu davanın peşini bırakmayacağız ve bütün kayıplarımızın akıbetini sormaya devam edeceğiz.”

Keskin, kayıpların bulunması sürecinde sorumluluğuna işaret edilen Mehmet Tire’nin daha sonra Bodrum Gümüşlük’te belediye başkanlığı yaptığını, yardımcısı olarak anılan Huşi Timren’in ise Sivas’ın Çepni beldesinde belediye başkanı olduğunu söyledi. Keskin, her iki ismin de yaşadığını ancak sorgulanmadığını ve ceza almadığını belirtti.

Eylem, kaybedilenler için taşınan karanfillerin Galatasaray Meydanı’na bırakılmasıyla sona erdi.

PİRHA/İSTANBUL

Yoruma kapalı.