PİRHA- Antalya’da belediye başkanlarının gözaltına alınmasına yönelik protestoların yanı sıra Suruç ve Ankara Gar katliamları ile Deniz Gezmiş ve 2 Temmuz Sivas Katliamı anmalarına katıldığı gerekçesiyle daha önce iki kez gözaltına alınan HBVAKV Antalya Şubesi üyesi Zafer Talan, hakkında açılan davada 15 ay hapis cezası verildiğini söyledi. Talan, “Önceden izin almaksızın anayasal hakkım olan gösteri ve yürüyüşlere katıldığım için cezalandırıldım” dedi.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi üyesi Zafer Talan, katıldığı eylem ve basın açıklamaları nedeniyle hakkında açılan davaya ilişkin PİRHA’ya konuştu.
Talan, mart ayında belediye başkanlarının gözaltına alınmasını protesto eden 96 gencin tutuklanmasının ardından Türkiye genelinde gerçekleştirilen eylemlere katıldığını belirterek, bu süreçte hakkında dava açıldığını söyledi.
BELEDİYE BAŞKANLARININ GÖREVDEN ALINMASINA KARŞI DEMOKRATİK TEPKİMİ GÖSTERDİM”
Eylemlere herhangi bir kişi ya da kurumdan talimat almadan katıldığını ifade eden Talan, “Ben hiç kimseden talimat almadan, kimseye de talimat vermeden, sosyal medyadan tamamen insanların örgütlenmesiyle meydanlara indim. Anayasadan doğan vatandaşlık hakkımı kullandım” dedi.
“EYLEM VE ETKİNLİKLERE KATILDIĞIM İÇİN HEDEF ALINDIM”
Katıldığı eylemler nedeniyle hedef alındığını savunan Talan, “Yapılan eyleme 5 bine yakın yurttaş katıldı. Kaç kişinin ifadeye çağrıldığını, kaç kişi hakkında dava açıldığını bilmiyorum” diye konuştu.
Mart ayında başlayan gösteri ve yürüyüşlere katılması nedeniyle hakkında açılan davanın 17 Eylül’de görüldüğünü aktaran Talan, mahkemeden beraat kararı beklediğini ancak hapis cezası aldığını belirtti.
Talan, “Biz beraat beklerken hiç beklemediğimiz bir cezayla karşılaştık. Hakim 18 ay ceza verdi. Verilen cezayı 1/6 oranında düşürerek 15 aya indirdi. İstinafa gideceğiz” dedi.
Aynı dosyada yargılanan diğer kişilerin beraat ettiğini ifade eden Talan, “39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde arkadaşlarımın tamamı hakkında beraat kararı verilirken bana ceza verilmesi tamamen ironik bir durum” diye belirtti.
“BASIN AÇIKLAMASINA KATILMAK ANAYASAL HAKTIR”
Mahkemenin gerekçeli kararına değinen Talan, kendisine “kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme, yönetme ve bunların hareketlerine katılma” suçlamasıyla ceza verildiğini söyledi.
Kararın hukuka aykırı olduğunu savunan Talan, “Anayasanın 34. maddesi sabittir. Herkes önceden izin almadan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Bizim yürüyüşümüzde ve toplantımızda suç unsuru teşkil eden ne bir silah ne patlayıcı ne de kesici herhangi bir madde vardı” dedi.
“YAKALAMA TUTANAĞI CEZA ALMAMA NEDEN OLDU”
Hakkında daha önce gözaltına alındığı sırada düzenlendiği belirtilen bir yakalama tutanağının mahkumiyet kararına dayanak yapıldığını söyleyen Talan, “Savcı ve hakim benim cezalandırılmamı yakalama tutanağına dayandırdılar. Ama böyle bir tutanak yoktu” ifadelerini kullandı.
Kararın istinaftan döneceğine inandığını dile getiren Talan, “Çünkü bunların siyasi kararlar olduğunu düşünüyoruz. Bir insana ceza vermek için ilk önce bir delil olması lazım. Dosyaya baktığımız zaman delille ilgili hiçbir şey yok. Sadece basın açıklamasında slogan attırdığımı gösteren bir kare fotoğraf çekmişler. Herkesin bildiği sloganlar. Kimseye özel bir slogan attırmıyor, kimseyi hedef göstermiyoruz” dedi.
“SURUÇ, ANKARA GAR, DENİZ GEZMİŞ VE 2 TEMMUZ ANMALARINA KATILMAM DOSYAYA KONULDU”
Daha önce gözaltına alınmasına Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından düzenlenen eylem ve etkinliklere katılmasının gerekçe gösterildiğini söyleyen Talan, şöyle devam etti:
“Suruç Katliamı, Ankara Gar Katliamı nedeniyle orada ölen insanlarımızın anıları için yaptığımız basın açıklamaları, Deniz Gezmiş anmaları, Gezi eylemleri ve 2 Temmuz Sivas Katliamı için yapılan eylemlere katılmam gerekçe gösterilerek bunların hepsi toplanıp bir dosya oluşturulmaya çalışılmış.”
Kolluk kuvvetlerinin savcıları yönlendirdiğine ilişkin kuşkuları olduğunu da ifade eden Talan, “Ortada bir şiddet, silah, patlayıcı ya da kesici alet yok. Tamamen slogan atmak veya yürüyüşe geçmek. En doğal ve her vatandaşın anayasal hakkı olan vatandaşlık görevimi yaptığımı düşünüyorum” dedi.
“MÜCADELEYİ YÜKSELTMEK İÇİN SOKAKLARDAN ÇEKİLMEMELİYİZ”
Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından gerçekleştirilen eylem ve etkinliklere katılmaya devam ettiğini belirten Talan, “Çünkü topluma duyarlı bir insanım. Irk, inanç, siyasal anlayış fark etmeksizin nerede bir haksızlık varsa ses vermeye, gücüm yettiğince omuz vermek için yanlarında olmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı.
“MUHALİF KESİMLER CEZALANDIRILARAK SOKAKTAN ÇEKİLMEYE ÇALIŞILIYOR”
Muhalif kesimlerin cezalandırılarak toplumsal mücadeleden uzaklaştırılmak istendiğini savunan Talan, mücadele çağrısında bulunarak şunları söyledi:
“Sokaktan çekilmek, mücadeleyi bırakmak en tehlikeli şey. Çünkü toplum sokaktan çekilirse muhalefet tamamen susacak. Bizim bu anlamda çağrımız, ne olursa olsun sokaktan çekilmemek, mücadeleyi bırakmamak. Eğer biz mücadeleyi bırakır, korkup evlerimize kapanır, penceremizi kapatırsak Antalya’da, İstanbul’da, Ankara’da, 81 ilde bu baskı devam edecek. Onun için Türkiye’ye ‘geçmiş olsun’ dememek için mücadeleye devam diyorum.”
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.