Alevi Haber Ajansi

Sosyal-İş sendikasından beş şehirde ‘A-101’ eylemi-VİDEO

PİRHA- Sosyal-İş İstanbul Şubesi, A101 mağazalarında çalışan işçilerin talepleri için beş kentte eş zamanlı eylem yaptı. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Diyarbakır’daki mağazaların önünde gerçekleştirilen eylemlerde işçiler, “A101 işçisi yalnız değildir” dedi.

 

İstanbul’daki eylem, Kadıköy Söğütlüçeşme A-101 şubesi önünde yapıldı. Sosyal-İş İstanbul Şubesi Market-Mağaza Kadın Komisyonu üyesi Gülbin Demirel’in okuduğu basın açıklamasında, işçilerin yıllardır yaşadığı sorunların kişisel değil ortak olduğu vurgulandı. Eylemde “A-101 işçisi insanca çalışmak istiyor” yazılı pankart taşındı. Katılımcılar, “Ürün değil işçiyiz, birleşince güçlüyüz”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” ve “A-101 işçisi yalnız değildir” sloganları attı.

“İŞÇİLER İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR”

Basın açıklaması öncesinde konuşan Sosyal-İş Genel Sekreteri Deniz Gülşen, işçilerin dertlerinin büyük bölümünün ortak olduğunu söyledi. Gülşen, işçilerin tuvalete gitmek için izin almak zorunda kaldığını, suyu parayla satın aldığını, gün boyu ayakta çalıştığını ve yemek yiyemediğini belirterek, “Hem paraları hem zamanları yok” dedi.

Bu sorunlar arasından en insani olanları öne çıkardıklarını vurgulayan Gülşen, şunları söyledi: “A101 basit bir işletme değil. Bu talepleri rahatça karşılayabilir. Bir işçinin 5-10 dakika oturmasının, su içmesinin ne maliyeti olabilir? Onlar bizi anlamıyor, biz de onları anlamıyoruz. İşçiler ve patronlar iki ayrı dünya içerisinde yaşıyorlar. Patronlar paralarını nasıl yurtdışına çıkaracaklarının hesabını yaparken işçisinden güleryüzlü olmasını bekliyorlar. İşçiler ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor ve insanca yaşamak istiyor.”

Gülşen, çok çalışıp az kazanan işçilerin öfkesini örgütleyeceklerini belirterek, taleplerin kabul edilmemesi halinde boykot yolunun da gündemde olduğunu söyledi: “Ya taleplerimizi kabul edecekler ya da gerekirse binlerce mağazada boykot örgütleyeceğiz. Mutlaka kazanacağız.”

İŞÇİLERİN ÜÇ TEMEL TALEBİ

Açıklamada işçilerin talepleri üç başlıkta sıralandı:

Su: Gün boyu ayakta çalışan işçilerin, susadıklarında kendi çalıştıkları mağazada satılan suyu satın almak zorunda kaldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Bir işçinin içeceği suyun hesabını yapıp, sonra da sağda solda hayırlar yapacağım demekle vefalı bir insan olduğunu mu düşünüyorsun? Yaptıracağın hastanenin parası işçiye vermediklerindir. Sahip olduğun servet işçilerin alın terinden çaldıklarındır. İşçinin suyu üzerinden tasarruf ederek, doğduğun şehre vefa borcunu ödemiş olmuyorsun. Sen ancak İşçinin susuzluğu üzerinden kâr hesabı yaparsın. Su en temel ihtiyaçtır. Biz suyumuzu istiyoruz.”

Yemek ücreti: İşçilerin iki yıldır aynı yemek ücretiyle çalıştırıldığı ifade edildi. Açıklamaya göre devletin belirlediği günlük 330 TL’lik tutarın bile yarısından azı olan 158 TL yemek ücreti veriliyor. İşçiler, yemek ücretinin en az 330 TL’ye, yani aylık 8 bin 580 TL seviyesine çıkarılmasını talep etti.

Oturarak çalışma ve dinlenme hakkı: Saatlerce ayakta kalmak zorunda bırakılan işçilerin oturarak çalışma ve dinlenme hakkının güvence altına alınması istendi. Açıklamada, “işçi makine değildir” denilerek oturmanın tembellik, dinlenmenin suç olmadığı vurgulandı.

“İŞÇİYLE HALKI KARŞI KARŞIYA GETİRMEYİN”

Market çalışanlarının son dönemde sosyal medyada hedef gösterilmesine de tepki gösterilen açıklamada işçilerin kameraya alınıp teşhir edildiği, hakarete uğradığı belirtilerek şunlar söylendi:

“İnsanların hayat pahalılığına, düşük ücretlere ve ağır çalışma koşullarına karşı biriken öfkesi, çoğu zaman en görünür yerde duran işçiye yöneltiliyor. Biz buna karşı çıkıyoruz. Çünkü fiyatları market işçisi belirlemiyor. Ücretleri market işçisi belirlemiyor. Personel sayısını market işçisi belirlemiyor. Çalışma koşullarını market işçisi belirlemiyor. Kasanın arkasındaki işçi de bu hayat pahalılığının içinde yaşıyor. Markete alışveriş yapmaya gelen müşteri de emeğiyle geçiniyor. Biz birbirimizin düşmanı değiliz. İşçiyi müşterinin karşısına, müşteriyi işçinin karşısına diken bu düzeni değiştirmek için örgütleniyoruz. Öfkemizi birbirimize değil, bizi bu koşullarda yaşatan düzene yönelteceğiz.”

A101 çalışanlarına da seslenilen açıklamada, aynı sorunları farklı mağaza ve şehirlerdeki işçilerin de yaşadığı belirtilerek ortak çözümün örgütlenmek olduğu ifade edildi. Eylemin sona ermeyeceği, mağazalara girilerek işçilerle konuşulacağı ve sorunların birlikte belirleneceği kaydedildi.

Açıklamada, taleplerin takipçisi olunacağı vurgulanarak, “Bugün beş şehirdeyiz yarın on şehirde olacağız” denildi. Eylem, “Suyumuzu alacağız, yemek ücretimizi iyileştireceğiz, oturma hakkımızı alacağız” sözleriyle sona erdi.

PİRHA/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.