Alevi Haber Ajansi

‘Meclis’te Alevilerin taleplerini ilettik, siyasi partilerden de bu talepleri dile getirmelerini istedik’ -VİDEO

PİRHA-ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, Meclis’te yaptıkları görüşmelerde, Alevilerin taleplerini ilettiklerini, siyasi partilerden de bu talepleri Meclis’te dile getirmelerini istediklerini belirtti. Ayrıştırıcı dilden uzak durulması çağrısında bulunan Aslan, “Biz birlikte yaşamı savunmalı, eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamayı ön plana çıkartmamız lazım. Ayrıştırılacak tarafı değil, birleştirecek tarafları gündeme getirmeye ihtiyacımız var” dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği temsilcileri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan siyasi partilerle görüştü.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Meclis’te yaptıkları görüşmelere dair ajansımıza konuştu.

“AYRIŞTIRAN DİLİN DOĞRU BİR DİL OLMADIĞINI TÜM SİYASİ PARTİLERE DİLLE GETİRDİK”

DEM Parti, Yeni Yol Grubu, Yeni Parti ve CHP ile yaptıkları görüşmelerde, Alevi toplumunun siyasi partilerden beklentilerini aktardıklarını ifade ederek, “Bu görüşmelerimizde Barış Süreci’ni konuştuk. Aynı zamanda Alevi toplumunun 35-40 yıldır dile getirdiği hak talepleriyle ilgili bugüne kadar istenilen yasal düzenlemelerin yapılması üzerine bir görüşme çerçevesiyle tüm siyasi partilerle görüştük. Özellikle Türkiye’de yaşanan siyasi her olumsuzluğun ya da atılacak her siyasi adımda toplumu ayrıştıran dilin doğru bir dil olmadığını tüm siyasi partilere dille getirdik” dedi.

“MECLİS’TE TALEPLERİMİZİ DİLE GETİRDİK”

Türkiye bir Barış Süreci’ne giderken, çatışmaların son bulması, silahların susması süreci başlarken, ‘Aleviler bu barış sürecine karşılar. Aleviler barışı istemiyor’ gibi söz kuranların varlığına dikkat çeken Aslan, şunları dile getirdi:

“Her canlının yaşama hakkını kutsal sayan bir inancın temsilcisi olarak biz çatışmanın sona erdirilmesi ve silahların susmasının çok değerli kıymetli olduğunu ama sadece silahlar ve çatışmaların bitmesiyle bu topraklarda barışın toplumsallaşamayacağını ancak ve ancak barışın toplumsallaşma ve kalıcı olabilmesi için Türkiye’nin demokratikleşmeye ihtiyacı olduğunu belirttik. Yani demokratik anlamda yasal düzenlemelere ihtiyacın olduğunun altını çizdik.

Bu ülkede Aleviler, Kürtler, kadınlar, gençler, işçiler, emekçiler, kısacası her yurttaş bu ülkede eşit olmadığını dile getiriyor. Haklarının ihlal edildiğini dile getiriyorlar. Bütün bunlar da eşit yurttaşlık çerçevesinde bir yasal düzenlemelerin yapılmaya ihtiyacı var. Bu yasama sürecinde hem Alevilerin talepleri olan cemevlerinin yasal statüye kavuşması, zorunlu din dersleri, Madımak’ın Utanç Müzesi olmasını, yaşanan tüm katliamlarla devletin yüzleşmesini, kamudaki ayrımcılığın her geçen daha da arttığını dile getirdik. Meclis’teki siyasi partilerin bu anlamda siyasi baskıya ve desteğe ihtiyaç olduğunu, bu konuları Meclis’in gündemine taşımalarını istedik.”

“ALEVİLERİN ÇOK KİMLİKLİ VE ÇOK DİLİ OLDUĞUNU HERKES BİLSİN ARTIK”

Bazı kesimlerin Alevileri kendi içinde ayrıştırmaya çalıştığını vurgulayan Mustafa Aslan, “Bu ülkede her yurttaşın kendi sorununu kendisi söylemelidir. Alevilerin çok kimlikli ve çok dili olduğunu herkes bilsin artık. Bugün bu ülkede tek tek tipçi, inkarcı anlayış ortadan kaldırılması için Alevilerin de çok kimlikli ve çok dilli olduğunu herkesin bilmesi lazım. Aleviler diğer toplumsal kesimler gibi farklı siyasi eğilimlerin olması kadar doğal bir şey yok. Çeşitliliğinin olması kadar doğal bir şey yok. Alevileri tek bir kalıba sokup herkes aynı düşünüyor, aynı bakıyor, aynı yorumluyor, aynı yaşıyor demenin mümkün olmayacağını Alevileri bunu reddettiğini herkesin bilmesi lazım. Bu çerçevede gelinen noktada bütün bunları siyasi partilere aktardık ve siyasi partilerle bu süreci takip edeceğimizi dile getirdik” diye konuştu.

“İTİRAZLARIMIZI YÜKSELTELİM”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın politikalarının Türkiye’yi karanlığa götürdüğünü ve buna karşı özellikle laikliği savunduğunu söyleyen, demokrasiyi savunduğunu söyleyen siyasi partilerin daha yüksek bir tonla itirazlarının yükselmeye ihtiyacı olduğuna işaret eden Aslan, “Milli Eğitim Bakanı rahatlıkla ‘ben tarikatlar ve cemaatlerle çalıştım, çalışmaya devam edeceğim’ diyebiliyor. Bir vali çıkıp okulların tümünde mescidin yapılması isteyebiliyor. Bütün bunlar üzerinden itirazlarımızı ve siyasi partilerden beklentilerimizi dile getirdik” şeklinde ifade etti.

“TÜRKİYE’NİN LAİK VE DEMOKRATİK BİR ÜLKE OLMASI İÇİN MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

Meclis’te görüşmeler devam edeceğini, İYİ Parti, MHP ve AKP’den de randevu talep ettiklerini dile getiren Aslan, “Henüz onlardan bir olumlu bir cevap gelmedi. Geldiği takdirde onlarla da görüşeceğiz. Hatta gerekiyorsa da ilgili bakanlıklarla da görüşeceğiz. Çünkü Alevilerin hak mücadelesi ve talebi siyasi bir talep ve bu siyasi talebi gerçekleşebilmesi için de diplomatik görüşmeler olmazsa olmazdır. Tabii ki bu mücadele sadece siyasi partilerle görüşerek ya da ilgili bakanlıklarla görüşerek değil, aynı zamanda demokratik mücadeleyi de yükselteceğiz, her platformda taleplerimizi dile getireceğiz, mücadelemizi büyüteceğiz. Türkiye’nin laik ve demokratik bir ülke olması için mücadelemizi vermeye devam edeceğiz” diye belirtti.

“BİR ARADA YAŞAMI ÖNE ÇIKARTMALIYIZ”

Sosyal medya platformlarında ayrıştırıcı söylemlerin arttığına işaret eden Aslan, “Ülkedeki çok kimliğin, çok dilin ve çok inancın iç içe girdiği, birlikte bir yaşam sürdürdüklerini herkesin bilmesi lazım. Bizim birlikte yaşamı savunmaya eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamayı ön plana çıkartmamız lazım. Ayrıştırılacak tarafı değil, birleştirecek tarafları gündeme getirmeye ihtiyacımız var” ifadelerine yer verdi.

Diren KESER-İsmail YILDIRIM/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.