PİRHA- Hacıbektaş’ta 1. Dönem 5. Danışma Kurulu toplantısını gerçekleştiren PSAKD, toplantıya dair açıklama yaptı. Türkiye ve dünyadaki gelişmelerin, Alevilerin yaşadığı sorunların ele alındığı toplantıda, “Laiklik, eşit yurttaşlık, demokrasi, adalet, özgürlük, barış ve birlikte yaşam için mücadeleyi büyüteceğiz” denildi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, 19–20 Eylül tarihlerinde Hacıbektaş’ta 1. Dönem 5. Danışma Kurulu toplantısını gerçekleştirdi. 2 gün süren toplantıya dair PSAKD yazılı açıklama yaptı.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, yaptıkları toplantıda, Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri, Alevilerin yaşadığı sorunları, emekçilerin ve gençlerin karşı karşıya bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunları, eğitim alanındaki gelişmeleri, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik baskıları, Madımak Katliamı sonrasında verilen adalet mücadelesini ve PSAKD’nin önümüzdeki döneme ilişkin görevlerini değerlendirdiklerini açıkladı.
Danışma Kurulunun, yaşanan bütün sorunların birbirinden bağımsız olmadığını; laiklikten eşit yurttaşlığa, emek mücadelesinden eğitim hakkına, demokratik siyasetten hukuk devletine kadar bütün alanlarda güçlü ve ortak bir demokrasi mücadelesine ihtiyaç olduğunu tespit ettiğinin aktarıldığı açıklamada, şunlar ifade edildi:
“LAİK, DEMOKRATİK VE EŞİT YURTTAŞLIĞA DAYALI BİR TÜRKİYE”
“Alevilerin talebi ayrıcalık değil, eşit yurttaşlıktır. Hiçbir inancın, kimliğin, mezhebin veya toplumsal kesimin diğerinden üstün olmadığı; herkesin inancını ve kimliğini özgürce yaşayabildiği demokratik bir hukuk düzenini savunuyoruz. Laiklikten, demokratik hukuk devletinden ve eşit yurttaşlıktan vazgeçmeyeceğiz. Gericiliğe, ırkçılığa, ayrımcılığa ve tekçi anlayışlara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
DEVLET İNANÇLARI TARİF EDEMEZ
Devlet inançları yönetemez, tarif edemez ve bir inancı diğerinden üstün tutamaz. Diyanet İşleri Başkanlığı ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kaldırılmasını savunuyoruz. Aleviliğin ne olduğuna devlet karar veremez. Biz devletin Aleviliği tanımlamasını değil, Alevi inancını tanımasını istiyoruz. Cemevlerinin ibadet mekânı olarak tanınmasını ve Alevilerin kendi inancını özgürce yaşamasını savunuyoruz.
DEMOKRATİK İRADEYE VE HUKUKA SAHİP ÇIKACAĞIZ
Kayyum, butlan, hukuksuz gözaltı ve tutuklamalar üzerinden demokratik siyasetin ve örgütlenme hakkının sınırlandırılmasına karşı mücadeleye devam edeceğiz. Seçilmişlerin ve halkın iradesinin hukuk güvencesi altında olduğu demokratik bir düzeni savunuyoruz. Birimizin özgürlüğüne yönelik saldırının hepimizin özgürlüğüne yönelik bir saldırı olduğunun bilinciyle hareket edeceğiz.
EKONOMİK KRİZE VE EMEK SÖMÜRÜSÜNE KARŞI
Yoksulluğun, işsizliğin, hayat pahalılığının, güvencesiz çalışmanın ve barınma sorununun toplumun geniş kesimlerini etkilediğini görüyoruz. Öğrencilerin yurt, kira, ulaşım, beslenme ve eğitim giderleri nedeniyle eğitim hakkından mahrum kalmasına karşı çıkıyoruz.
Hakkını arayan öğretmenlerin, emekçilerin ve sendikacıların baskı altına alınmasına; sendikal örgütlenmenin ve hak arama mücadelesinin kriminalize edilmesine karşıyız. Emekçilerin hakkını araması suç değildir. Sendikal mücadele suç değildir. Örgütlenmek suç değildir.
BİLİMSEL, LAİK VE KAMUSAL EĞİTİM
Çocuklarımızın geleceğini cemaat ve tarikatlara bırakmayacağız. Eğitim; bilimsel, laik, kamusal, parasız ve nitelikli olmalıdır. Her çocuğun sağlıklı beslenmesi kamunun görevidir. Bu nedenle okullarda her çocuğa en az bir öğün yemek ve içilebilir su devlet tarafından sağlanmalıdır. Okullar eğitim kurumudur; herhangi bir inancın veya dini yapının örgütlenme alanı değildir. Zorunlu din dersleri kaldırılmalı, eğitim bilimsel bir içerikle yeniden yapılandırılmalıdır. Alevi çocukları başta olmak üzere bütün çocukların ayrımcılıktan uzak, özgür ve eşit bir eğitim hakkına sahip olması için mücadele etmeye devam edeceğiz.
MADIMAK İÇİN ADALET
Madımak Katliamı’nın bütün yönleriyle aydınlatılması, sorumluların ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Hacıbektaş’ta başlatılan Madımak davasının yeniden ele alınması ve adalet talebinin toplumun bütün kesimlerine taşınmasına yönelik imza kampanyasını sahipleniyoruz. Sivas’ı unutmayacağız, Madımak’ı unutturmayacağız. Adalet mücadelesini sonuç alıncaya kadar sürdüreceğiz.
BARIŞ VE DEMOKRATİK ÇÖZÜM
Toplumsal sorunların çözümünde şiddeti değil, demokratik siyaseti ve barışı savunuyoruz. Barışın referansı geçmişin kirli ittifakları değil, aydınlık geleceğin birlikte kurulması olmalıdır. Çözümün temel zemini; eşit yurttaşlık temelinde laik, demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesidir.
Laiklik, eşit yurttaşlık, demokrasi, adalet, özgürlük ve barış taleplerimizi toplumun bütün kesimleriyle buluşturacağız. Önümüzdeki dönemde siyasi mücadelemizi örgütsel gücümüzle birleştireceğiz. Alevi kurumlarının; sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve demokratik güçlerle ortak mücadele zeminlerini geliştireceğiz. Örgütümüzün her şubesini, her yöneticisini ve her üyesini bu mücadelenin aktif öznesi haline getireceğiz.
Çünkü biliyoruz ki; güçlü siyasi mücadele, güçlü örgütlülükle mümkündür. Güçlü örgütlülük ise ortak irade, ortak sorumluluk ve ortak mücadeleyle mümkündür.
Türkiye’nin ihtiyacı olan daha fazla baskı değil özgürlük; daha fazla ayrımcılık değil eşitlik; daha fazla gericilik değil laiklik; daha fazla kutuplaşma değil demokrasidir.
Bizler, Pir Sultan Abdal’ın mücadele geleneğinden aldığımız güçle; laiklik için, eşit yurttaşlık için, demokrasi için, adalet için, özgürlük için, barış için, birlikte yaşam için mücadeleyi büyüteceğiz.”
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.