PİRHA- Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Osman Kavala’nın serbest bırakılması yönünde atılan ve planlanan somut adımlara ilişkin Türkiye’den 14 Ekim’e kadar bilgi istedi. Komite, Kavala dosyasını Aralık 2026’da yeniden değerlendirecek. AİHM’nin 25 Ağustos’ta verdiği Büyük Daire kararında ise Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılması ve mahkumiyetinin sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiği belirtilmişti.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Osman Kavala’nın yaklaşık dokuz yıldır süren tutukluluğuna ilişkin süreci yeniden ele aldı. Komitenin 15-16 Eylül 2026 tarihlerinde Strasbourg’da gerçekleştirdiği 1569’uncu İnsan Hakları toplantısında Türkiye’den Kavala’nın serbest bırakılması için atılan ya da planlanan somut adımlar hakkında bilgi vermesi istendi.
Türkiye’nin bu bilgileri 14 Ekim’e kadar sunması gerekiyor. Aynı gün Bakanlar Komitesi’nin 1572’nci toplantısı gerçekleştirilecek. Avrupa Konseyi’nin resmi takviminde toplantının Strasbourg’da yapılacağı belirtiliyor.
KAVALA KARARI SONRASI YENİ İNCELEME
Bakanlar Komitesi’nin yeni değerlendirmesi, AİHM Büyük Dairesi’nin 25 Ağustos 2026’da açıkladığı Kavala/Türkiye (No. 2) kararının ardından geldi.
17 yargıçtan oluşan Büyük Daire, Kavala’nın 2019 tarihli ilk AİHM kararından sonraki tutukluluğunu, hakkında yürütülen ceza yargılamasını ve verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını birlikte değerlendirdi.
AİHM, Türkiye’nin Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğine hükmetti. Mahkeme ayrıca Kavala hakkında alınan tedbirlerin sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek mahkumiyetin Sözleşme hukuku bakımından “hükümsüz ve geçersiz” kabul edilmesi gerektiğine karar verdi.
AİHM, kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3, 5, 6, 10, 11 ve 18’inci maddeleri kapsamında ihlal tespitlerinde bulundu. Dava; özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü ile Sözleşme’deki haklara getirilen sınırlamaların amaç dışı kullanılmaması gibi başlıkları kapsıyor.
MAHKUMİYETİN SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASI GÜNDEMDE
Bakanlar Komitesi’nin incelemesi yalnızca Kavala’nın cezaevinden çıkarılmasıyla sınırlı değil.
AİHM’nin son kararında mahkumiyetin Sözleşme hukuku bakımından hükümsüz kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine Komite, Türkiye’den mahkumiyet kararının sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla alınan veya planlanan tedbirler hakkında da bilgi istedi.
Bu kapsamda Türkiye’nin iç hukukunda bulunan yeniden yargılama mekanizmalarının nasıl işletilebileceği de önümüzdeki süreçte gündeme gelecek.
KAVALA DOSYASI YENİ BİR SÜREÇ DEĞİL
Kavala’nın tutukluluğuna ilişkin Avrupa Konseyi ve AİHM süreci 2026 yılındaki son kararla başlamadı.
AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli kararında Kavala’nın tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5’inci maddesi ile bağlantılı olarak 18’inci maddeyi ihlal ettiğine hükmetmişti. Mahkeme, tutukluluğun makul suç şüphesine dayanmadığını ve tedbirin insan hakları savunucularını susturma ve caydırma amacı taşıdığı sonucuna varmıştı.
Kavala’nın serbest bırakılmaması üzerine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 2022 yılında AİHS’nin 46/4 maddesi kapsamında ihlal prosedürünü başlattı ve dosyayı yeniden AİHM’ye gönderdi. AİHM Büyük Dairesi de 11 Temmuz 2022’de Türkiye’nin 2019 tarihli kararın gereklerini yerine getirmediğine hükmetti.
ARALIKTA YENİDEN ELE ALINACAK
Bakanlar Komitesi’nin önündeki bir sonraki önemli tarih 1-3 Aralık 2026.
Komite, Türkiye’nin 14 Ekim’e kadar sunacağı bilgiler doğrultusunda Kavala’nın serbest bırakılması ve AİHM kararlarının uygulanması konusunda atılabilecek adımları Aralık toplantısında yeniden değerlendirecek.
Bunun yanı sıra Türkiye’den, AİHM kararlarında ortaya konulan daha geniş yapısal sorunların giderilmesine yönelik yeni bir eylem planı hazırlaması da bekleniyor. Bu kapsamda ceza ve terörle mücadele mevzuatının uygulanması, tutuklama tedbirleri, yargının bağımsızlığı ve mahkeme kararlarının uygulanması gibi başlıklar gündemde.
Türkiye’nin bu yapısal sorunlara ilişkin yeni eylem planını Mart 2027’ye kadar sunması isteniyor. Böylece Kavala dosyasında kısa vadede 14 Ekim, bireysel tedbirlerin yeniden değerlendirilmesi bakımından Aralık 2026, daha geniş hukuki düzenlemeler açısından ise Mart 2027 öne çıkıyor.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.