PİRHA- Kemal Öztürk ve Altan Tan’ın Alevileri hedef alan açıklamalarına tepki gösteren İstanbul Alevi kurumları ve Cemevleri, Çağlayan Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundu. Kurumlar, iktidarın ve RTÜK’ün sessizliğini de eleştirerek, NTV’yi boykot çağrısı yaptı.
İstanbul Alevi kurumları ve Cemevleri, gazeteci Kemal Öztürk ile eski vekil Altan Tan’ın Alevileri ve Alevi inancını hedef alan açıklamalarına tepki göstermek amacıyla bir araya geldi.
Çağlayan Adliyesi’nde bir araya gelen kurum temsilcileri söz konusu açıklamalar hakkında suç duyurusunda bulundu. Ardından adliye binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
“ALEVİLER HER ZAMAN BARIŞIN YANINDA OLDU”
Açıklama öncesinde Türkiye Alevi Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç bir konuşma gerçekleştirdi.
Koç, konuşmasına 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün öneminden söz ederek başladı ve Alevi toplumunun tarihsel olarak hep barıştan yana bir çizgi izlediğini belirtti. Alevi örgütleri olarak bugüne kadar barışın yanında yer aldıklarını, bundan sonra da bu tutumu sürdüreceklerini ifade etti.
Koç, kamuoyunda gündem olan iki ismin gazetecilik ve siyasetçi sıfatlarını taşımalarına rağmen bu unvanlara yakışmayan açıklamalarda bulunduklarını ve kendilerinin bugün itibarıyla Kemal Öztürk ile Altan Tan hakkında suç duyurusunda bulunmak üzere biraraya geldiklerini söyledi.
“ŞAMİL TAYYAR’IN AÇIKLAMASININ DA TAKİPÇİSİYİZ”
Konuşmasında gündeme yeni bir isim daha ekleyen Koç, eski milletvekili Şamil Tayyar’ın da benzer nitelikte bir açıklama yaptığını belirtti ve federasyon olarak bu açıklamanın da takipçisi olacaklarını kamuoyuyla paylaştı.
Koç, son dönemde Alevi toplumuna yönelik söylemlerin tesadüfi olmadığını vurgulayarak, Aleviler üzerinden bir oyun oynanmaya ve topluma karşı düşmanlaştırmaya çalışıldığına dikkat çekti.
Türkiye’de tüm toplumun birlikte yaşama kültürü içinde yer aldığına inandıklarını ve bu inançla barışı savunan bir topluluk olarak bundan sonra da aynı tutumu sürdüreceklerini belirten Koç’un konuşmasının ardından basın açıklamasına geçildi.
Açıklamayı, İstanbul Alevi kurumları ve Cemevleri adına Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Sevim Yalıncakoğlu okudu.
“SİZDEN DE FİKRİNİZDEN DE KORKMUYORUZ”
Sevim Yalıncakoğlu açıklamaya şu sözlerle başladı:
“Son günlerde Kemal Öztürk ve Altan Tan’ın Alevileri ve Alevilik inancını hedef alan açıklamalarını dikkatle izliyoruz! Biri Alevilerin katledilmesini makul görürken, diğeri Aleviliği kendi siyasal ve ideolojik kabulleri üzerinden tanımlamaya, Alevileri ‘makbul’ ve ‘makbul olmayan’ diye ayırma haddini kendinde buluyor.”
Yalıncakoğlu, bu söylemlerin arkasındaki siyasi iklime dikkat çekerek, “Türkiye’de ve Ortadoğu coğrafyasında çıkmaza girdiğiniz her konuda Alevileri hedef göstermenizi ve toplumsal barışın önündeki engelmiş gibi lanse etmenizi görüyor ve bu tavrınızı şiddetle reddediyoruz! Aleviler sizden de niyetinizden de korkmuyor ve korkmayacak!” dedi.
Açıklamada, meselenin yalnızca söylemlerin sahipleriyle sınırlı olmadığı vurgulayan Yalıncakoğlu, “Bugün bizim açımızdan asıl mesele, yalnızca bu açıklamaların sahipleri değildir. Asıl mesele, Alevileri hedef alan bu söylemlerin hangi siyasal iklimde bu kadar rahat üretilebildiği ve iktidarın buna neden sessiz kaldığıdır” diye belirtti.
“SURİYE ALEVİSİ İLE ANADOLU ALEVİSİ ARASINDA AYRIM YOKTUR”
Yalıncakoğlu, Suriye’deki Alevilere yönelik katliam çağrılarına da değinerek şu uyarıyı yaptı:
“Suriye yönetimini gasp eden HTŞ çeteleri ve katil Colani tarafından soykırıma maruz bırakılan Suriye Alevilerinin, hayatta kalanlarının ise bu zulümle yaşamaya ve mücadele etmeye çalıştığı bir ortamda, bugün de Alevilerin katledilmesinin istenmesi yeni bir katliama zemin hazırlamaktadır.”
Bu söylemi kullananların sorumluluğuna dikkat çeken Yalıncakoğlu, “Baas rejiminden almak istedikleri intikamı Alevilere yönelik katliama çevirmeyi dile getiren herkes, bu katliamların fikren suç ortağıdır” ifadelerini kullandı.
“SADDAM İÇİN AYNI DİLİ KULLANABİLİYOR MUSUNUZ?”
Açıklamada, söylemlerdeki çifte standarda da dikkat çekildi:
“Söz konusu Aleviler olunca katliam çağrısı yapmak kolay. Peki, Saddam Hüseyin üzerinden aynı dili Sünniler için kullanabiliyor musunuz? Ya da kullanmış olsanız yargı mensupları nasıl hareket eder? Böylesi bir tabloda Alevileri hedef alan söylemler karşısında iktidarın sessizliği, yalnızca bir suskunluk olarak değerlendirilemez. Sessizlik, katliam çağrılarının normalleşmesine zemin hazırlamaktadır.”
İKTİDARA VE RTÜK’E ÇAĞRI: “NEDEN SORUŞTURMA AÇILMIYOR?”
Açıklamada iktidara doğrudan sorular yönelten Yalıncakoğlu, “Alevilerin inancı ve kimliği hedef alındığında neden faillere yönelik bir soruşturma açılmıyor? Gülmenin bile kuyu tipi hapishanelerine gönderildiği bir ülkede, Alevileri hedef alanlara neden alan açılıyor?” diye sordu.
RTÜK’e de ayrı bir eleştiri yönelten Yalıncakoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Kurum sözcülerimizin bir cümlesine üç gün kapatma cezası verdiğiniz hâlâ hatırımızda. Kemal Öztürk’ün Alevileri hedef alan katliam çağrılarına neden bir soruşturma açılmıyor?”
Yalıncakoğlu, “penguen medyası” olarak tabir edilen kesime yönelik boykot çağrısında bulundu:
“Alevi toplumu ‘penguen medyasını’ da unutmayacak elbette. Bu konuda tekzip yayınlamayan NTV’ye karşı boykot hakkımızı kullanıyoruz. Bundan sonra bu şekilde söylemlere ekranlarını açanlara da aynı tavrı göstereceğiz.”
“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK, TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Açıklama, “Biz bugün Alevi kurumları olarak bu söylemlerin failleri hakkında suç duyurusunda bulunduk ve bundan sonra da takipçisi olacağımızı cümle cihanın bilmesini istiyoruz. Bağımsız yargının da alacağı tavrın da takipçisiyiz! Sizden de fikrinizden de korkmuyoruz!” sözleriyle sona erdi.
PİRHA/İSTANBUL







Yoruma kapalı.