Alevi Haber Ajansi

Ali Kenanoğlu: Alevileri barış sürecinden uzaklaştırmak istiyorlar-VİDEO

PİRHA- HDK Eş Sözcüsü ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği kurucusu Ali Kenanoğlu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında gündeme gelen çerçeve yasa tartışmaları ile Altan Tan’ın “Marksist Aleviler, Ateist Aleviler, Ali’siz Aleviler” söylemlerini değerlendirdi. Çerçeve yasaya fazla beklenti yüklendiğini belirten Kenanoğlu, “Alevi toplumunda şu ana kadar bu sürece karşı olduğunu açıklayan hiçbir kurum yok” dedi.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında gündeme gelen çerçeve yasa ve sürece yönelik tartışmalar devam ediyor. HDK Eş Sözcüsü ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği kurucusu Ali Kenanoğlu, sürecin niteliğini, Alevi toplumunun bu süreçteki yerini ve Altan Tan’ın “Marksist Aleviler, Ateist Aleviler, Ali’siz Aleviler” şeklindeki söylemlerini değerlendirdi.

Kenanoğlu, çerçeve yasaya toplumda aşırı beklenti yüklendiğini belirtirken, Altan Tan’ın söylemlerinin Alevi toplumunu süreçten uzaklaştırmaya yönelik olduğunu söyledi.

“ÇERÇEVE YASAYA ÇOK FAZLA BEKLENTİ YÜKLENDİ”

Çerçeve yasaya yönelik beklentinin sürecin başından bu yana yükseltildiğini belirten Kenanoğlu, bunun doğru olmadığını söyledi.

Kenanoğlu, “Esasında çerçeve yasa bu süreç başladığından bu tarafa üzerine çok fazla beklenti oluşturulan bir durum oldu. Bu doğru değildi. Belki bunda bizim de hatamız oldu bu süreci anlatırken. O beklenti o kadar çok yükseltildi ki toplumda bunun, en azından ilk adımında o beklentileri karşılayan bir yasa olmadığı görülünce bir hayal kırıklığı da yarattı” dedi.

Yasanın ne Kürt sorununu çözdüğünü ne de Türkiye’deki demokratikleşmeyi tek başına sağladığını vurgulayan Kenanoğlu, bunun sadece “ilk adım” olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“BU SADECE ÖRGÜTÜN DEĞİL, DEVLETİN DE SİLAHSIZLANMASIDIR”

Sürecin çift taraflı bir silahsızlanma anlamına geldiğini ifade eden Kenanoğlu, şunları söyledi:

“Bu silahsızlanma sadece örgüt açısından değil aynı zamanda devlet ve iktidar açısından da bir silahsızlanma. Sonuçta devletin, iktidarın elinde de bir terör bahanesi ve sopası vardı. Bugün gazeteciler, barış akademisyenleri, yazarlar, çizerler, siyasetçiler… hepsinin tepesinde tırnak içerisinde bir ‘terör’ hükmü giydiriliyordu.”

Kenanoğlu, sürecin demokrasi mücadelesi zeminini genişleteceğini belirterek, “Eskiden Alevi kurumları HDP veya DEM Parti’yle yan yana geldiği zaman ‘vay siz teröristlerle yan yana geliyorsunuz’ diye feryad-ı figan ediliyordu. Kim, nerede herhangi bir hak talebinde bulunsa hemen bir terör yaftasıyla susturuluyordu. O nedenle bu süreç demokrasi mücadelesi hattını genişletecektir” dedi.

“ALEVİ ÇOCUKLARI DA BU ÇATIŞMADA CAN VERDİ”

Alevilerin bu süreçten doğrudan etkileneceğini belirten Kenanoğlu, şöyle devam etti:

“Her şeyden önce Alevi çocuğu da bugün dağda örgüt mensubu olarak bulunuyor. Aynı zamanda Alevi çocuğu da bugün askere gidiyor. Bir kere bu canların toprağa düşmemesi meselesinde Alevi toplumu da doğrudan ilişkileniyor bu konuyla.”

Kenanoğlu, hiçbir demokratik gelişme yaşanmasa dahi bu yasanın Alevi toplumunun yararına olduğunu vurgulayarak, Alevi toplumunun çocuklarının da bu çatışmalı süreçte her iki tarafta da toprağa düşüp can verdiğini, bir kere bunun ortadan kalkmasının bile büyük bir kazanım olduğunu belirtti.

“ALTAN TAN’IN HEDEFİ KÜRT HAREKETİNİ SİYASAL İSLAMCI BİR KARAKTERE BÜRÜNDÜRMEK”

Altan Tan’ın katıldığı bir programda “Marksist Aleviler, Ateist Aleviler, Ali’siz Aleviler” ifadelerini kullanarak bu kesimlerin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne karşı olduğu yönündeki söylemlerini değerlendiren Kenanoğlu, bu söylemin barışın konuşulduğu sürece zarar verecek nitelikte olduğunu söyledi.

Kenanoğlu, Altan Tan’ı tek başına değerlendirmemek gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bunlar kamuoyunda bilinen siyasetçiler. Bunun dışında birçok akademisyen, yazar, çizer, İslami karaktere bürünmüş, İslamcı diye ifade edilen Kürt aktörler. Kürt hareketinin İslami bir karaktere bürünmesini savunuyorlar esasında. Bunların hayali de bu, hedefi de bu. Bunun karşısındaki en büyük engel kimdir? Bunun karşısındaki en büyük engel Alevilerdir. Onları da başına ekleyerek onları ötekileştiren, kamuoyunda kendince mahkum eden bir yere koyarak, onları marjinalleştirecek bir tanımlama yapıp bunların barışı istemediğini ifade ediyorlar.”

Silah bırakma töreninde Dersimli, Alevi kimliğiyle bilinen Besê Hozat’ın yer aldığını hatırlatan Kenanoğlu, “Söylediklerinin doğru olmadığını gördük zaten” dedi.

“BU, PİR SULTAN’IN İDAM GEREKÇELERİYLE AYNI ZİHNİYET”

Kenanoğlu, Altan Tan’ın söylemlerini tarihsel bir bağlama oturtarak şöyle konuştu:

“Pir Sultan’ın idamında, Hamdullah Çelebi’nin idamla yargılanma sürecinde, Yavuz’un fermanlarında, Ebu Suud’un fetvalarında bütün bunların da aslında Alevi inancının kendisini bir suç unsuru olarak gösterme, bir marjinal yapı olarak gösterme yaklaşımları var. Bugün Altan Tan ne diyorsa o zaman Osmanlı’nın kadısı da bunu söylüyordu.”

Altan Tan’ın hangi Alevi kurumlarını hedef aldığının açık olduğunu belirten Kenanoğlu, şunları söyledi:

“Altan Tan kimi kastediyor, çok belli. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nu kastediyor, Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu’nu kastediyor, Alevi Kültür Dernekleri’ni kastediyor. Ben bunları söylediğimde Altan Tan çıkıp ‘ben onları kastetmiyorum, Ali’siz Alevileri kastediyorum’ diyor. Ya kardeşim senin Ali’siz Alevi dediğin kişiler kim? Türkiye’de Ali’siz Alevi diye bir dernek mi var?”

“SÜRECE KARŞI OLDUĞUNU AÇIKLAYAN HİÇBİR ALEVİ KURUMU YOK”

Alevi toplumunda sürece karşı olduğunu açıklayan herhangi bir kurum bulunmadığını belirten Kenanoğlu, şöyle konuştu:

“Alevi toplumunda şu ana kadar bu sürece karşı olduğunu açıklayan hiçbir kurum yok. Bu süreci desteklediğini açıklayan kurumlar var, bir de sessiz kalan kurumlar var ama buna karşı çıkan hiçbir Alevi kurumu yok. Sen koca bir toplumu barış karşıtı ilan edemezsin. Alevi toplumu topyekun olarak barış sürecinin destekçisidir. Desteklediğini söylemeyen de karşısındayım diye bir açıklama yapmamıştır, sessiz kalmıştır. Sessiz kalmak da birtakım kaygılardan dolayı sessiz kalmıştır. Bu ayrı bir şeydir. Bu da anlaşılır bir şey olabilir kendi içerisinde, tartışılabilir.”

“ALEVİ KURUMLARININ YENİ BİR YAPILANMAYA İHTİYACI VAR”

Kenanoğlu, sürecin Alevi toplumu için de yeni bir dönem başlatacağını belirterek, Alevi toplumunun ve Alevi kurumlarının bu döneme hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.

Mevcut kurumlarla, mevcut hatla bu işi bir adım öteye götürmenin mümkün görünmediğini belirten Kenanoğlu, Alevi kurumlarının yeni bir yapılanmayla, yeni bir örgütlenmeyle yollarına ve mücadeleye devam etmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Fırat ALTINTAŞ/PİRHA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.