Alevi Haber Ajansi

Gazeteci Kemal Öztürk’ün sözleri RTÜK’e taşındı!

PİRHA- Gazeteci Kemal Öztürk’ün “Öyle korkunç hikayeler dinledim ki ‘Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir’ diyesiniz geliyor” sözlerine dair Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi İlhan Taşcı, kullanılan cümlenin suç unsuru teşkil ettiğini belirterek RTÜK Başkanlığı’na başvuruda bulundu.

Gazeteci Kemal Öztürk, NTV canlı yayınında, “”Öyle hikayeler dinledim ki orda, bu Sednaya Hapishanesinde. Orada çalışmış çöpçüyü bile assalar. kurşuna dizseler yeridir dersiniz. Öyle korkunç hikayeler. O Afrin’de, İdlib’te, Halep kırsallarında öylesine korkunç hikayeler dinledim ki, kurşuna dizmeden çocuk ölümüne kadar. ‘Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir’ diyesiniz geliyor”” şeklindeki ifadelerine tepkiler yükselirken, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi İlhan Taşcı, Öztürk’Ün sözlerinin suç unsuru teşkil ettiğini belirterek RTÜK Başkanlığı’na başvurdu.

Taşçı, yaptığı başvuruda, şunlara yer verdi:

“Burada özellikle değerlendirilmesi gereken husus, konuşmanın bir topluluğun tamamını, bireysel sorumluluklarından bağımsız biçimde yalnızca aidiyetleri üzerinden hedef almasıdır. Söz konusu ifadelerin yalnızca konuşmacının Suriye’deki geçmiş olaylara ilişkin kişisel değerlendirmesi olarak kabul edilip edilemeyeceğinin değil; yayın bağlamı, kullanılan kavramlar, hedef alınan topluluğun niteliği ve kullanılan ‘katletseler yeridir’ ifadesinin bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; ‘Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz’ hükmü vardır.

Bir topluluğa mensup kişilerin bireysel sorumluluklarından bağımsız olarak yalnızca aidiyetleri nedeniyle topluca hedef alınması ve tamamının öldürülmesinin ‘yerinde’ olabileceğinin ifade edilmesi, toplumda kin ve düşmanlık oluşturma veya mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etme bakımından değerlendirilmesi gereken bir durum ortaya çıkarmaktadır.

Bu çerçevede, ifadenin yayın bağlamı içerisinde toplumda belirli bir mezhepsel/inançsal gruba karşı olumsuz duygu ve tutumları besleyebilecek, söz konusu grubu topluca düşmanlaştırabilecek veya o gruba yönelik şiddet eylemlerini haklı gösterebilecek bir etki doğurup doğurmadığının uzmanlarca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Elbette siyasi ve toplumsal olayların, özellikle Suriye’de yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin televizyon yayınlarında tartışılması ifade ve basın özgürlüğünün koruma alanı içerisindedir. Ancak bir topluluğun geçmişte gerçekleştirdiği ileri sürülen eylemler nedeniyle, o topluluğa mensup kişilerin tamamının ‘katledilmesinin yerinde olacağı’ yönünde bir değerlendirmeye konu edilmesi, belirli bir olay veya kişinin eleştirisi sınırını aşarak kimlik temelli toplu bir hedef göstermeye dönüşüp dönüşmediği yönünden ayrıca incelenmelidir.

Bu nedenle yapılması talep edilen incelemenin, konuşmanın yalnızca tek bir cümlesine indirgenmeksizin, öncesi ve sonrasındaki ifadeler, programın konusu, konuşmacının kullandığı kavramlar ve yayının bütünü dikkate alınarak gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. Bu itibarla 27.08.2026 tarihli söz konusu yayının 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında incelenmesi, ilgili uzmanlar tarafından raporlandırılması ve konunun ilk Üst Kurul toplantısında gündeme alınması hususunu arz ederim.”

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.