PİRHA- Sercem TV yayın kurulu üyesi Ergin Doğru, hiç kimsenin Alevileri ‘Sözde’, ‘gerçek’ diyerek ayıramayacağını dile getirerek, Altan Tan ve Kemal Öztürk’ün Alevilere yönelik sözlerini “nefret suçu” olarak tanımladı: “Elinizi ve dilinizi üzerimizden çekin.”
Son dönemlerde siyasetçi Altan Tan ve gazeteci Kemal Öztürk tarafından Alevilere yönelik nefret söylemlerine dair Alevi kurumlarından tepkiler gelmeye devam ediyor.
Sercem TV yayın kurulu üyesi Ergin Doğru, nefret söylemlerine dair konuştu.
“SÖZDE ALEVİ – GERÇEK ALEVİ AYRIMI KABUL EDİLEMEZ”
Ergin Doğru, nefret söylemlerinin Alevilere dönük gerici zihniyetin kafasında var olan nefretin, o karanlık düşüncelerin dışavurumu olarak tanımlayarak şunları söyledi: ” Sercem TV olarak biz yayın ilkelerimizi belirlerken hangi kimliğe, hangi inanca yönelik olursa olsun ayrımcılık, ırkçılık, ötekileştirme suçunu asla kabul etmeyeceğimizi belirtmiştik. Buradan yola çıkarak Altan Tan’ın ve Kemal Öztürk’ün söylemleri hem ayrımcılık hem de nefret suçu kapsamına girmektedir.”
Doğru, Altan Tan’ın Aleviliğe dair bir tanım yapma çabasını da eleştirerek, “Altan Tan’ın Aleviliğe bir tanım getirmeye çalışarak kimilerini ‘sözde Alevi’ kimilerini ‘gerçek Alevi’ diye tanımlaması kendi fikrindekine, zikrindekine uymayanı suçlayarak ötekileştirmesi kabul edilebilecek bir şey değildir. Nasıl ki Aleviler kimseye bir kimlik tanımı yapmıyorsa, kimsenin de Alevilere bir kimlik tanımı yapmaması gerekiyor” diye belirtti.
“BİZ ALTAN TAN’A NASIL YAŞAMASI GEREKTİĞİNİ TARİF EDİYOR MUYUZ?”
“Aleviler yaşadıkları ve inandıkları gibidir” diyen Doğru, “Bunu belirlemeye kimsenin hakkı yok. Evet, Alevilik sevgi ve hoşgörü inancıdır. Alevilik kendine yönelik her türlü saldırıya sessiz kalmak değildir. Nitekim Alevi kurumları, Alevi canlar, Alevi şahsiyetler yoğun tepki gösteriyorlar ki haklıdırlar. Kimin hakkıdır Alevilerin sözde ya da gerçek olduğunu belirlemek? Biz Altan Tan’ın yapmış olduğu belirlemeden yola çıkarak mı kendi inancımızı tanımlayacağız? Veya biz Altan Tan’ın hiç kabul etmediğimiz fikrine rağmen o düşüncesine sayı gösteriyorken onun bizim düşüncemize inancımıza saygı göstermemesi kabul edilebilir mi? Biz Altan Tan’a nasıl yaşaması gerektiğini tarif ediyor muyuz? Kendisi böyle bir hakkı kendisinde nasıl görüyor?” diye sordu.
“ELİNİZİ VE DİLİNİZİ ÜZERİMİZDEN ÇEKİN”
Katıldığı bir TV programında Suriye’de Alevilere yönelik kıyımlarla ilgili Kemal Öztürk’ün sözlerini de hatırlatan Doğru şöyle konuştu:
“Kemal Öztürk’ün yaptığıysa daha da vahim bir şey. Suriye’de Alevilere yönelik kıyımlar yapılırken, o kıyımlar üzerine ‘keşke yan yana getirilip kurşuna dizilseydiler’ cümlesini zikretmek bile bir fecaattir, kabul edilebilir bir durum değildir.
Geçmiş tarihe baktığımız zaman bu söylenenlerin ne anlama geldiğini Aleviler olarak biz iyi biliyoruz. Eğer bu zat-ı muhterem söylediği sözü cehaletinden söylemediyse kesinlikle maksatlıdır. Bu maksatlı sözün de yol açacağı sonuçları biz Dersim’den, Madımak’tan, Maraş’tan ve daha öncesinden biliyoruz. O yüzden de bu ve bunun gibileri de uyarma ihtiyacı duyuyoruz. Elinizi ve dilinizi üzerimizden çekin.
AYRIŞTIRMANIN KİME HİZMET ETTİĞİNİ İYİ BİLİYORUZ
Öte yandan Alevileri yaşanan süreç noktasında bir yerlere koyup ötekileştirmeye çalışmak, barış karşıtı oldukları söylemlerin kendisi de gerçeği ifade etmiyor ve niyetlidir. Aleviler barış noktasında çok nettir. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başından itibaren de kendi duruşlarını net olarak kurumları aracılığıyla ifade ettiler ve pratik olarak da bunu gösterdiler. Ama bunu görmemezlikten gelip niyetli bir şekilde Alevileri, sosyalistleri ve aslında barış için bir araya gelebilecek güçleri ayrıştırmaya çalışmanın kime hizmet ettiğini hepimiz iyi biliyoruz.
TOPLUMSAL BARIŞTAN YANAYIZ
Anlamak istemeyenlere ya da görmek istemeyenlere bir kez daha televizyonumuzdan haykıralım: biz Aleviler eşitlikten, inanç özgürlüğünden, insan haklarından ve toplumsal barıştan yanayız. Bu noktada tavrımız da, duruşumuz da net. Bir barış felsefesine, inancına sahip olan bir inanç temsiliyetini bunun dışında göstermek olsa olsa ya cehalettir ya da art niyettir.
NEFRET SÖYLEMİNİN KARŞISINDAYIZ
Arap Alevilere dönük kullanılan söylemi de asla kabul etmiyoruz. Aleviler birdir. “Yol bir sürek binbir” felsefesi bunu göstermektedir. Dünyanın neresinde olursa olsun tüm Alevileri bir olarak görürüz. Herhangi birine dönük sözlü saldırı da olsa hepimiz biriz. Sadece Aleviler de değil bu noktada biz insana insan olarak bakıyoruz, bir can olarak bakıyoruz. Dolayısıyla insana dönük her türlü ayrımcı, nefret suçlarının da karşısında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Biz de diğer Alevi kurumları gibi bu nefret söyleminin karşısındayız, karşısında olmaya devam edeceğiz.”
PİRHA/İSTANBUL
Yoruma kapalı.