PİRHA- Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, başlayacak eğim-öğretim yılına dair konuştu. Okullarda bilimsel eğitimin geri plana itildiğini vurgulayan Eriş, “Alevi kurumları olarak, bu ülkenin aydınları, demokratları, vatanını, milletini, çocuklarını seven insanlar olarak, mutlaka tepkimizi koymamız lazım. Bu asla kabul edilemez” dedi.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı 14 Eylül’de başlıyor. Her yıl olduğu gibi bu yılda eğitimdeki eşitsizlik, müfredattaki zorunlu din derslerinin olması gibi bir çok sorunun devam ettiği eğitim ortamında Alevi çocukları asimilasyonla karşı karşıya bırakılıyor.
Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, başlayacak eğim-öğretim yılına dair konuştu.
“BİLİMSEL EĞİTİM BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
Hüseyin Eriş, Alevi inancını okumayı inancın merkezine koyduğunu belirterek, “Özellikle ‘bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ diyor pirimiz Hacı Bektaşi Veli. Hazreti Ali de ‘Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum ’diyor. Ülkemizde, bilimsel eğitimi geri plana itip daha dinsel okullar açmaya çalışıyoruz. Bunu da anlamak mümkün değil. Özellikle son dönemde okullara mescit yaparak laikliği yok sayıyorlar. Böyle bir şey olmaz, olamaz. Buna şiddetle karşı çıkıyoruz, çıkacağız. Çünkü bilimsel eğitim bizim için çok önemli” dedi.
“OLMAZ!”
Aleviler olarak her zaman bilime inandıklarını vurgulayan Eriş, “Aleviler olarak bizim de Yol’umuz, inancımız var. Ama bu demek değil ki bilimden uzaklaşalım, tamamen dinsel eğitimle, hem hal olalım, okullarımızı dinselleştirelim. Olmaz, olmuyor” diye belirtti.
“ASLA KABUL EDİLEMEZ”
Okullara mescit yapılmasını asla kabul etmediklerinin altını çizen Eriş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çünkü orada biz Alevilerin çocukları ve orada farklı farklı inançtan, insanların çocukları da var. Bu yapılanlar tamamen dayatmadır.
İnsan ibadetini yapacaksa gitsin evinde yapsın. Camiler var. Cemevleri var. Nerede istiyorsa orada ibadetini yapsın. Yani buna bizim kesinlikle çok şiddetli bir tepki göstermemiz lazım.
Aleviler, kurumlar, dedeler, babalar olarak bunları duydukça hakikaten, ciğerimiz, yüreğimiz sızlıyor. Bizi yönetenler ne yapmaya çalışıyor acaba? Hakikaten bizi sevmiyorlar mı? Bizi gözden mi çıkardılar?
Akılla işe başlamak lazım. İlimle, bilimle, bunları çözebilmek lazım. Dolayısıyla bizim bu 2026-2027 yılındaki, müfredata şiddetle karşı çıkıp özellikle mescitleri kesinlikle biz orada istemiyoruz. Bilimden, ilimden uzak hiçbir katma değer üretemeyen, sanayiyi, teknoloji üretemeyen bir millet durumuna düşeriz. Bunlar çok vahim şeyler.
Dolayısıyla, 2026-2027 öğretim yılında okullar açılmadan, mutlaka tepkimizi koymamız lazım. Alevi kurumları olarak, bu ülkenin aydınları, demokratları olarak, bu ülkede vatanını, milletini seven, çocuklarını seven insanlar olarak, mutlaka tepkimizi koymamız lazım. Bu asla kabul edilemez.”
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.