Alevi Haber Ajansi

Gülşen Şenol: Cemevleri de ibadethanedir, eşit yurttaşlık hakkımızı istiyoruz-VİDEO

PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Akbük Şubesi Cemevi Başkanı Gülşen Şenol, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulmamasının Alevi toplumunun en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, kamusal hizmetlerden eşit yararlanmak istediklerini söyledi. Cemevlerinin yönetiminde kadınların daha fazla yer alması gerektiğini de vurgulayan Şenol, “Kadınlarımızın öncelikle cesaretli olması gerekiyor. Biz bunu Akbük Cemevi’nde başardık” dedi.

Aydın’ın Didim ilçesine bağlı Akbük Mahallesi’nde bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Akbük Şubesi Cemevi, inanç hizmetlerinin yanı sıra eğitim ve kültür alanında da çalışmalarını sürdürüyor. 2014 yılında yapımına başlanan cemevinde yeni dersliklerin tamamlanması için çalışmalar devam ederken, bağlama, İngilizce ve Türkçe gibi farklı alanlarda düzenlenen kurslar da bölge halkından ilgi görüyor.

PİRHA’ya konuşan HBVAKV Akbük Şubesi Cemevi Başkanı Gülşen Şenol, cemevinin kuruluş sürecinden kadınların Alevi örgütlenmesindeki yerine, zorunlu din derslerinden cemevlerinin yasal statüsüne kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

“BÜYÜK MÜCADELEYLE CEMEVİNİ TAMAMLADIK”

Akbük’te bir cemevi kurulması için 2012 yılında çalışmalara başladıklarını belirten Şenol, 2014 yılında temeli atılan cemevinin büyük ölçüde dayanışmayla inşa edildiğini söyledi.

Didim’de cemevi bulunduğunu ancak Akbük’te de bir cemevine ihtiyaç olduğunu düşünerek yola çıktıklarını anlatan Şenol, yapım sürecinde yönetimde yer alan herkesin emek verdiğini belirtti.

Cemevinin çatısı altında Alevilerin yanı sıra farklı inançlardan insanların da birlik ve beraberlik içerisinde bulunduğunu ifade eden Şenol, cemevinin büyük ölçüde yurttaşların katkılarıyla tamamlandığını belirterek şöyle konuştu:

“Çok büyük mücadeleler içerisinde olduk. Çünkü devletimizin yapmadığı yardımları canlarla yapmaya çalıştık. Dilimizle, dişimizle, tırnağımızla derler ya; biz onu yapmaya çalıştık ve başardık.”

İki dönemdir cemevi başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Şenol, Alevi kadınların inanç konusunda bilinçli olduklarını ve bu birikimi çocuklarına aktardıklarını söyledi. Kadınların cemevindeki etkinliklere ve cemlere yoğun katılım gösterdiğini ancak yönetim kademelerinde daha fazla kadına ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

Şenol, “Burada etkinlik ya da cem yapıldığında kadınlarımız burada. Bu bilinci yaşatmaya çalışıyoruz fakat burada daha çok kadına ihtiyacımız var” dedi.

“KADINLAR YÖNETİMDE DAHA CESARETLİ OLMALI”

Alevi kadınların cemevlerinde ve yönetim kademelerinde daha görünür olması gerektiğini belirten Şenol, kadınlara cesaretli olmaları çağrısında bulundu.

Şenol şöyle konuştu:

“Görünür olabilmemiz için kadınlarımızın öncelikle cesaretli olması gerekiyor. Bizler evimizde, sokakta, iş yerinde, hayatın her alanında mücadele ediyoruz. Fakat yönetim kadrolarında ya da başkanlık söz konusu olduğunda aynı cesareti çok fazla gösteremiyoruz. Bunun için cesaretli olmamız gerekiyor. Biz bunu Akbük Cemevi’nde başardık. Dört kadın canımızla bu mücadeleyi ve cesareti ortaya koyduk. Erkek canlarımızla birlikte de bu önemli mücadeleyi yürütüyoruz.”

“ZORUNLU DİN DERSLERİ ÇOCUKLARI ASİMİLE EDİYOR”

Okullardaki zorunlu din derslerine de değinen Şenol, bu derslerin Alevi çocukları üzerinde asimilasyona yol açtığını ifade etti.

Şenol, “Lisede, ortaokulda zorunlu din dersleri vardı ve bunun üzerinde çok yoğun çalışıyorlardı. Tek bir dini kabul ettirmeye çalışıyorlardı. Gençleri asimile ederek, din üzerinden bunu vurgulamaya çalışıyorlardı ve baskıcı bir tutum içerisindeydiler. Biz bunları kabul etmiyoruz. O zaman da kabul etmedik, şimdi de kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Alevi çocuklarına yönelik eğitimde Aleviliğin de yer alması gerektiğini belirten Şenol, çocukların kendi inançlarını öğrenebilecekleri eğitim olanaklarının oluşturulmasını istedi.

“KAMU HİZMETLERİNDEN EŞİT YARARLANMAK İSTİYORUZ”

Alevi toplumunun en önemli sorunlarından birinin cemevlerinin yasal statüye kavuşturulmaması olduğunu belirten Şenol, cemevlerinin diğer ibadethanelerle eşit koşullarda değerlendirilmediğini söyledi.

Kamusal hizmetlerden eşit biçimde yararlanmak istediklerini ifade eden Şenol şöyle devam etti:

“Biz buraları yaptığımızda diğer ibadethanelere sağlanan imkânlar cemevlerine sağlanmıyor. Suyu belediye karşılıyor ancak elektrik konusunda diğer inanç yerlerinin faturaları ödenirken bizimki kabul edilmiyor. Birkaç yıl önce çok yüksek bir elektrik faturası geldi. Bunun üzerine cemevleri ve Alevi bileşenleri olarak bir araya geldik ve basın açıklaması yaptık. Diğer yerler nasıl ibadethaneyse cemevleri de ibadethanedir. Bizler de eşit yurttaşız. Eşit yurttaşlık haklarımızın elimizden alınmaması için mücadele ediyoruz. O zaman başlayan mücadelemiz hala devam ediyor.”

“ALEVİLER BİRLİK OLMAK ZORUNDA”

Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı da eleştiren Şenol, Alevilerin kendi inanç kurumlarını ve inanç hizmetlerini kendilerinin belirlemesi gerektiğini söyledi.

Şenol, “Bu başkanlık üzerinden istedikleri dedeleri, anaları maaşa bağlamak ve onların istedikleri şekilde bize yön vermek istiyorlar. Biz Aleviler ve cemevleri olarak bunu kabul etmiyoruz” dedi.

Alevilerin geçmişte yaşadığı katliamları hatırlatan Şenol sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz zamanında çok acılar yaşadık. Maraş, Sivas, Çorum gibi olayları yaşadık. Bunlar Kürtler ve Aleviler üzerinde uygulanan baskı, zulüm ve katliamlardı. Onun için biz Aleviler ne olursa olsun birlik olmak zorundayız. Cemevlerimizin ibadethane olarak kabul edilmesi için de var gücümüzle mücadele etmek zorundayız. Bunu da yapıyoruz.”

Semra ACAR/DİDİM

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.