PİRHA – DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartin, Ankara’nın Elmadağ ilçesinde yaşayan Münevver Özdemir’in, yaklaşık üç aydır devlet koruması altında bulunan 16 yaşındaki kızı Y.A.’nın Ankara Pursaklar’daki Saray Çocuk Evleri Sitesi’nde fiziksel şiddet, tehdit ve köyü muamele kaldığı iddialarını yanıtlaması istemiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a sordu.
DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartin, Ankara’nın Elmadağ ilçesinde yaşayan Münevver Özdemir’in, yaklaşık üç aydır devlet koruması altında bulunan 16 yaşındaki kızı Y.A.’nın Ankara Pursaklar’daki Saray Çocuk Evleri Sitesi’nde akran zorbalığı, fiziksel şiddet, tehdit ve kötü muameleye maruz kaldığı yönündeki iddiaları yanıtlaması istemiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a sordu.
“ÇOCUĞUN ŞİKAYETLERİ DİKKATE ALINMADI”
Söz konusu iddiaların devletin koruma ve gözetim sorumluluğu altında bulunan bir çocuğun güvenliği, yaşam hakkı, beden bütünlüğü, insan onuruna uygun bakım hakkı ve çocuk yararı ilkesi bakımından değerlendirilmesi gereken ciddi bir kamu yönetimi ve çocuk hakları meselesi olduğunu belirten Bartin, “Tarafımıza ulaşan bilgi ve belgelerde; çocuğun kaldığı A-24 biriminde başka çocuklar tarafından darp edildiği, çeşitli eşyalarla vurulduğu, sigara ile yakıldığı, eşyalarının ve parasının zorla alındığı, tehdit edildiği ve şiddeti bildirmesi hâlinde daha ağır şiddete maruz kalacağı yönünde korkutulduğu iddiaları bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUĞUN VUCUDUNDA MORLUKLAR”
Bartin, Anne tarafından ayrıca çocuğun yeterli beslenemediği, kurum personelinin yaşananlara zamanında müdahale etmediği ve çocuğun şikâyetlerinin dikkate alınmadığının ileri sürüldüğüne dikkat çekti.
9 Ağustos 2026 tarihli adli muayene kaydı da iddiaların yalnızca sözlü anlatımlardan ibaret olmadığını, çocuğun sağlık kuruluşunda adli muayeneden geçirildiğini gösterdiğini kaydeden Bartin, aynı tarihte alınan anne beyanında ise çocuğun vücudunda morluk, kızarıklık ve elinde yanık izine ilişkin anlatımlar ile kurumda yaşandığı ileri sürülen şiddet olaylarının aktarıldığı belirtti.
“ÇOCUĞUN ÜSTÜN YAYARI GÖZETİLMELİ”
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun temel yaklaşımı çocuğun üstün yararının gözetilmesi ve korunma ihtiyacı bulunan çocukların haklarının güvence altına alınması olduğunu hatırlatan Öznur Bartin, şunları ifade etti;
“2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında çocuk evleri ve çocuk evleri siteleri, korunma ihtiyacı bulunan çocukların bakımının devletin gözetim ve denetimi altında gerçekleştirildiği sosyal hizmet kuruluşlarıdır.
Dolayısıyla devlet koruması altındaki bir çocuğun aynı koruma mekanizması içerisinde şiddete, zorbalığa, tehdide veya ihmale maruz bırakıldığı iddiası, münferit bir disiplin sorunu olarak görülemez. Bakanlığın çocukların bakım, korunma, nakil, izleme ve kuruluşların denetiminden sorumlu olduğu da Bakanlığın görev tanımlarında açıkça belirtilmektedir. Özellikle çocuğun şiddeti bildirmesi hâlinde daha fazla zarar göreceği yönünde korkutulduğu iddiası, kurum içi şikâyet ve ihbar mekanizmalarının çocuk açısından güvenli olup olmadığının ayrıca araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Şikâyetlerin bizzat hakkında iddia bulunan personel eliyle değerlendirilmesi ihtimali ise idari soruşturmanın bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
“SORUŞTURMA ETKİN BİÇİMDE YÜRÜTÜLMELİ”
Ailenin çocuğun bulunduğu evin değiştirilmesi yönündeki başvurularının sonuçlandırılmadığı iddiası da ayrıca incelenmelidir. Bakanlığın mevcut düzenlemelerinde çocukların yaş, cinsiyet ve gelişim özellikleri ile psikososyal ihtiyaçlarına göre yerleştirilmesi ve gerekli hâllerde tertip/nakil işlemlerinin yürütülmesi öngörülmektedir. Bu nedenle olayın tüm yönleriyle, çocuk hakları ve üstün yarar ilkesi temelinde, kurum yönetiminden bağımsız bir idari incelemeye tabi tutulması; varsa ceza soruşturmasının etkin biçimde yürütülmesi, ihmali, kusuru veya sorumluluğu bulunan kişi ve yöneticilerin tespit edilmesi; delillerin korunması ve çocuğun yeniden mağdur edilmesinin önlenmesi gerekmektedir.
Ayrıca olayın münferit olup olmadığı, aynı kuruluşta veya Bakanlığa bağlı diğer çocuk bakım kuruluşlarında benzer şiddet, zorbalık, ihmal ve güvenlik sorunlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı; personel, güvenlik, yemek, bakım ve diğer hizmetlere ilişkin varsa hizmet alımı ve ihale süreçleri de kamu yararı, çocuk güvenliği ve etkin denetim ilkeleri bakımından incelenmelidir.
Devletin koruması altındaki bir çocuğun devletin gözetimindeki bir kurumda yeniden şiddet mağduru hâline gelmesi kabul edilemez. Öncelik, çocuğun can güvenliğinin sağlanması, psikososyal bütünlüğünün korunması ve üstün yararının güvence altına alınmasıdır. Bu kapsamda ailenin çocuğun mevcut birimden alınarak güvenli başka bir birime nakledilmesi yönündeki talebi de gecikmeksizin değerlendirilmelidir.”
“BAKANLIĞIN BİR GİRİŞİMİ OLACAK MI?
Bu bağlamda; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a şu soruları yöneltti;
-Ankara Pursaklar Saray Çocuk Evleri Sitesi’nde kalan Y.A.’nın başka çocuklar tarafından darp edildiği, sigara ile yakıldığı, çeşitli eşyalarla vurulduğu, eşyalarının ve parasının zorla alındığı ve tehdit edildiği yönündeki iddialar hakkında Bakanlığınız tarafından herhangi bir idari inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise soruşturmanın tarihi, kapsamı ve görevlendirilen müfettiş/incelemecilerin görev ve yetki bilgileri nedir?
-9 Ağustos 2026 tarihinde Pursaklar Devlet Hastanesi’nde düzenlenen adli muayene kapsamında tespit edilen bulgular Bakanlığınıza ulaşmış mıdır? Ulaşmış ise söz konusu tıbbi bulgular üzerine hangi koruyucu, önleyici ve idari tedbirler alınmıştır? Çocuğun psikolojik durumunun değerlendirilmesi amacıyla psikiyatri/psikososyal destek süreci başlatılmış mıdır?
-A.’nın şiddet olaylarını kurum personeline bildirdiği, ancak gerekli tedbirlerin alınmadığı ve şikâyet etmesi hâlinde daha fazla şiddete maruz kalacağı yönünde korkutulduğu iddiaları araştırılmış mıdır? Çocuğun beyanı, kurum personelinin müdahalesi ve olayların gerçekleştiği iddia edilen zaman ve mekânlar bağımsız biçimde incelenmiş midir?
-Anne Münevver Özdemir’in, kızının kaldığı evin değiştirilmesi amacıyla Pursaklar Kaymakamlığına ve Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne yaptığı başvurular Bakanlığınız kayıtlarında mevcut mudur? Bu başvurular hakkında bugüne kadar hangi işlemler yapılmış, neden sonuçlandırılmamış ve çocuğun üstün yararı bakımından yapılan sosyal incelemenin sonucu ne olmuştur?
-Çocuğun mevcut A-24 biriminde kalmaya devam etmesinin can güvenliği ve psikososyal bütünlüğü bakımından uygun olduğu yönünde Bakanlığınızca yapılmış güncel bir risk değerlendirmesi var mıdır? Aile tarafından talep edilen başka bir çocuk evine/ev tipi sosyal hizmet birimine nakil işlemi neden gerçekleştirilmemiştir? Çocuğun güvenliği açısından geçici veya kalıcı yer değişikliği derhâl yapılacak mıdır?
-Saray Çocuk Evleri Sitesi’nde 2026 yılı içerisinde çocuklar arasında meydana gelen darp, akran zorbalığı, tehdit, yaralanma, kendine veya başkasına zarar verme ve benzeri olayların toplam sayısı kaçtır? Bu olayların kaçında kolluk, Cumhuriyet başsavcılığı, sağlık kuruluşu veya Bakanlık müfettişleri devreye girmiştir? Olaylara ilişkin tutanak ve kayıtlar düzenli biçimde tutulmakta mıdır?
-Kurumda görev yapan çocuk bakıcıları, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, çocuk gelişimciler, yöneticiler ve diğer personelin 2026 yılı itibarıyla sayısı nedir? A-24 biriminde vardiya ve çocuk/personel oranı mevzuatta öngörülen standartlara uygun mudur? Personel hakkında daha önce çocuklara yönelik ihmal, kötü muamele veya görev ihmali nedeniyle yapılmış herhangi bir idari işlem bulunmakta mıdır?
-Kurumun güvenliği bakımından giriş-çıkış kontrolleri, ziyaretçi kayıtları, kamera sistemleri, ortak alanların izlenebilirliği, kesici-delici maddelerin ve tütün ürünlerinin kuruma sokulmasının önlenmesi ve çocukların güvenliği için uygulanan prosedürler nelerdir? Kameraların bulunmadığı veya kör noktaların olduğu alanlar var mıdır? Varsa bu alanlarda meydana geldiği iddia edilen olayların nasıl denetlendiği açıklanacak mıdır?
-Saray Çocuk Evleri Sitesi’nde çocukların beslenmesine ilişkin günlük menüler, porsiyonlar, gıda tedarik ve kontrol süreçleri ile çocukların yeterli beslenip beslenmediğine ilişkin izleme mekanizmaları nelerdir? Y.A.’nın aylarca yeterli beslenmediği yönündeki iddia hakkında herhangi bir sosyal inceleme, sağlık değerlendirmesi veya idari denetim yapılmış mıdır?
-A.’ya yönelik iddiaların tamamının bağımsız ve etkin biçimde araştırılması, varsa sorumlular hakkında idari ve adli süreçlerin işletilmesi, delillerin korunması, çocukların yeniden mağdur edilmesinin önlenmesi ve benzer olayların diğer çocuk bakım kuruluşlarında yaşanmaması amacıyla Bakanlığınızca kapsamlı bir denetim ve politika çalışması başlatılacak mıdır? Ayrıca olayda ihmali, kusuru veya görevi kötüye kullanması tespit edilen kamu görevlileri ile diğer sorumlular hakkında Cumhuriyet başsavcılıklarına gerekli bildirimlerin yapılması ve ceza soruşturması/kovuşturması süreçlerinin etkin biçimde takip edilmesi yönünde Bakanlığınızın bir girişimi olacak mıdır?
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.