PİRHA- 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında “Türkiye’de Siyasal Süreç, Ortadoğu ve Emperyalist Hegemonya” paneli düzenlendi. Panelde yapılan konuşmalarda Barış Süreci’ne dikkat çekilerek, birleşik mücadele vurgusu yapıldı.
“Türkiye’de siyasal süreç, Ortadoğu ve emperyalist hegemonya” başlıklı panel düzenlendi.
Panelin moderatörlüğünü Özkan Tacer yaparken, panele DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz, YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve SMF Temsilcisi Ziya Cebeci konuşmacı olarak katıldı.
Özkan Tacer, festivali daha güçlü kılmak için elinden gelenleri yapmaya çalıştıklarını söyledi. “Festivalin kendisi siyasaldır. Klamlarına, ianancına, kültürüne sahip çıkmanın adıdır.”
“BİZ DİRENMEKTEN VAZGEÇMEDİK, VAZGEÇMEYİZ“
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz, Sykes-Picot anlaşmasının benzerinin Colani’nin Fransa’da yaptığı görüşme sonrası gerçekleştiğini ifade ederek, şunları dile getirdi:
“1924 kodları bu ülkede değişmiş değil, o yüzden biz bu süreci ele alırken Bahçeli devrimci oldu, Erdoğan imana geldi Kürtlerle dost olacaklar diye yorumlarsak baştan yanılmış oluruz. Türkiye tam 100 yıldır bu mesele konuşulmasın diye kendini tarumar eden bir ülke konumda. 2015 yılında sayın Öcalan ile görüştüklerinde ona şunu söylüyorlar, devlet heyeti biz buradan gidiyoruz buraya geldiğimizde tek bir kişi olarak kalmış olacaksın, bütün direniş noktalarını ele alacağız, omuz üstünde baş bırakmayacağız demişler. 2015’te Şırnak’ı Cizre’yi hatırlayalım yerle bir edildi. Şark Islahat fermanından çıkan aynı şey, Erzurum Diyarbakır şöyle olacak böyle vurulacak yazılıyordu. Çöktürme planı aynı bu mantıkla hazırlanmış. Devlet heyeti bunu Sayın Öcalan’a söylemişti. Peki ne oldu, 2015 kararını alanlar şöyle bir gerçeklikle karşılaştı, kürdün bitmeyen 100 yıllık direniş hikayesi ile karşılaştılar. Kürtler ve dostları Türkiye ve dünya halkları ile beraber direndiler. Hatalarımız oldu ama diz çökmedik, boyun eğmedik. Sayın Öcalan’ın ortaya koyduğu çözüm perspektifi cumhuriyetim demokratikleştirilerek bütün farklılıklarımızın bir arada eşit ve özgür yaşamalarını ön gören bir felsefe. Sayın Öcalan’ın perspektifi devlet aklını da etkiliyor, bu neden sayın Öcalan’ın kapısını çaldılar.
AKP’YE MHP’YE ADIM ATTIRABİLECEĞİMİZİ UNUTMAYALIM
DEM Parti ve halklar olarak demokratik bir Türkiye istiyoruz. Barışla demokratikleşmeyi at başı olarak götürmeyi istiyoruz. İktidar güçleri ben ne olacağım diyor, bu işin sürüncemede kalıyor olmasının nedeni bu, bunun hesabı yapılıyor. Biz bu hesabı tehlikeli buluyoruz, gelecek bir yüzyılın bir daha heba edilecek bir hesap görüyoruz. Bizim buna fırsat verecek şansımız yok. Bir komisyon kuruldu, komisyon ciddi bir çalışma yürüttü. Komisyon eksik bir rapor sundu, bu komisyon çalışması bittikten ve meclise sunulduktan sonra AKP bir an önce gereği yapılsın denildi. Biz direnmekten vazgeçmedik, vazgeçmeyiz. Bize özümüzü hatırlatanlar Dersim’e baksınlar, dün de özümüz direnişti bugün de direniştir. Eğer bu gücümüz varsa biz AKP’ye MHP’ye adım attırabileceğimizi unutmayalım.”
“HANGİ DAĞDA EFKAR VARSA OLUMLU KATKI SUNACAKSA DESTEK OLALIM”
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, parti olarak Meclis Komisyonu’ndan kalkmaları için çok uğraşıldığını belirterek, “Adil ve onurlu bir barışın tesis edilmesi ve taslağın Meclis’e gelmesi gerekiyor. Yeni yüzyıla barış ve demokrasiyle girmeliyiz. Bu süreç Kürtler, Aleviler için destekleyelim. Hangi dağda efkar varsa olumlu katkı sunacaksa destek olalım. Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var. Ancak AKP, MHP ajandasıyla olmaz. Birleşik muhalefeti örgütleyelim. Dostlukla, dayanışmayla yeni bir gelecek tesis edelim” dedi.
SMF Temsilcisi Ziya Cebeci, iktidarı devleti şirket gibi yönettiğini dile getirerek, “İktidar Aleviliği inanç olarak görmüyor. Kürt’ün haklarını tanımıyor. Bu yüzden sorun olarak görüyorlar. İkinci sınıf muamelesi görmeye devam ediyor. Tek bir alanda kurtuluş yok. Mücadele biçimlerini birleştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
PİRHA/DERSİM
Yoruma kapalı.