Alevi Haber Ajansi

Gülistan Doku dosyasında bitmeyen soru: Her şey bu kadar açıkken Gülistan nerede?

PİRHA- Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde Dersim’de kaybolmasının üzerinden altı yılı aşkın süre geçti. Yıllarca “intihar” ihtimali üzerinden yürütülen soruşturma, 2026 yılında yaşanan gözaltı ve tutuklamalarla bambaşka bir boyut kazandı. Dosyada dönemin kamu görevlilerinin, polislerin ve çeşitli isimlerin şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dahil edilmesi, yıllardır dile getirilen “örtbas” iddialarını yeniden gündeme taşıdı.

Bugün kamuoyunun önündeki temel soru değişmiş durumda: Eğer soruşturma kapsamında bu kadar çok kişi hakkında işlem yapıldıysa, deliller bulunduysa ve örtbas iddiaları araştırılıyorsa Gülistan Doku’nun akıbeti neden hala ortaya çıkarılamadı?

GÜLİSTAN DOKU NASIL KAYBOLDU?

22 yaşındaki Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 günü kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Güvenlik kameralarına göre son görüntüleri Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü civarında kaydedildi.

Kaybolduğu günden itibaren baraj gölünde, çevredeki dağlık alanlarda ve farklı noktalarda defalarca arama çalışması yapıldı. Ancak ne Gülistan’a ne de ona ait herhangi bir somut bulguya ulaşıldı.

Bu durum, ailenin ve kadın örgütlerinin başından beri dile getirdiği soruyu daha da büyüttü: Eğer olay bir intiharsa neden yıllardır herhangi bir cenazeye ya da fiziksel bulguya ulaşılamadı?

YILLARCA NEDEN SONUÇ ALINAMADI?

Dosya uzun yıllar boyunca ilerlemedi. Aile ve avukatlar, kamera kayıtlarının eksik incelendiğini, bazı delillere ulaşılamadığını ve soruşturmanın etkili yürütülmediğini savundu.

Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, özellikle bazı kamera kayıtlarının dosyaya zamanında dahil edilmediğini, kritik görüntülerin saklandığını ve bazı kamu görevlilerinin soruşturma dışında tutulduğunu ileri sürdü. Çimen’e göre dosyanın yıllarca sonuçsuz kalmasının temel nedenlerinden biri cinayet ihtimalinin yeterince araştırılmamasıydı.

2026 yılında soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama işlemleri gerçekleştirildi. Dosyada dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, bazı polisler ve kamu görevlileri hakkında çeşitli suçlamalar kapsamında soruşturma yürütülüyor.

AVUKATLAR NEDEN “ÖRTBAS” DİYOR?

Ailenin avukatı Ali Çimen son olarak dosyada yer aldığını düşündüğü 25 kişilik bir “örtbas ekibi” şüpheli listesi hazırladıklarını açıkladı.

Çimen, bu kişilerin peşinen suçlu ilan edilemeyeceğini ancak soruşturmanın sağlıklı ilerleyebilmesi için tamamının araştırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca bazı kamera kayıtlarının saklanması, telefon verilerine müdahale edilmesi ve soruşturma sürecinde görev yapan bazı kişilerin tutumlarının araştırılması gerektiğini savundu.

DOSYANIN KİLİT İSİMLERİNDEN BİRİ: UMUT ALTAŞ

Dosyada son dönemin en dikkat çekici gelişmelerinden biri de uzun süredir aranan Umut Altaş’ın ABD’de yakalanması oldu.

Hakkında kırmızı bülten çıkarılan Altaş’ın yakalanmasının ardından Türkiye’nin iade talebi için süreç başlatıldı. Altaş’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarında dosyaya ilişkin önemli bilgi ve belgelere sahip olduğunu ileri sürmesi dikkat çekti.

Ancak yakalanmasının üzerinden geçen zamana rağmen Umut Altaş’ın henüz Türkiye’ye getirilmemiş olması yeni soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Dosyada önemli bilgiler verebileceği düşünülen bir ismin hala ifade vermemiş olması, soruşturmanın geleceği açısından kritik başlıklardan biri olarak görülüyor.

Bu nedenle bugün yalnızca “Gülistan Doku nerede?” sorusu değil aynı zamanda “Dosyanın kilit isimlerinden biri olan Umut Altaş neden hala Türkiye’de ifade vermedi?” sorusu da yanıt bekliyor.

NEDEN CENAZESİ BULUNAMIYOR?

Dosyanın en çarpıcı noktası da burada düğümleniyor.

Altı yılı aşkın süredir yapılan aramalara rağmen Gülistan Doku’nun cenazesine ulaşılamadı. Eğer Gülistan’ın baraj gölüne atlayarak yaşamını yitirdiği iddiası doğruysa, yıllar içinde en azından bir fiziksel bulguya ulaşılması gerektiğini savunan aile, bu nedenle intihar tezinin inandırıcılığını yitirdiğini düşünüyor.

Soruşturma kapsamında ortaya çıkan yeni iddialar ise Gülistan’ın viyadükte kaybolduğu yönündeki anlatının yeniden sorgulanmasına neden oldu. Dosyada bazı tanık beyanları, telefon kayıtları ve yeni delillerin değerlendirilmesiyle olayın farklı bir yerde gerçekleşmiş olabileceği ihtimali de araştırılıyor.

KAMUOYUNUN BEKLEDİĞİ CEVAP

Gülistan Doku dosyası artık yalnızca kayıp bir üniversite öğrencisinin dosyası değil. Dosya, Türkiye’de kadınların kaybolması, cezasızlık tartışmaları ve kamu gücünün soruşturmalar üzerindeki etkisine ilişkin en önemli örneklerden biri haline geldi.

Altı yıldır değişmeyen soru ise hala yanıt bekliyor:

Eğer deliller gizlendiyse kim gizledi?

Eğer bir cinayet işlendi ise nerede işlendi?

Gülistan’ın kaybolduğu gün ve sonrasında kimler ne biliyor?

Ve en önemlisi;

Gülistan Doku nerede?

Aradan geçen altı yılı aşkın süreye rağmen ne Gülistan’ın akıbeti aydınlatılabildi ne de ailesinin mezarına bir karanfil bırakabileceği bir yere ulaşıldı. Dosyada gözaltılar, tutuklamalar, yeni şüpheliler ve örtbas iddiaları gündeme gelirken, Gülistan Doku dosyası Türkiye’nin en büyük adalet sorularından biri olmaya devam ediyor.

PİRHA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.