Alevi Haber Ajansi

Ali Rıza Orman: Alevi felsefesinin evrensel değerini ortaya koymaya çalıştık- VİDEO

PİRHA- Be One Festivali’nde açtığı bilgilendirme standında Alevi felsefesini ziyaretçilere anlatan eğitimci ve yazar Ali Rıza Orman, hazırladığı çalışmayla Aleviliğin yalnızca bir inanç değil, akıl, bilim, adalet ve yaşam merkezli evrensel bir felsefe olduğunu ortaya koymayı amaçladıklarını söyledi.

 

Köln’de düzenlenen  Be One Festivali’nde çok sayıda kurum ve girişim bilgilendirme stantları açarak ziyaretçilerle buluştu. Festival kapsamında Alevi felsefesini tanıtmak amacıyla kurulan bilgilendirme standında yer alan Porz Alevi Derneği yöneticisi, eğitimci ve yazar Ali Rıza Orman, hazırladığı çalışmayla Alevi düşüncesinin evrensel boyutuna dikkat çekti.

Orman, hazırladıkları çalışmayla Alevi felsefesinin temel ilkelerini derli toplu biçimde ortaya koymayı amaçladıklarını söyledi. Orman, Alevi düşüncesinin çoğu zaman yalnızca bir inanç sistemi ya da Anadolu’ya özgü bir kültürel yapı olarak algılandığını, oysa insanlığa yaşamı açıklayabilecek güçlü ve evrensel bir felsefe sunduğunu vurguladı.

“ALEVİ FELSEFESİ ÇOK TUTARLI VE YAŞAMI BİZE İZAH EDEBİLECEK BİR DİSİPLİNE SAHİP”

Ali Rıza Orman, projenin çıkış noktasını anlatırken Alevi felsefesinin yeterince sistematik biçimde ortaya konulamadığını belirterek, “Oysa gerçekte çok tutarlı ve yaşamı bize izah edebilecek bir disiplini olan bir felsefeden söz ediyoruz. Bu anlamda da evrensel değerde bir felsefe.”

Orman, çalışmada özellikle Alevi düşüncesinin temelini oluşturan dört ana ilkeye dikkat çektiklerini ifade etti.

“KAİNATIN BİR BÜTÜN OLDUĞU, BÜTÜN PARÇALARIN AŞK İLE BİR ARADA OLDUĞU”

Alevi felsefesinin temel çizgilerini sıralayan Orman, şu değerlendirmede bulundu:

“Öncelikle kainatın bir bütün olduğu, ikincisi kainattaki bütün parçaların aşk ile bir arada olduğu, üçüncüsü sürekli bir değişimin olduğu, dördüncüsü de gerçekleri kabul etmenin, yani aklın ve bilimin önümüze koyduğu gerçekliği kabul etmenin yaşamı güzelleştirdiğine dair dört temel çizgiyi göstermeye çalıştık.”

“HEM ALMANCA HEM TÜRKÇE HAZIRLANDI”

Hazırlanan çalışmanın iki dilde yayımlandığını belirten Orman, uluslararası düşünürlerin sözlerine de özellikle yer verdiklerini belirterek,  “Bu proje hem Almanca hem Türkçe hazırlandı. Her bölüm iki dilde yer alıyor. Ayrıca uluslararası alanda değer görmüş filozofların, yazarların ve düşünürlerin sözlerini de kullandık. Bunun nedeni şu: Aslında Alevi felsefesi kainata dair birçok konuda bize cevap verebilecek yetkinlikte ve yetenekte bir felsefe” ifadelerini kullandı.

Orman, dünya çapında tanınan düşünürlerin görüşleriyle Alevi öğretisinin ortak noktalarını yan yana getirdiklerini belirterek şöyle konuştu:

“O uluslararası yazarların ve düşünürlerin sözleriyle bizim söylediklerimizi yan yana getirdiğimizde aslında Alevi felsefesinin Anadolu’ya sıkışmış, küçük bir inanç ya da bir tarikat veya mezhep gibi algılanamayacağını görüyoruz. Güçlü bir felsefesi olduğunu ve bu felsefenin evrensel değerde olduğunu anlatmak istedim.”

“AKIL, BİLİM, ADALET, DEMOKRASİ VE ETİK KONULARINI İŞLEDİK”

Çalışmada Alevi düşüncesinin toplumsal yaşama ilişkin yaklaşımını da ele aldıklarını ifade eden Orman, şunları söyledi:

“Bir felsefenin temel çizgilerini koyduk. Aleviliğin adalete bakış açısı, akıl ve bilime bakış açısı, toplum, demokrasi, birey, teoloji ve etik gibi konularda çalışmalar hazırladık. Bunların hepsinde de Victor Hugo’dan Montaigne’e, Albert Einstein’dan başka düşünürlere kadar insanların yaşama dair söyledikleriyle Alevilerin söylediklerini yan yana getirmeye çalıştım.”

“KATRE-İ GEVHERDİR SIRRI HAKİKAT”

Albert Einstein ile Alevi düşüncesi arasındaki benzerliğe dikkat çeken Orman, şu örneği verdi:

“Albert Einstein diyor ki; ‘Bir kum tanesindeki sırrı çözebilseydik kainatın bütün sırrını çözerdik.’ Bizde de dedelerimizin söylediği bir söz vardır: ‘Katre-i gevherdir sırrı hakikat.’ Yani gerçeğin sırrı maddenin en küçük parçasında gizlidir. Aslında aynı şeyi söylüyoruz ama bunların farkına varmıyoruz.”

“HACI BEKTAŞ VELİ BU FELSEFEDE EN ÖNEMLİ MİHENK TAŞLARINDAN BİRİ”

Alevi düşüncesinin tarihsel kaynaklarına da değinen Orman, Hacı Bektaş Veli’nin bu felsefenin en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirtti.

Kadına verilen değerin önemine işaret eden Orman, Bacıyan-ı Rum yapılanmasını hatırlatarak şöyle konuştu:

“Bacıyan-ı Rum bu dünyada ilk defa ortaya çıkan güçlü kadın örgütlenmelerinden biri anlamına geliyor. Üstelik bu örgütlenme 1200-1300’lü yıllarda gerçekleşiyor. Ancak biz bunu göremiyoruz. Bugün hala kadın-erkek eşitliği ve kadın sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalıyoruz. Oysa bu değerleri hayata geçirebilsek birçok sorunu çözebiliriz.”

Orman, Hallac-ı Mansur ve Harabi gibi isimlerin de Alevi düşüncesinin önemli kaynakları arasında bulunduğunu ifade etti.

Harabi’nin sözlerinin yanlış yorumlandığını belirten Orman, şunları kaydetti:

“Tanrı’yı nerede aramamız gerektiği konusunu çok net işlemiş ve çok güçlü bir entelektüeldi. Mesela onun ‘Ey zahit şaraba eyle ihtiram’ sözünü çoğumuz şişedeki şarap olarak anlıyoruz. Oysa oradaki şarap bilgidir. Hem de bilimsel bilgi. Yani o deyişte anlatılan şey; ‘Ey inanan, bilgiye saygı duy’ çağrısıdır. Meyhane ise kainattır. Bunları anlatamıyoruz. Bunların anlatılması gerektiğini düşünüyorum.”

“ALEVİLER TOPLUM VE DEMOKRASİ HAKKINDA NE DİYOR?”

Hazırladıkları çalışmada Alevi düşüncesinin demokrasi, toplum, birey, adalet ve bilim konularındaki yaklaşımını sistemli biçimde ortaya koymaya çalıştıklarını belirten Orman, “Aleviler toplum ve demokrasi hakkında ne diyor? Akıl ve bilim hakkında ne diyor? Adalet hakkında ne diyor? Birey hakkında ne diyor? Bunların hepsini burada topluca işlemeye çalıştık” dedi.

“YAŞAMIN HUKUKU”

Albert Einstein’ın insan bilincine ilişkin değerlendirmesinden hareketle önemli bir metafor kullanan Orman, birey ve toplum ilişkisini şu sözlerle anlattı:

“Albert Einstein diyor ki; ‘İnsan bilinci kendisini tüm diğer her şeyden ayrışmış olarak yaşar.’ Oysa bir yaprak tek başına değildir. Dalda başka yapraklar vardır. Dallar da tek başına değildir. Ağaç vardır. Ağaçların içinde bulunduğu orman vardır. Dolayısıyla yaprağın mutluluğu yalnızca kendi hukukunu savunmaktan geçmez. Ormanın hukukunu savunmaktan geçer.”

Alevi felsefesinin bu konuda çok net bir cevap verdiğini belirten Orman, sözlerini şöyle tamamladı:

“İnsanlar açısından baktığımızda bireyin hukuku mu, yaşamın hukuku mu dediğimizde Alevilerin verdiği cevap çok nettir: Yaşamın hukuku. Bireyin hukuku üzerinden hareket ettiğinizde sahip olmak ve hükmetmek gündeme gelir. Ama yaşamın hukukunu esas aldığınızda sahip olmanın ve hükmetmenin hükmünü kaybettiğini görürsünüz. Alevi felsefesi bunu söylüyor. Çalışmanın amacı da hem Alevi felsefesini derli toplu hale getirmek hem de onun evrensel değerini ortaya koymaya çalışmaktır.”

PİRHA/KÖLN

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.