Alevi Haber Ajansi

KESK Dersim Şubeler Platformu: Dersim’deki tüm kayıp ve şüpheli kadın ölümleri yeniden soruşturulmalı-VİDEO

PİRHA- KESK Dersim Şubeler Platformu, tüm şüpheli kadın ölümlerinin bağımsız biçimde yeniden soruşturulmasını ve sorumluların yargı önünde hesap vermesini talep etti.

Dersim’de 2020 yılında kaybedilen Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada altı yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanamaması, yalnızca bir yargı süreci eksikliği değil, hukuk devleti ilkesinin, kamusal sorumluluğun ve toplumsal vicdanın ağır biçimde zedelendiğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor. Son dönemde yaşanan gözaltı ve tutuklamalar ise, dosya etrafında uzun süredir dile getirilen karanlık ilişkiler ağı iddialarını güçlendiren gelişmeler olarak öne çıkıyor.

KESK Dersim Şubeler Platformu “Gülistan Doku Nerede” diyerek Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. Ardından Seyid Rıza Meydanı’na yürüyen KESK Dersim Şubeler Platformu üyeleri  basın açıklaması yaptı. Açıklamayı SES Dersim Şubesi Eş Başkanı Serap Kahraman okudu.

“MÜNFERİT DEĞİL, YAPISAL BİR SORUN”

Gelinen aşamada dosyanın yalnızca bir kayıp vakası olmaktan çıktığına dikkat çekilen açıklamada, dönemin mülki idare amirlerinden başlayarak üniversite, hastane ve güvenlik birimlerine kadar uzanabileceği öne sürülen koruma, suskunluk ve cezasızlık zincirinin sorgulanması gerektiği vurgulandı.
Bir kentte kadınların kaybolduğu, şüpheli ölümlerin yaşandığı ve delillerin karartıldığı bir ortamda münferit olaylardan değil, yapısal bir çürümeden söz edilmesi gerektiği ifade edildi.

“TÜM ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ YENİDEN SORUŞTURULMALI”

Gülistan Doku dosyasının, kadınların yaşam hakkına yönelik tehditlerin sembolü haline geldiği belirtilerek, yalnızca bu dosyanın değil Dersim’deki tüm kayıp ve şüpheli kadın ölümlerinin bağımsız, tarafsız ve derinlemesine biçimde yeniden ele alınması çağrısı yapıldı.
Özellikle Rojwelat Kızmaz’ın ölümü başta olmak üzere kamuoyunda kuşku yaratan tüm olayların bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiği vurgulandı.

“HİÇBİR MAKAM CEZASIZLIK ZIRHI OLMAMALI”

Dönemin valisi, emniyet ve jandarma görevlileri ile kamu kurumlarında görevli kişiler hakkında ihmal, delil karartma ve sorumluluk iddialarının yargı önünde açığa çıkarılması gerektiği belirtilerek, hiçbir makamın, unvanın ya da kurumsal aidiyetin cezasızlık gerekçesi olamayacağı ifade edildi.

SAĞLIK VERİLERİ VE KAMERA KAYITLARI TARTIŞMA KONUSU

Açıklamada, Gülistan Doku’ya ait kişisel ve sağlık verilerinin silindiğine dair iddiaların hukuk devleti açısından son derece vahim olduğu belirtildi.
Bu kapsamda:

-Veri silme işleminin hangi yetkiyle yapıldığı

-Kimler tarafından gerçekleştirildiği

-Kayıtların neden geri getirilemez şekilde yok edildiği

-Olası bir delil karartma olup olmadığı sorularının açıklığa kavuşturulması istendi.

Ayrıca Munzur Üniversitesi’nde Doku’nun kaybolduğu bölgeyi gören kamera kayıtlarının silindiğine yönelik iddiaların da acilen araştırılması talep edildi.

ÜNİVERSİTELER VE KAMU KURUMLARI İÇİN ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI

Üniversitelerin gençler için güvenli ve özgür alanlar olması gerektiği vurgulanarak, öğrencileri baskı altına alan ya da istismar eden yapıların açığa çıkarılması ve cezalandırılması gerektiği ifade edildi.
Kamu kurumlarında yaşanan terfi ve görevlendirmelere ilişkin iddiaların da şeffaf biçimde incelenmesi çağrısı yapıldı.

BU MÜCADELE SADECE BİR DOSYA DEĞİL

Açıklamada, Gülistan Doku dosyasının yalnızca bir kayıp vakası olmadığı, kadın özgürlüğü, toplumsal barış ve demokratik yaşam mücadelesinin bir parçası olduğu belirtildi.

Açıklama da son olarak, Gülistan Doku, Rojwelat Kızmaz, Rojin Kabaiş, Esma Kılıçaslan ve adı bilinen ya da bilinmeyen tüm kadınlar için adalet talep edildi.

Platform açıklamasının ardından Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Sekreteri Zülküf Güneş söz aldı.

Güneş, yaptığı konuşmada Gülistan Doku dosyasına, Türkiye’deki faili meçhul cinayetlere ve kamu gücünün kullanımı tartışmalarına dikkat çekti. Güneş, demokratik, eşit ve anadilinde eğitim mücadelesini hatırlatarak başladığı konuşmasında, toplumsal adalet ve barış vurgusu yaptı.

FAİLİ MEÇHUL DOSYALAR VE KAMU GÜCÜ ELEŞTİRİSİ

Türkiye’de geçmişte yaşanan faili meçhul dosyalara da değinen Güneş, Gülistan Doku’nun yanı sıra Rojin Kabaiş ve Rabia Naz olaylarını örnek göstererek, benzer süreçlerde kamu gücünün kötüye kullanıldığına dair ciddi iddiaların bulunduğunu söyledi. Bu tür olayların üzerinin örtülmesinde devlet kurumlarının rolüne ilişkin eleştiriler dile getirdi.

Dersim özelinde kayyum uygulamalarına da değinen Güneş, seçilmiş yerel yönetimlerin yerine kayyum atanmasını eleştirerek, bunun halk iradesi üzerinde bir müdahale olduğunu ifade etti. Kamu gücünün sınırsız ve denetimsiz kullanımının demokratik toplum açısından ciddi sorunlar doğurduğunu belirtti.

Konuşmasının devamında Türkiye’de barış ve eşit yurttaşlık vurgusu yapan Güneş, Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesinin toplumsal barış açısından kritik olduğunu savundu. Hukukun üstünlüğünün olmadığı ortamlarda karanlık olayların aydınlatılmasının zorlaştığını ifade etti.

Eğitim alanındaki sorunlara da değinen Güneş, okullarda artan şiddet olaylarının ve eğitimde yaşanan yapısal problemlerin ciddi biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

Konuşmaların ardından oturma eylemi yapıldı. Alkış ve zılgıtlarla eylem sona erdi.

PİRHA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.