PİRHA- Gülistan Doku’nun akıbeti için Adliye önünde bir araya gelen Munzur Üniversitesi öğrencileri 6 yıldır süren cezasızlığa ve cevapsız kalan sorulara tepki gösterdi. Adalet mekanizmasının merkezinde yetkililere seslenen kadın öğrenciler, kampüslerdeki güvenlik zafiyetine dikkat çekerek sarsıcı bir uyarıda bulundu: “Ailelerimizin bu üniversiteye mezuniyetimiz için değil, mezarımızı aramaya gelmelerinden korkuyoruz.”
5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku için Adalet Sarayı önünde bir araya gelen üniversite öğrencileri, soruşturma sürecindeki ihmalleri ve yaşadıkları güvensizlik hissini dile getirdi. Her yerin kameralarla izlendiği bir kentte bir kadının iz bırakmadan kaybolmasını “hayret verici” olarak nitelendiren öğrenciler, adliye binası önünden Adalet Bakanlığı’na seslendi. Delillerin karartıldığı şüphesi ve failin korunması algısının öğrenciler üzerinde büyük bir güven sorunu yarattığını vurgulayan öğrenciler, cinayetlerin ve kayıpların normalleştirilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, gerçek bir adalet tesis edilene kadar takipçi olacaklarını ilan ettiler.
“KÜÇÜCÜK ŞEHİRDE EMNİYET NEREDEYDİ?
Edebiyat öğrencisi Elif Demir, Dersim gibi yoğun güvenlik önlemlerinin olduğu bir şehirde Gülistan Doku’nun bulunamamasının “hayret verici” olduğunu vurguladı. Demir, hissettiği güvensizliği şu sözlerle aktardı:
“Gülüstan Doku davası neredeyse 7 yıla yaklaştı. Her yerde emniyet, her yerde MOBESE var. Küçücük bir yerde nasıl bulunmadı? Biz artık okula korkuyla gelip gidiyoruz. Adalet Bakanı’na sesleniyorum: Eğer hepimizi temsil ediyorsanız, güvenliğimizi almak zorundasınız. En çok da bu sessizliğe sinirliyiz.”
“TEK İSTEĞİMİZ YARGI”
Ebelik öğrencisi Rojin İdacı ise davanın sürüncemede bırakılmasının ve delillerin karartıldığına dair şüphelerin öğrenciler üzerinde büyük bir güven kırılması yarattığını belirtti:
“Kadın öğrenciler olarak burada kesinlikle güvende hissetmiyoruz. 6 yıl boyunca hiçbir izin bulunmaması, bizde sistemin cinayeti örtbas etmek için devreye girdiği algısını oluşturuyor. Tek isteğimiz gerçek suçluların yargılanmasıdır.”
“MEZUNİYETİM İÇİN DEĞİL, MEZARIM İÇİN GELECEKLER”
Öğrencilerin en sarsıcı mesajı ise Hivda Çokluk’tan geldi. Ailenin yaşadığı acıya tanıklık etmenin ağırlığını anlatan Çokluk, kendi geleceği için duyduğu kaygıyı şu çarpıcı sözlerle ifade etti:
“Az önce aileyi gördüm, içim parçalanıyor. Yarın öbür gün benim ailem de bunu yaşayabilir. Ailem mezuniyetim için bu üniversiteye geleceğine, mezarımı bulmak için buraya gelecek diye korkuyorum. Meğer katiller ellerini kollarını sallayarak içimizde dolaşıyormuş. Kadın cinayetleri normalleştirilmemeli.”
ADALET BEKLEYİŞİ SÜRÜYOR
Munzur Üniversitesi öğrencileri, Gülistan Doku davasının sadece kayıp bir şahsın değil, tüm kadın öğrencilerin yaşam hakkı mücadelesi olduğunu vurgulayarak; sorumluların bir an önce tutuklanması ve adaletin tesis edilmesi çağrısıyla açıklamalarını sonlandırdı.
Nuray ATMACA-Cem EKİNCİ/DERSİM
Yoruma kapalı.