PİRHA- Dersim Kadın Platformu, Gülistan Doku soruşturmasına yönelik adalet talebiyle Tunceli Adliyesi önünde açıklama yaptı. Yapılan açıklamada konuşan kadınlar, Gülistan Doku davasındaki gelişmelerin kadınların kesintisiz mücadelesinin sonucu olduğu vurgulayarak, “Erkek adalet değil gerçek adalet” demeye devam edeceklerini ifade etti.
Adliye Binası önünde yapılan açıklamaya DEM Parti ve CHP’li milletvekilleri destek verdi. Açıklamada konuşan İHD Dersim Şube Eş Başkanı Nurşat Yeşil, 6 yıl boyunca “Erkek adalet değil gerçek adelet”, “Gülistan Doku nerede?” diye haykırdıklarını belirterek, kadınların mücadelesiyle gelişmelerin yaşandığını ifade etti. Yeşil, Kaybedilen ve katledilen kadınlar için mücadele edeceklerini söyledi.
Ardından yapılan açıklamada, bir tek gün bile “Gülistan Doku nerede?” demekten vazgeçmediklerine dikkat çekildi. Faillerin işledikleri suçlar için ağır şekilde yargılanması çağrısında bulunan kadınlar, adaletin sağlanmasını istediler.
“ÜST DÜZEY BÜROKRATLAR YARGILANSIN”
Dersim Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Yenigün Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Argın, şunları ifade etti:
“Dönemin savcıları kamera görüntüsü yok, görgü tanığı yok, hiçbir delil yok dediler! Dönemin hem valisi hem kayyumu Tuncay Sonel’in oğlu olan fail Mustafa Türkay Sonel hakkındaki ihbar hakkında hiçbir araştırma yapmadılar. Göz göre göre Tuncay Sonel’in bürokrasideki gücünü kullanarak cinayeti örtbas etmesini seyrettiler.
Başta Gülistan Doku’nun ailesi, Dersim Kadın Platformu olarak bizler ve Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar olarak Gülistan’a ne oldu diye sormaya bir tek gün bile bırakmadık.
Gelinen aşamada her ne kadar soruşturma dosyasında gizlilik kararı olsa da basına yansıyan bilgilerden asli failin Mustafa Türkay Soner olduğunu, cinayet işlenirken ilin valisi olan Tuncay Sonel’in korumasını, emrindeki personellerini kullanarak cinayet delillerini kararttmaya çalıştığını, bazı yerli isimlerin katillerle işbirliği içerisinde olduğuna dair şüphe bulunduğunu ve el birliğiyle şımarık bir AKP’li çocuğunu kollamak için adeta suç örgütü gibi çalışarak genç bir kadının akıbetini karanlığa gömmeye çalıştıklarını görüyoruz. Gülistan bu ülkede ki kayıp kadınlardan maalesef yalnızca bir tanesi. 6 yıldır deliler saklanmış, yok edilmiş, failler korunmuş devletin kendilerine verdiği gücü arkasına alanlar işledikleri suçları örtbas etmişlerdir. Bunun hesabı sorulmadan adalet sağlanabilir mi?
Kız kardeşimiz Gülistan Doku’nun katledilmesi ve akıbetinin karanlıkta kalması için delil karartılması ile ilgili soruşturmada bugün çok önemli bir noktadayız. Dönemin valisi Tuncay Sonel’in kamu gücünü kullanarak cinayeti nasıl örtbas etmeye çalıştığı açıkça gözler önüne serildi. Buna rağmen Tuncay Sonel’in hala mülkiye başmüfettişi görevine devam etmesini kabul etmiyoruz. Tuncay Sonel’in acil bir şekilde soruşturmaya dahil edilmesini ve hakkında gözaltı kararı verilmesini talep ediyoruz.
Bizler şunu çok iyi biliyoruz, adalet yalnızca birkaç iyi ve vicdanlı savcının, hakimin elindeki sihirli değnekle gelmez. Aslolan işbirlikçilerinin ve Mustafa Türkay Sonel adlı baş failin sırf babası vali diye, dönemin içişleri bakanı Süleyman Soylu ve dolaysısıyla AKP bürokrasisi ile güçlü ilişkileri var diye işlediği cinayetin cezasını çekmekten tam 6 yıl boyunca kaçamadığı bir ülkeyi yaratmaktır.
Bizler cinayetin bile cezasız bırakılmaya çalışıldığı, güç kimdeyse adaletin onun sözüne göre şekillendiği bu düzeni kabul etmiyoruz. Rojin Kabaiş’in, Rabia Naz Vatan’ın, Nadira Kadirova’nın, Yeldana Karaman’ın katillerinin açığa çıkması için mücadelemize devam edeceğiz.
Bugün ise Tunceli Adliyesi önünden, cinayet şüphelileri arkamızdaki binada sorgulanmaya devam edilirken buradan tekrar söylüyoruz; Tuncay Sonel görevden alınsın, soruşturmaya dahil edilsin ve işlediği tüm suçlar için en ağır şekilde cezalandırılsın.”
“GÜLİSTAN DOKU’YA YAŞATILAN COĞRAFYAMIZDA SÜRDÜRÜLEN ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARININ SONUCUDUR”
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, adalet istediklerini belirterek, “İktidar bu ülkeyi kadınlar mezarlığına çevirdi. Kadınlar yıllarca vazgeçmeden mücadele etti. Bu dava bütün kadınların davasıdır. Adaletin tesis edilemsiyle kadın cinayetlerinin önüne geçecektir. Dönemin valisi ve İçişleri bakanının dosyaya dahil edilmesi gerekiyor. Munzur Üniversitesi Rektörü, dönemin başsavcıları, emniyet müdürleri de dosyaya dahil edilmelidir. Çete ilişkileri açığa çıkarılmalıdır. Gülistan Doku’ya yaşatılan coğrafyamızda sürdürülen özel savaş politikalarının sonucudur. Meclis vereceğimiz araştırma önergesini hayata geçirelim ve herşey açığa çıksın. Gülistan Doku şahsında bütün kadın için adaleti tesis edene kadar mücadele edeceğiz” dedi.
“MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, adalet için mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, “Gülistan Doku için adalet mücadelesinde çok önemli anlara tanıklık ediyoruz. Kadın cinayetleri politiktir dediğimiz yer tam da Gülistan Doku dosyasında görüyoruz. Bugün gözaltına alınanlar için 6 yıl önce aynı şeyi söyledik; şeffaf bir soruşturma yürütülmesini istedik. Örgütlü bir kaybettirmeyle, cinayetle karşı karşıya olduğumuzu hep söyledik. Bugün açığa çıktı. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Sadece şu anda gözaltında olan ve tutuklananlar değil, kamu gücünü kullanan, delillerini ortadan kaldıranlarda sorumludur. Gülistan Doku’nun ailesinin, kadınları verdiği mücadele çok önemli. En üst makamlarda bulunanların tamamı hesap verinceye kadar “Gülistan Doku için adalet” için mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadın cinayetlerin failleri mücadelemizle aydınlanacaktır” diye konuştu.
“BU YOLDAN GERİ DÖNÜŞ YOK”
Anne Bedriye Doku’da, adalete güvendiğini söyledi. Aygül Doku da, zorlu bir mücadeleyi kadınlar olarak verdiklerini vurgulayarak, “Çok acı çektik. 7 yıl boyunca adalet aramak çok zordu. Umudumuz çiçek açmış durumda. Bu yoldan geri dönüş yok. Büyük bir sabırla bu dosyanın çözülmesini bekleyeceğiz” şeklinde konuştu.
Ayrıntılar gelecek..
PİRHA/DERSİM
Yoruma kapalı.