PİRHA- Suriye İnsan Hakları Topluluğu, Ahmed el-Şara’nın Almanya ziyaretine tepki göstererek, Karlsruhe’deki Federal Başsavcılığa resmi suç duyurusunda bulundu. Alman hükümetinin Birleşmiş Milletler’in güncel raporlarına göre ağır insan hakları ihlalleriyle ilişkilendirilen bir kişiyi resmi olarak ağırlamasına karşı çıktığını açıkladı.
Suriye’de geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in daveti üzerine Berlin’e gitti. Şara, Berlin temasları kapsamında Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile Bellevue Sarayı’nda bir araya geldi. Şara’yı kapıda karşılayan Steinmeier, ardından önce baş başa, ardından heyetler arası görüşmelere geçti.
Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS) Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın Almanya Federal Başbakanlığı’nda kabul edilmesine tepki gösterdi. Savaş suçları şüphesi bulunan bir kişinin siyasi düzeyde kabul edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
AHRS, bu kapsamda Karlsruhe’deki Federal Başsavcılığa resmi suç duyurusunda bulunduğunu duyurarak, Alman hükümetinin Birleşmiş Milletler’in güncel raporlarına göre ağır insan hakları ihlalleriyle ilişkilendirilen bir kişiyi resmi olarak ağırlamasına karşı çıktığını açıkladı. Uluslararası Ceza Hukuku çerçevesinde yapılan başvuruda, Ahmed el-Şara’nın Suriye’de işlenen insanlığa karşı suçlardan doğrudan sorumlu olduğuna dair bulgulara yer verildiği ifade edildi. Açıklamada, söz konusu kişinin Almanya’ya girişinde diplomatik temaslarda bulunması yerine gözaltına alınarak yargı sürecine tabi tutulması gerektiği açık şekilde dile getirildi.
İHLALLER ÖZETLENDİ
Başvurunun özellikle 12 Mart 2026 tarihli BM Soruşturma Komisyonu raporu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün belgelerine dayandığı belirtilen açıklamada, Aralık 2024’ten itibaren el-Şara’nın sorumluluğu altında gerçekleştiği ifade edilen ciddi ihlaller detaylı biçimde sıralandı. Buna göre Mart 2025’te Humus, Hama, Lazkiye ve Tartus’ta Alevi topluluğa yönelik saldırılarda 100’ü kadın olmak üzere 1400’den fazla kişinin öldürüldüğü, işkence ve sistematik mülk tahribatının gerçekleştiği; Temmuz 2025’te Süveyda’da Dürzi topluluğa yönelik şiddet olaylarında 1500’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği ve bu eylemlerin Birleşmiş Milletler tarafından savaş suçu olarak değerlendirildiği belirtildi. Ocak 2026’da Halep’te Kürt sivillerin yaşadığı yoğun nüfuslu mahallelerin topçu ateşiyle hedef alındığı, 100.000 ila 150.000 sivilin kısa süre içinde yerinden edildiği aktarıldı.
Açıklamada ayrıca kadınların kaçırıldığı, cinsel şiddete maruz bırakıldığı ve bu tür istismarın sistematik biçimde uygulandığı; keyfi tutuklamalar, zorla kaybetmeler, gözaltında işkence ve ölümlerin rapor edildiği ifade edildi. Bağımsız BM soruşturmalarının bu iddiaları doğruladığı ve bazı vakaları uluslararası hukukun ağır ihlalleri olarak sınıflandırdığı değerlendirmesine yer verildi. Bu çerçevede Uluslararası Af Örgütü’nün azınlıklara yönelik şiddetin bağımsız şekilde soruşturulması, sorumluların yargılanması, güvenlik yapılarının reforme edilmesi ve gözaltı merkezlerine uluslararası erişim sağlanması yönündeki çağrılarının desteklendiği belirtildi.
“BU TÜR BİR KABUL, CEZASIZLIĞIN SİYASİ DÜZEYDE NORMALLEŞTİRİLMESİ ANLAMINA GELMEKTEDİR“
AHRS açıklamasında, Ahmed el-Şara’nın resmi olarak kabul edilmesinin cezasızlığın siyasi düzeyde normalleştirilmesi anlamına geldiği ifade edilerek, Almanya’nın Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar, Kürtler ve diğer azınlıklara yönelik sistematik ihlallerden sorumlu olduğu iddia edilen bir aktörün meşrulaştırıldığı bir zemin haline gelmemesi gerektiği vurgulandı. Evrensel yargı yetkisi ilkesi gereğince Alman yargı makamlarının harekete geçmesi gerektiği kaydedildi.
AHRS, 30 Mart 2026 tarihinde Berlin’de düzenlenecek protesto etkinliklerine destek verdiğini de kamuoyuna duyurdu.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.