Alevi Haber Ajansi

Ayşegül Doğan: Zamanın değeri bilinmeli, yasal adımlar için hıza ihtiyaç var-VİDEO

PİRHA- DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Newroz kutlamalarında milyonların barış talebini dile getirdiğini belirterek, demokratik çözüm için somut adım çağrısı yapıldığını söyledi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, güncel gelişmelere ilişkin partisinin Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Bu yılki Newroz kutlamalarının mesajlarına değinen Doğan, Newroz’un bir eşik olarak karşılarına çıktığını belirtti. Ayşegül Doğan, “Bundan sonra yapılacaklara dair çok güçlü mesajların olduğu bir Newroz kutlamasından bahsediyoruz. Bu yılki Newroz’un sloganı da özgürlük, birlik ve demokrasiydi. Bu birlik vurgusu Kürtlerin birliğini kapsayan ama aynı zamanda halkların birlikteliğini de kapsayan bir vurguydu. Özgürlük çeşitli anlamlarda her sahada kullanıldı. Yalnız sloganlarda yükselen özgürlük temasının alt başlıkları da vardı. İstanbul’dan Van’a, Cizre’den Kulu’ya, Bursa’dan Diyarbakır’a kadar Newroz ateşinin yakıldığı alanlara akan milyonların talebi neydi? Barış, çözüm, eşit yurttaşlık, adil ve demokratik bir Türkiye. Milyonlar sesini, sözünü barış için, savaşsız bir dünya için, bir arada yaşam için yükseltti ve halaylarını bunun için büyüttü. Her şeye rağmen bunun için büyüttü. Geç kalmayalım mesajını da alanlar verdi” dedi.

“DAHA BÜYÜK BİR KARARLILIK GÖRDÜK”

Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajını hatırlatan Ayşegül Doğan, “Sayın Öcalan’ın mesajı diyalog, müzakere ve demokratik çözüm perspektifi Newroz alanlarında çok büyük bir karşılık buldu. Geçen yıl Newroz kutlamaları öncesi 27 Şubat 2025’de yapılan çağrı gündemdeydi ve Newroz kutlamaları da bu çağrıya nasıl destek çıkıldığını gösterir bir şekilde geçmişti. Ama ondan önce bazı tartışmalar vardı. ‘İşte Kürtler ne istiyor? Bu çağrı destek bulacak mı’ gibi pek çok sorunun yanıtını alanda halklar vermişti. Bu defa da Barış ve Demokratik Toplum Sürecine çok güçlü bir sahiplenme olduğunu gördük. Geçen yıla oranla alanların daha büyük kalabalıklarla dolduğunu gördük. Daha büyük bir kararlılık gördük. Toplum demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasını talep etti. Yalnızca sloganlarıyla değil. Taşıdıkları afişler, görseller, pankartlarla da bunu çok net bir biçimde, görselleriyle de ifade ettiler. Demokratik çözümün somut adımlarla ilerletildiği bir ülke talebinde herkesin birleştiğini gördük” diye belirtti.

2026 Newroz’unun kurucu bir irade olarak karşımızda oluğunu ifade eden  Ayşegül Doğan konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Abartısız bir şekilde en çok ortak yaklaşılan slogan ‘Öcalan’a özgürlük’ sloganı oldu. Hemen her yerde bunu çok açık bir şekilde ifade etti Newroz’a katılanlar. Günlerdir süren tartışmalara da böylelikle bir yanıt verdiler. Artık Öcalan’a özgürlük vaktinin geldiğini söylediler. Tüm bunlar daha sonrasına dair de yapılması gerekenlere ilişkin çok ciddi ipuçları veriyor. Bunların iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Ancak neler oldu? Peki, bu geçmiş refleksler tümden ortadan kalktı mı? Ne yazık ki kalkmadı. Kalksaydı eğer ben şu anda yalnızca Bakanlığın verdiği bilgiyle ifade etmem gerekirse sizinle gözaltı ve tutuklama sayısı paylaşmak durumunda kalmazdım.”

Newroz kutlamalarındaki gözaltılara dikkat çeken Ayşegül Doğan, ” Edinebildiğimiz bilgilere ve dün bakanlığın açıklamalarına göre en az 209 gözaltı var. Gerekçeler ne? Mesela Muş’ta özgürlük ve demokrasi yazılı bir pankart çarşı merkezinde bir köprüye asılmış. Yine Kocaeli Darıca’da etkinlik alanına girişte bir yurttaş yalnızca sarı, kırmızı, yeşil renkli hırkası nedeniyle engellenmeye çalışıldı. Yine üzerinde Selahattin Demirtaş’ın fotoğrafının olduğu bir atkı nedeniyle alana alınmak istenmedi. Şimdi bu nasıl bir suç teşkil ediyor olabilir? AİHM ve AYM kararlarının uygulanmaması. Bunlar, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine de uygun değil. Ailesiyle birlikte düğünlerde, etkinliklerde müzisyenlik yaparak geçimini sağlayan 16 yaşındaki bir çocuk Başakşehir’deki Newroz alanında söylediği Kürtçe şarkılar gerekçe gösterilerek örgüt propagandası suçlamasıyla tutuklandı. Hangi örgütten bahsediyoruz? PKK kendini feshettiğini dünyaya ilan etti” diye belirtti.

” YASAL ADIMLAR İÇİN HIZA İHTİYAÇ VAR”

“Bölgesel gelişmeler ve riskler, neden hıza ihtiyacımız olduğunu geçen süre zarfında ortaya koydu” diyen Doğan, ” Eğer zaman iyi değerlendirilmezse riskler açığa çıkabilir. Ve bunları bertaraf etmek her zaman kolay olmayabilir. Provokasyonlar, sabote etmek isteyenler olabilir ki var, biliyoruz. O hâlde yapılması gereken zamana yaymak ya da zamanı kötü kullanmak değil. Zamanı ve zamanın değerini bilerek, kavrayarak ona göre adımlar atmak, ona göre planlamalar yapmak” dedi.

“TAKVİM AÇIKLANSIN” 

Ayşegül Doğan, Koordinatör Grup Başkanvekilleri ile Meclis Başkanı’nın önümüzdeki hafta bir araya geleceğine dair çıkan haberlere ilişkin, partilerine bu yönde herhangi bir resmi bilgilendirme yapılmadığını açıkladı. Doğan, söz konusu görüşmeye dair iddiaların henüz doğrulanmadığını vurguladı.

Yasal düzenlemelere ilişkin haziran ve temmuz aylarının işaret edilmesini de eleştiren Doğan, bu sürenin “çok geç” olduğunu belirtti. PKK’nin kongresini toplayarak fesih kararı aldığını hatırlatan Doğan, silah bırakanların dönüş sürecinin hukuki güvence olmadan ilerleyemeyeceğine dikkat çekti.

Doğan, 27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan tarafından yapılan çağrıda da hukuki çerçevenin açık biçimde vurgulandığını ifade ederek, sürecin ilerleyebilmesi için somut adımların atılması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda en temel başlığın yasal düzenleme olduğunun altını çizdi.

DEM Parti’nin bu konudaki tutumunun net olduğunu dile getiren Doğan, geçiş hukukuna uygun bir çerçeve yasanın vakit kaybetmeden hazırlanması gerektiğini belirtti. Parti olarak hazırlıklarını tamamladıklarını ifade eden Doğan, söz konusu düzenlemenin hiçbir ayrım gözetmeden, silah bırakan herkesin kapsanacağı bir hukuki yaklaşım içermesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamasında yetkililere çağrıda bulunan Doğan, sürecin şeffaf ilerlemesi için net bir takvimin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.

“AĞIR HASTA TUTUKLULAR BİR AN ÖNCE SERBEST BIRAKILMALI”

Hasta tutuklulara da değinen Ayşegül Doğan şunları belirtti:

“Ortak rapor dendi. Bitti. Bayram sonrasına işaret edildi. Bayramdan sonra da eğer tevatürlere ve iddialara yer bırakmak istemiyorsak yapılması gereken ilk şey şu; Meclis Başkanı ve Komisyon Başkanı sıfatıyla Sayın Kurtulmuş’un bir an önce bu yasal düzenlemelere ilişkin takvimi kamuoyuyla, muhataplarıyla paylaşması. Yapılabilecekken yapılmayanlar var. Herhangi bir kanuni düzenlemeye ya da başka bir yasal çerçeveye ihtiyaç duymadan yapılabilecekler var. Hasta tutsaklar, bakın hâlâ serbest bırakılmıyor. Edip Taşer hayatını kaybetti. Öfkeliyiz bu yüzden. Bu kaçıncı? Ağır hasta tutsakların bir an evvel serbest bırakılmaları gerekiyor. Bunlar doğal ölümler değil. Zamana yayılmış cinayetler bunlar.

Şimdi bir tane daha hasta tutsaktan bahsedeceğim. Dün savunma yapıyordu. İBB davasında Murat Çalık. Ne bekleniyor? Niye serbest bırakılmıyor? AİHM ve AYM kararları niye uygulanmıyor? Tüm bunlar sürecin ruhuna uygun olmayan, paradokslar yaratan, toplumdaki güven duygusunu sarsan gelişmeler. Bir yandan gazeteciler tutuklanıyor. Bir yandan sanatçılar engelleniyor. Bunlardan bir an önce vazgeçmek ve barış ve demokratik toplum sürecinin ruhuna uygun bir şekilde adımlar atmak gerekiyor.

İMRALI’DA ÖNEMLİ GÖRÜŞME

DEM Parti İmralı Heyeti’nin yarın, İmralı Adası’na gideceğini kaydeden Ayşegül Doğan şunları söyledi:

“Bu görüşme bizim için çok önemli bir görüşme. Çünkü bir yandan yasal süreçle ilgili bundan sonra yapılacaklar dair Sayın Öcalan’la istişarede bulunacaklar. Gündemlerinde böyle bir başlık var. Öte yandan kamuoyunda konut, ev tartışmaları sürerken şunu söylemiştik. Heyetimizin bize böyle bir bilgilendirme yapmadığını ama bayramdan sonra kuvvetle muhtemel bir görüşme yapıp, bu görüşmede bu konunun belki gündeme gelebileceğini ve varsa bu konuya ilişkin de bir yeni durum bunun da kamuoyuyla paylaşılacağını söylemiştik. Dolayısıyla bu başlıkları da gözettiğimiz zaman yarın yapılacak görüşmenin içeriğinin önemli olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Kritik bir önem taşıyor. Hem Öcalan’ın koşullarına, statü tartışmalarına ilişkin önemli bir görüşme olacak. Hem de yasal zemine ve silahsızlandırmaya ilişkin hazırlanan ya da hazırlanması planlanan kanuni çerçeveye dair de kendisinin önerileri alınacak. Biliyorsunuz her zamanki gibi büyük bir titizlikle kendisi yasal düzenlemelerden sürecin gelecek planlamasına dair tüm başlıklara ilişkin yetkililerle, ilgililerle de görüşmeye, müzakere etmeye devam ediyor.”

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.