Alevi Haber Ajansi

Alevi kurum başkanlarından süreç değerlendirmesi: Endişeyle izliyoruz!

PİRHA- Alevi kurum başkanları, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin bir yılda tek taraflı ilerlediğini, Kürt hareketinin adım attığını ancak hükümetin somut bir girişimde bulunmadığını belirterek demokratikleşme ve Alevi hakları konusunda endişelerini dile getirdi.

Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın birinci yıldönümünde DEM Parti öncülüğünde Ankara’da geniş kapsamlı bir basın toplantısı düzenlendi. Abdullah Öcalan’ın, sürece dair mesajının paylaşıldığı toplantıda Alevi kurum temsilcileri de yer aldı.

Öcalan’ın mesajında “Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor” vurgusunun yanı sıra “her kesimi bu yönde imkân yaratmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz” çağrısı, önemli görülen cümleler arasındaydı.

ALEVİ KURUMLARI GELİNEN SÜRECİ NASIL OKUYOR?

Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme yolunda yürütülen sürecin, Alevi cephesinden nasıl okunduğunu kurum başkanlarına sorduk. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan, bir yıllık süreç içerisinde Alevi toplumunun görüşlerine yer verilmediğini, Meclis komisyon raporunda ise sadece tek bir cümle içerisinde Alevilerin anıldığını söyledi.

Durumu “kaygı verici” olarak yorumlayan Aslan, bir yıllık süreç ve akabinde yapılan açıklamalara dair şu görüşleri paylaştı:

“Bu durum, ülkeyi yönetenlerin, halen Alevilerle ilgili talep ve isteğini anlamadığının göstergesidir. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair 27 Şubat açıklamasıyla ilgili şunu söyleyeyim; DEM Parti’nin kendi gözüyle yapılması gereken tüm diplomatik görüşmelerin yapıldığını, bundan sonraki adımın ise yasal düzenlemelerle olacağı ve demokratikleşmenin sağlanacağı vurgusu anlamlıydı. Yani Türkiye’de artık Kürt sorunu, Alevi sorunu ya da diğer tüm sorunların çözüleceği bir nokta var, o da demokratikleşme. Demokratikleşme ile ilgili de başta iktidar partisi ile ortakları olmak üzere mecliste bulunan tüm siyasi parti ve temsilcilerinin yapacağı yasal düzenlemelerle ancak bunun ilerleyebileceğini umut ediyoruz. DEM Parti tarafından dillendirilen bu demokratikleşme ile ilgili çaba ve isteklerinin iktidar partisi ve diğer siyasi partilerin de bu isteği ve arzusunun samimiyete yansıması, ilerlemesi umudumuz var. Umarım Türkiye, demokratikleşme anlamında yasal düzenlemelerle bir adım atar.”

“HÜKÜMETİN BİR ADIMINI GÖRMEDİK”

Mustafa Aslan, eğer bir demokratikleşme sürecine geçilecekse Alevi sorununun da “gerçek muhataplarıyla” ele alınması gerektiğini söyledi. Aslan, iktidarın “kardeşlik” vurgusunu da eleştirerek şöyle devam etti:

“Hükümet, Kürt sorununun çözümü için gerçek muhataplarıyla masaya oturma gereği duyduysa Alevilerin meselesi ve sorunuyla ilgili kendi yarattıkları sözde Alevi kurumlarıyla bu işin çözülemeyeceğini herkesin bilmesi lazım. Hükümet gerçekten de Alevilerle ilgili bir adım atacaksa bunun resmi muhatabı Alevi Bektaşi Federasyonu ve birleşenleri başta olmak üzere hangi kurumlar olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Yani siz Kürt meselesini Hüda Par gibi bir partiyle çözülemeyeceğini düşünüyorsanız kendi kurduğunuz sözde Alevi kurumlarıyla bu işi çözmenin mümkün olmayacağını 2009-2010 Alevi Çalıştayları’nda gördük. Bugüne kadar hükümetin, bir adımını ya da diyaloğunu görmedik. Halen Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi hak mücadelesi ile ilgili demokratik mücadele veren kurumları görmeyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Mevcut kurumlarımızı bölme, parçalama niyetindeler. Kendi oluşturdukları sözde Alevi kurumları ile bu işin çözülemeyeceğini herkesin bilmesi lazım. Elbette ki bekliyoruz, elbette ki istiyoruz, arzuluyoruz; bizim talebimiz siyasi taleptir. Bunun da çözüleceği yer Meclistir. Bunun da çözüleceği yöntem anayasal düzenlemelerdir. Sadece sözlü olarak ‘Alevi kardeşlerimiz, Alevilerin sorunu da bizim de sorunumuzdur’ cümlelerinin artık gerçeği yansıtmadığını herkesin bilmesi lazım.”

“ADIMLAR HEP TEK TARAFLI”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ise Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin, “bir yıldır tek taraflı devam ettiği” görüşünü paylaştı. Kürt halkını temsil edenlerin her aşamada olumlu adımlar attığını söyleyen Erçe, “Ne yazık ki Türkiye’nin demokratikleşmesi noktasında devletin herhangi bir adım atmadığını, barışa hizmet edecek bir gelişme yaşanmadığını görüyoruz” dedi. Cuma Erçe, süreçle birlikte hükümetin daha da baskıcı bir pozisyona geldiğinin altını çizerek şu yorumda bulundu:

“Hatta Aleviler açısından her geçen gün asıl sonunun artarak devam ettiği, okulların birer tarikat yuvasına dönüştüğü bir süreç yaşıyoruz. Sesini çıkartanın içeri alındığı, gazetecilerin tutuklandığı, emek cephesinde çalışan işçilerin çok yoğun yoksulluk içerisine düşürüldüğü bir dönemi yaşıyoruz. Bu anlamıyla biz Aleviler olarak elbette ki barıştan yana tutumumuzu inatla sürdürürken bir taraftan bu ülkenin demokratikleşmesi için üzerimize düşen görevi yapıyoruz. Diğer taraftan, kurulan masada ortaya çıkan komisyon raporunda bile Alevilerin taleplerine yönelik dikkate alır bir değerlendirme olmadı. Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından anayasanın bile işletilmediği ve uzun tutukluluklar, belediye başkanlarının, milletvekillerinin içeriye atıldığı, kadın cinayetlerinin her geçen gün artarak devam ettiği bir süreci yaşıyoruz. Bu anlamıyla biz Aleviler bir taraftan barışa dair gelişmeleri sonuna kadar desteklerken, bir taraftan barış talebini yüksek sesle ifade ediyor, diğer taraftan da hükümetin bu tek taraflı davranışını barışa, demokrasiye yönelik adım atmayışını da endişeyle izlediğimizi ifade etmek isterim.”

Eren GÜVEN/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.