PİRHA- FEDA ve DAKB, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Maarifin Kalbinde Ramazan” başlıklı genelgesine tepki gösterdi. Açıklamada, uygulamanın tekçi ve mezhepçi bir anlayışın kamusal eğitim alanında kurumsallaştırılması anlamına geldiği belirtilerek, genelgenin geri çekilmesi istendi.
FEDA ve DABK Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 81 ilin milli eğitim müdürlüklerine gönderilen “Maarifin Kalbinde Ramazan” başlıklı genelgeye ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, son yıllarda devlet eliyle yürütülen tekçi ve mezhepçi politikaların hız kesmeden devam ettiği belirtilerek; Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın kurulması, ÇEDES projesi ve cemevlerinin yönetmelikle “kültürel mekan” olarak tanımlanmasının aynı ideolojik programın adımları olduğu ifade edildi. Ramazan Genelgesi’nin de bu politikanın bir parçası olduğu kaydedildi.
“OKULLARDA DİNİ ETKİNLİK DAYATILIYOR”
Açıklamada, söz konusu genelgeyle Ramazan ayı boyunca okullarda “eğitsel ve sosyal etkinlikler” düzenlenmesinin istendiği belirtildi. Etkinlikler kapsamında öğrencilere “Ramazan Çetelesi” adı altında; oruç, namaz, teravih, sadaka, salavat-ı şerife ve kelime-i tevhid gibi ibadetlerin yer aldığı formlar dağıtılmasının planlandığı aktarıldı.
Bu formlarda öğrencilerin dini terimlere ilişkin görüşlerini ya da ibadetleri yerine getirip getirmediklerini kutucuk işaretleyerek belirtmelerinin öngörüldüğü ifade edilerek, bunun çocuklara dini dayatma anlamına geldiği savunuldu.
“FİŞLEME VE AYRIŞTIRMA RİSKİ”
FEDA ve DAKB açıklamasında, “Ramazan Çetelesi” uygulamasının özellikle ibadet yapmayan öğrencilerin başta Alevi çocuklar olmak üzere, fişlenmesine ve dışlanmasına yol açabileceği uyarısında bulunuldu. Çocuklar arasında ibadet yapan–yapmayan ayrımının güvensizlik, suçluluk ve dışlanma duygularını artıracağı belirtildi.
Genelgede, ibadet etmek isteyen öğrencilere rehberlik yapılması adı altında yasal olmayan bir dini eğitimin dayatıldığı ileri sürüldü. Okul giriş ve koridorlarının “Ramazan sokağı” temasıyla süslenmesi, pano ve görsellerle dini kavramların tanıtılması ile öğle paydoslarının ibadet saatlerine göre düzenlenmesi planlarının da dini propaganda niteliği taşıdığı ifade edildi.
“DEMOKRATİK EĞİTİMLE BAĞDAŞMIYOR”
Açıklamada, söz konusu uygulamaların demokratik ve bilimsel eğitim politikasıyla bağdaşmadığı belirtilerek, tek din ve tek mezhep merkezli bir anlayışın kamusal eğitim alanında kurumsallaştırılmaya çalışıldığı savunuldu.
Bu yaklaşımın başta Alevi çocuklar olmak üzere Hristiyan, Süryani, Ezidi ve farklı inanç gruplarını ve inançsız yurttaşları yok saydığı ifade edildi. Devletin kamusal imkanları kullanarak bir dinin bir mezhebini öğrencilere dayatamayacağı vurgulandı.
Açıklamada, Aleviliğin Anadolu, Balkanlar ve Ortadoğu coğrafyasında yüzyıllardır varlığını sürdürdüğü; Aleviliğin süreklerinden biri olan Reya Hak inancının da Kürt Alevi toplumunun kadim inancı olduğu hatırlatıldı.
Devletin Aleviliği ve Reya Hak inancını yok sayan uygulamalarının toplumsal barışı zedelediği belirtilerek, inançlara veya inançsızlığa müdahale edilmemesi gerektiği ifade edildi.
“GENELGE GERİ ÇEKİLSİN”
FEDA ve DAKB devletin tüm din ve inançlara eşit mesafede durması gerektiğini belirterek, kamusal eğitimin bilimsel, demokratik ve anadilde eğitimin mümkün olduğu bir çerçevede düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Açıklama, “Barış ve demokratik toplum projesinin tartışıldığı bugünün koşullarında, Reya Hak inancı olarak bu genelgenin en kısa sürede geri çekilmesini istiyoruz” ifadeleriyle son buldu.
FEDA ve DAKB, “İnanca saygı, çocuklara özgürlük. Çocuklar üzerinden siyaset yapmayın” çağrısında bulundu.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.