PİRHA- Meclis Komisyonu, hazırlanan ortak nihai raporu kabul etti.
Kürt meselesinin çözümü amacıyla kurulan Meclis Komisyonu, 21’inci ve son toplantısında ortak nihai raporu oyladı. Rapor, 42 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi. Böylece komisyon çalışmaları tamamlanmış oldu.
Raporun okunması ardından söz alan Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Kürt meselesinin çözümünde “çok kritik bir eşiğin” aşılmak üzere olduğunu belirterek, “Ülkemizde yeni bir başlangıca ve tüm mağduriyetlerin giderildiği, herkesin ayrım yapılmaksızın kucaklanarak büyük bir toplumsal bütünleşmeye vesile olması, grubumuzu oluşturan partilerin ortak arzusudur” dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise, “Öncelikle ezelden beri söylediğimiz bizim infaz sistemimiz gerçekten yamalı bohçaya dönmüştür. Bu infaz sistemimizin düzeltilmesi lazım. Burada eşitliğin sağlanması gerekir. Komisyonumuzun da ilk tavsiyeleri arasında infaz düzenlemesi gelmektedir. Yine bazı tartışmalara neden olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyum konusundaki itilaftır. Bu konu da Anayasamızın emri açıktır. Anayasanın 90. maddesi ortadadır elbette Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına da Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına da bir hukuk devleti olarak uymak zorundayız. Cezaevlerinde hasta ve yaşlı mahkumlar var. Bunlara zaman zaman el atılsa da yine yüzlerce kişi ya hastaneye gidememekte ya da cezaevinde kendi bakımını, hayatını idame ettirecek durumda değildir. Komisyonumuz raporunda bu konuya da değinmiştir. Meclis’imizin ilk yapacağı işler arasındadır” diye belirtti.
DEM Partili Milletvekili Cengiz Çiçek, şunları ifade etti:
“Bundan sonra da Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde üstlendiğimiz tarihsel sorumlulukla hareket edeceğimizi vurguluyoruz. Tüm çabalarımıza rağmen ortak rapor tasladığında yer alan kimi kavramlar hakkında farklı düşüncelerimizi belirtmek isteriz. Komisyon ortak rapor tasladığında ‘terörsüz Türkiye süreci’, ‘terör belası’ gibi kavramlar kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Bu türden yaklaşımlar ortak rapor, uzlaşı yaklaşımına ters düşmektedir. DEM Parti olarak, Öcalan’ın yaptığı çağrıya ismini veren Barış ve Demokratik Toplum Süreci olarak adlandırmaktayız. ‘Terörsüz Türkiye’ olarak ifade edilmesinin doğru olmadığını, komisyon ismindeki gibi ‘milli dayanışma’, ‘kardeşlik’ ve ‘demokrasi’ gibi nitelendirilmesi gerektiğimi belirtmekteyiz.”
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyğit de, bütün çalışmaların pozitif adımlarla ilerlemesi gerekitğinin altını çizdi.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, barış için, demokrasi için ve Türkiye’nin hukuk standartlarının yükselmesi için bir ortak kararlılıkla emek verdikleri bir raporun yazılması önemli ve değerli olduğunu vurgulayarak, şunları dile getirdi:
“6 bölüm olan yasal düzenleme önerileri, demokratikleşme önerileri bizim için ve 86 milyon için önemli bir beklenti yaratan ve Türkiye’nin hem demokrasi standartlarını yükseltecek hem de toplumsal barışımızı inşa etmeye dönük olarak Meclis’imize bir ödev yükleyecek olması, dolayısıyla bu konuyu çok da büyütülmemesi gerektiğini düşünenlerdenim. Bu komisyonda aslında bir umut inşa edilmeye çalışıldı ama maalesef bu komisyonun çalıştığı süre ve komisyonun öncesindeki Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal ortamı değerlendirmekte yarar görüyoruz. Bu komisyon toplanırken de ve komisyon görev yaparken de anayasanın sürekli çiğnendiği, Anayasa Mahkemesi kararları ve AİHM karalarına uyulmadı.
Bu Meclis’in bir üyesi olan Can Atalay hukuksuz bir biçimde cezaevinde tutulduğu için gelemiyor, Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen Tayfun Kahraman’ın hala cezaevinde tutuluşu, Selahattin Demirtaş’ın AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutuluşu, kayyım uygulamalarında en ufak bir geri adım atılmamış olması, tutukluluk uygulamalarının peşine cezaya dönüştürülmüş olması ve Türkiye siyasetinin adliye koridorlarından iddianamelerle, iftiracılarla dizayn edilmeye çalışılması sürecinde maalesef en ufak bir demokrasiye, hukuk devletine, adalete ait bir ilerleme kaydedilmemiştir.”
(HABER MERKEZİ)
Yoruma kapalı.