Alevi Haber Ajansi

İHD ve ÖHD’den Rojava eylemleri raporu: Demokratik talepler kriminalize edildi!- VİDEO

PİRHA- İHD ve ÖHD Mersin Şubeleri’nin hazırladığı rapora göre, Mersin’deki Rojava eylemlerinde yurttaşlar keyfi yasaklamalar, polis ablukaları, gözaltılar ve tutuklamalarla karşılaştı. İHD Mersin Şube Eş Başkanı Gazi İnci, demokratik taleplerin kriminalize edildiğini vurguladı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Mersin Şubeleri, Rojava’da 6 Ocak 2026’dan sonra derinleşen insani kriz ile bu krizi protesto etmek isteyenlere Mersin’de uygulanan kolluk ve yargı pratiklerini raporlaştırdı. Rapora göre, Suriye Geçici Hükümeti ve müttefik grupların operasyonları sonucunda en az 152 sivil yaşamını yitirdi, 300’ü aşkın kişi yaralandı; altyapının çökmesiyle birlikte 7 çocuk soğuktan hayatını kaybetti, yaklaşık 150 bin kişi zorla yerinden edildi. Bu tabloya dikkat çekmek isteyen yurttaşlar ise Mersin’de keyfi yasaklamalar, ablukalar, gözaltılar ve tutuklamalarla karşılaştı.

İHD Mersin Şube Eş Başkanı Gazi İnci, Rojava eylemlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

“DEMOKRATİK TEPKİLER DAHA BAŞTAN YASAKLANDI”

Rojava’daki insani krizi protesto etmek isteyen kitle örgütlerinin Mersin’de sistematik biçimde engellendiğini ifade eden Gazi İnci, sürecin keyfi yasaklarla başladığını belirtti:

“Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin mantığı bellidir; insanlar bir araya gelir ve demokratik tepkilerini ortaya koyar. Ancak burada daha en baştan, tam eylemin yapılacağı gün ve saatte, valilik tarafından yasaklama kararları çıkarıldı. Alanlar kapatıldı, yürüyüşlere izin verilmedi. Barış Anneleri’ne ‘kaldırım ihlali yapıyorsunuz’ denilerek müdahale edildi. Alanlar kısım kısım açılıp kapatıldı, toplu yürüyüşlere izin verilmedi. Polis sayısı çoğu zaman eylemci sayısından fazlaydı ve kitleler ablukaya alındı. Öte yandan eylemleri takip eden basın emekçilerinin görüntü alması engellendi, kameralarına müdahale edildi ve haber çekmeleri fiilen durduruldu. Bazı eylemlerin ardından, herkes dağıldıktan sonra dahi gazeteciler kolluk tarafından takip edildi. Bu müdahalelerle, devam eden hak mücadelesinin ve dile getirilen demokratik taleplerin kamuoyuna ulaşmasının önüne geçildi.”

ABDİ BARAN’IN ÖLÜMÜ: “BU BİR TAKSİR DEĞİL”

Raporun en çarpıcı başlıklarından biri, 25 Ocak’ta Tarsus’ta yaşanan ve Kobanêli Abdi Baran’ın yaşamını yitirdiği saldırı oldu. İnci, olayın “kaza” olarak geçiştirilemeyeceğini vurgulayarak, “Milliyetçi olduğu bilinen bir şahsın kalabalığı korkutmak amacıyla havaya ateş açtığı söyleniyor. O sırada olaylarla hiçbir ilgisi olmayan, evinin balkonunda oturan Suriyeli Kürt Abdi Baran başından vurularak hayatını kaybetti. Bu basit bir taksirle öldürme değil. Bir insanın bu eylemler sırasında sivillerin üzerine ya da havaya olsa bile tehlikeli bir şekilde korkutmak amacıyla ateş açması, buna cüret etmesi aslında tam da bu nefret söylemlerinin yaygınlaştırılması, bu meselenin kriminalize edilerek ele alınmasıyla cüret edilebilecek şey” dedi.

ÇOCUKLARA YÖNELİK YARGISAL ŞİDDET

Raporda yer alan verilere göre yapılan eylemlerde Mersin genelinde en az 36 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların 11’i çocuk, 25’i yetişkinlerden oluşuyor. Bu kişilerden toplam 14 kişi tutuklandı. Tutuklananların 7’si çocuk, 7’si yetişkin.

Gazi İnci, yargı süreçlerinin özellikle çocuklar açısından “hukuken ve vicdanen kabul edilemez” olduğunu söyleyerek, “Bizim tespit edebildiğimiz kadarıyla en az 36 yurttaş gözaltına alındı. Bunların 11’i çocuktu, 25’i yetişkin. Gözaltına alınan çocukların 7’si tutuklandı, yetişkinlerden de 7 kişi tutuklandı. Bu rakamlar, sadece bizim ulaşabildiklerimiz. Ulaşamadığımız kişiler olduğuna da inanıyoruz. 15–16 yaşındaki çocuklar, ifade süreçlerinde kendi haklarından mahrum bırakıldı. Savcılık sorguları, ifade alma süreçleri sağlıklı işletilmedi. Bu çocuklara ‘örgüt propagandası’, ‘2911’e muhalefet’, ‘kolluğa mukavemet’ gibi suçlamalar yöneltildi. Bir çocuğun tutuklanması, tutuklamanın son çare olması ilkesinin tamamen göz ardı edildiğinin göstergesidir. Bu sadece hukuki bir sorun değil, çocukların psikolojik travma yaşamasına yol açan bir insan hakkı ihlalidir” diye konuştu.

“YETİŞKİNLERE YÖNELİK TUTUKLAMALAR DA ORANTISIZ”

Yetişkinler arasında da gözaltına alınan 25 kişiden 7’sinin tutuklanmasıyla sonuçlanan sürece dikkat çeken İnci, bu tutuklamaların somut delillere dayanmadığının altını çizerek, “Yetişkinlere yöneltilen suçlamalar da çoğu kez siyasi içerikli. Delil olmadan, sadece eyleme katıldıkları için kişilere tutuklama kararı verildi. Bu durum, demokratik bir tepkiyi suç saymakla eşdeğerdir. Bir toplumsal meseleyi dile getirmek isteyen kişi, bu kadar ağır yargı süreçleriyle karşılaşacağını bile düşünerek eylemden vazgeçiriliyor. Bu, sadece bireysel hak ihlali değil, toplumsal barışın ve demokratik katılımın önünün kesilmesidir” ifadelerini kullandı.

İnci’nin bir diğer vurgusu, yargı süreçlerinin “siyasetten uzak, hukukun üstünlüğüne uygun” biçimde yürütülmesi gerektiği oldu. İnci, “Eğer bir yargılama süreci yürütülecekse, bu sürecin tutuksuz yargılama esas alınarak yürütülmesi gerekir. Özellikle çocuklar açısından tutuksuz yargılama bir zorunluluktur. Bu dosyaların siyasi malzemeye dönüştürülmesi, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmektedir” şeklinde konuştu.

TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN ÇAĞRI

Gazi İnci, gelinen noktada demokratik taleplerin dahi suç kapsamına sokulduğuna dikkatleri çekerek, sürecin sona ermesi için şu çağrılarda bulundu:

“Bir tarafta ağır bir insani kriz var, diğer tarafta bu krize dikkat çekmek isteyenler. Ama sonuçta her eylemci, hangi örgüte sığdırılacağı bilinmeden ‘örgüt üyesi’ muamelesi görüyor. Bu yaklaşım toplumsal barışı daha da zedeliyor. Abdi Baran’ın ölümü tüm yönleriyle araştırılmalı, sorumlular hesap vermelidir. Tutuklu çocuklar derhal serbest bırakılmalı, delil olmayan dosyalarda tutuksuz yargılama esas alınmalıdır. Polis müdahaleleri bağımsız ve denetlenebilir mekanizmalar tarafından incelenmelidir. Toplumsal barış için bu nefret dili terk edilmelidir.”

Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

İHD ve ÖHD’nin Hazırladığı Rapor:

ROJAVA’DAKİ İNSANİ KRİZ VE MERSİN’DEKİ DEMOKRATİK TEPKİLERE YÖNELİK HAK İHLALLERİ RAPORU

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.