PİRHA – Cumartesi Anneleri, 1088. hafta eyleminde Serdar Tanış ile Ebubekir Deniz’in gözaltında kaybedilmesini bir kez daha gündeme taşıdı. Galatasaray Meydanı’nda yapılan açıklamada, “Tanış ve Deniz’in kaybedilmesi insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur” vurgusu yapıldı.
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için bu hafta da Galatasaray Meydanı’ndaydı. 1088. hafta buluşmasına çok sayıda yurttaş destek verdi. Basın açıklamasını İkbal Eren okudu.
Açıklamasına, “Gözaltında kaybedilişlerinin 25. yılında soruyoruz: Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz nerede?” sözleriyle başlayan Eren, 1990’lı ve 2000’li yıllarda Kürt siyasetçilerin maruz kaldığı infaz, kaybetme ve sistematik baskılara dikkat çekti.
KARAKOLA ÇAĞRILDILAR, BİR DAHA DÖNMEDİLER
İkbal Eren, 25 yaşındaki Serdar Tanış’ın 2000 yılında arkadaşlarıyla birlikte Silopi’de HADEP İlçe Teşkilatı’nı kurmak için çalışmalara başladığını hatırlattı. Bu süreçte dönemin Şırnak İl Jandarma Alay Komutanı Levent Ersöz ve Silopi İlçe Jandarma Karakol Komutanı Süleyman Can tarafından tehdit ve baskıya maruz kalındığını aktardı.
Tüm baskılara rağmen 3 Ocak 2001’de HADEP Silopi İlçe Teşkilatı’nın açıldığını ve Serdar Tanış’ın ilçe başkanı olduğunu belirten Eren, 25 Ocak 2001’de yaşananları şöyle anlattı:
“Serdar Tanış, Silopi Jandarma Komutanlığı’ndan telefonla aranarak karakola çağrıldı. İlçe yöneticisi Ebubekir Deniz ile birlikte karakola gitti. O günden sonra kendilerinden bir daha haber alınamadı.”
Silopi Jandarma Komutanlığı’nın beş gün boyunca Tanış ve Deniz’i hiç görmediklerini iddia ettiğini belirten Eren, kamuoyu baskısı artınca Şırnak Valisi Hüseyin Başkaya’nın, Tanış ve Deniz’in karakola geldiklerini ancak yarım saat sonra ayrıldıklarını ileri sürdüğünü hatırlattı.
DOSYA KAPATILDI, ADALET SAĞLANMADI
İkbal Eren, Serdar Tanış’ın babası Şuayip Tanış’ın da Levent Ersöz tarafından tehdit edildiğini belirterek, hukuki sürecin sistematik biçimde sonuçsuz bırakıldığını söyledi.
“İnsan hakları örgütlerinin, aydınların ve Birleşmiş Milletler Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü’nün tüm girişimlerine rağmen dosya etkin şekilde soruşturulmadı. 2015 yılında takipsizlik kararı verildi, itiraz Cizre Sulh Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi.”
Ailelerin 2015’te Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunu hatırlatan Eren, AYM’nin 2019’da zorla kaybetmenin süreklilik arz eden niteliğini yok sayarak başvuruyu “süre aşımı” gerekçesiyle kabul edilemez bulduğunu ifade etti.
Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2005 tarihli kararında, devletin sorumluluğunun açıkça tespit edildiğini vurgulayan Eren, AİHM’in Türkiye’yi oybirliğiyle mahkûm ettiğini hatırlattı.
“Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in gözaltında kaybedilmesi insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Bu suçun yargı kararıyla tespit edilmesi, hukuk devletinin asgari gereğidir.”
EREN KESKİN: DEVLET AKLININ GELDİĞİ NOKTA
Dosyanın avukatlarından Eren Keskin de eylemde söz aldı. Keskin, olayın yaşandığı dönemde tanıkların ve delillerin mevcut olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“Tanış ve Deniz karakola çağrıldıktan sonra bir heyetle Şırnak’a gitmiştik. Levent Ersöz, ‘Burası Şırnak Cumhuriyeti’ diyordu. Büyük suçlar işlemiş bu isim yargılandı ama dava kapatıldı. Dahası, devlet Ersöz’e tazminat ödedi. Bu, insanların acılarıyla alay etmektir. Devlet aklının geldiği noktanın en açık göstergesidir Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’e yapılanlar.”
KARDEŞİ YUSUF TANIŞ: ADALETE OLAN İNANCIMIZI KORUYORUZ
Eylemde Serdar Tanış’ın kardeşi Yusuf Tanış da konuştu. Ağabeyinin anayasal hakkını kullanarak siyaset yaptığını vurgulayan Tanış, şu ifadeleri kullandı:
“Abim, halkının hakkını savunmak için bu yola girdi. Levent Ersöz tarafından açıkça ölümle tehdit edildi. Babam telefonla aranarak ‘Serdar Şırnak’a ayak bastığı anda onu yaşatmam’ denildi. ‘Burası benim bölgem, kimse burada bu partiyi açamaz’ diye tehdit ettiler. Binlerce faili meçhulün açığa çıkmasını istiyoruz. Adalete olan inancımızı tekrar ediyoruz.”
Cumartesi Anneleri, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in akıbeti açıklanana ve sorumlular yargılanana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini bir kez daha vurguladı.
PİRHA/İSTANBUL
Yoruma kapalı.