Alevi Haber Ajansi

Fırçayla tanıklık: Maraş katliamı tuvalde yeniden anlatılıyor! -VİDEO

PİRHA – Ressam Cafer Tabak, Maraş Katliamı’yla yüzleşmek adına yeni resim projesini başlattı. Katliamın tanıklarının hala hayatta olduklarına dikkat çeken Tabak, “Bugün tanıklar varken bu mücadele verilmelidir. Ben de bu mücadele için bir zemin hazırlamaya çalışıyorum” diyerek Alevi kurumlarından da destek beklediğini söyledi.

Maraş’ta 19-26 Aralık 1978’de Alevilere yönelik yapılan katliamda resmi rakamlara göre 111 kişi öldürüldü. Yedi gün süren katliam boyunca kolluk güçleri hiçbir müdahalede bulunmazken, Alevilere ait yüzlerce evin yanı sıra işyerleri de yakılıp yağmalandı.

Katliama ilişkin yürütülen hukuk süreci ise tam 23 yıl sürdü. Katliamda önemli rol oynayan 68 kişiye ulaşılamadı! Maraş, Alevi toplumunun kapanmayan yarası, cumhuriyet tarihinin üzeri hep örtülü tutulmak istenen insanlık ayıbı olarak kaldı.

Şu an Ankara’nın Mamak ilçesine bağlı bir köyde yaşam süren ressam Cafer Tabak da Maraş katliamının mağdurlarından birisi. Maraş’ta doğup büyüyen sanatçı, yaşanan katliamın unutulmaması adına uzun soluklu bir resim projesine başladı. Alanında ilk olan projenin detaylarını Cafer Tabak PİRHA’ya anlattı.

“O ANLARA TANIK OLDUM!”

Katliamın olduğu günlerde askerlik yaptığını belirten Tabak, “Maraş’ta olsaydım şu anda hayatta olur muydum, bilmiyorum” ifadelerini kullandı. Katliamın yaşandığı yıldan bu yana, toplumsal sorunların resimle kalıcılaştırılması gerektiği fikrini savunan Tabak, Maraş’a dair planladığı projenin ilk fırçasını tuvaliyle buluşturdu. Çalışmasının uzun soluklu olacağını belirten Cafer Tabak, katliamın bittiği gün terhis olduğunu, şehre döndüğünde ise karşılaştığı manzarayı şu sözlerle anlattı:

“Askerde olmaktan kaynaklı katliamdan kurtulduğumu düşünüyorum. Bölük komutanı, bir süre beni göndermemişti. Hatta beni gönderirken ‘Gittiğinde asker elbiseni çıkartmadan yat’ demişti. Geldiğimde ise Maraş çok korkunç vaziyetteydi. Her taraf duman, yıkıntı içerisindeydi. Sayısız insan yaralanmış, öldürülmüş, yok edilmişti. Yani korkunç bir durumdu gördüklerim. Sözcüklerle ifade etmek çok zor. İnsanlar, kamyonlarla durmadan Maraş dışına sevk ediliyordu. Resmen devlet, Maraş’ı boşaltıyordu. O anlara hep tanık oldum. O esnada bir kardeşim yaralıydı. Köyümüzden 16 kişiyi de katletmişlerdi. Bunların içerisinde 6 aylık Yılmaz Boz isimli bebek, yatalak denecek durumda olan Ali Şükran isminde yaşlı bir amcamız da vardı. Ayrıca mahalleden tanıdığımız birçok insan, dostlarımız, arkadaşlarımız da katledilmişti.”

ÜÇ SENELİK HAZIRLIĞIN ARDINDAN RESİMLER OLUŞMAYA BAŞLADI!

Cafer Tabak, resim sanatında ilerleme sağlamak üzere katliamdan sonraki yıllarda Ankara’ya taşınır. Lise eğitimini dışarıdan bitiren Tabak, ardından Hacettepe Üniversitesi resim bölümünde eğitimini tamamlar. “O yıllarda sadece Maraş Katliamı’nı değil, tüm katliamlar üzerinde çalışmak istiyordum ancak bir türlü içinden çıkamadım” diyen Tabak, projesinin oluşum sürecini ve tekniğine dair şunları anlattı:

“Dersim, Zilan, Koçgiri, Maraş, Sivas ve Çorum katliamlarını da resmetmek istiyordum. Senelerdir ‘bu katliamları nasıl anlatabilirim’ diye düşünüyorum. Fakat sonra kendi kendime ‘sana en yakın olan, senin kendi içinde yaşadığın durum var. Önce şunu bir çözümle’ dedim. Bu pencereden Maraş Katliamı’nı araştırmaya başladım. Yaklaşık 3 senedir hazırlık yapmaktayım. Bu çalışmadaki amacım yüzleşmek. Hazırlamak istediğim sergide kaç resim yer alacak henüz net değil. Serginin girişinde sokakta oynayan çocuk resimleri olacak. Arka fonda ise sesler gelecek. Ondan sonra katliam alanına; katliam resimlerine girdiğimizde ise fonda silah, katliam sesleri olacak. Bu resimleri, tanıkların anlattıkları üzerinden hazırlıyorum. Ayrıca resimlerin köşesinde bir de kare kod yer alacak. Örneğin kazanda kaynatılarak katledilmiş Ali Tıraş isminde bir çocuk var. Resmin köşesindeki kare kod okutulduğunda o resimle ilgili olan video karşınıza çıkacak. Serginin bitiminde ise katliamda kurtulmuş çocuk resimleri olacak. Orada da katliamda kurtulan insan sesleri…”

“KENDİ İMKANLARIMLA RESİMLERİMİ HAZIRLIYORUM”

Cafer Tabak, konuşmasında sanat camiasına da eleştiri yöneltti. “Sanat gerçekten yapılırsa toplumda karşılığını bulur” diyen Tabak, bu zamana dek Alevi katliamlarıyla ilgili yeteri oranda sanatsal içerikli üretim yapılmadığını belirtti.

“Sanat camiası, küçük burjuva yapısı itibarıyla çok kaygan bir zemindedir. Oturup sohbet ederlerken dünyayı kurtarır görünürler fakat atölyelerine kapanınca ‘Hangi resmi satayım?’ diye oturup resim çalışırlar. Resim alanı diğer sanat alanlarından bayağı farklıdır. Zaten literatürde de ‘Burjuva sanatı’ olarak geçer. Dolayısıyla şu anda benim hazırlamaya çalıştığım projeden hiçbir para talep etmiyorum. Kendi imkanlarımla resimlerimi hazırlıyorum. Katliamın 50. yılında, yani 2028’de Ankara’da ilk sergiyi düşünüyorum.”

ALEVİ KURUMLARINA ÇAĞRI!

Cafer Tabak, söz konusu projeye dair Alevi kurumlarının da ilgi göstermesi gerektiğini belirtti. Resim çalışmasıyla ilgili Alevi kurumlarına da bilgi vereceğini söyleyen Tabak, şöyle devam etti:

“Resimleri hiçbir şekilde satışa sunmadan, birbirinden ayırmadan bu projenin Alevi kurumları tarafında kullanılmasını istiyorum. Alevi kurumları, bunu Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde sergileyebilmeli. Meseleyi gündeme taşımalılar. Türkiye bununla yüzleşmelidir. Maraş, öyle bir soykırım ki 35 sene geçmesine rağmen hiç kimse orada anma bile yapamamış! Herkes kabuğuna çekilmiş. Korkunç bir dehşet yaşanmış. Hala anmalar Maraş’ta yasak. ‘Sadece cemevinde toplanın, kendi kendinize bir şeyler söyleyin, dağılın’ şeklinde izin veriliyor. Bunun dışında Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzleşmek gibi bir derdi yok. Benim amacım ise bu yaşananları görsellikle sunup yüzleşmeyi sağlamaya çalışmaktır. Maalesef sanatçılar bu katliamlarla pek ilgilenmemişler.”

“BU TANIKLAR VARKEN BU MÜCADELE VERİLMELİ”

İlk sergiyi Alevi kurumlarının desteğiyle Ankara’da açmak istediğini belirten Cafer Tabak, “Eğer yüzleşme sağlanır, özür dilenirse bu resimler Maraş’ta bir mekanda sürekli sergilenmeli. Tabii devlet, katliamı kabul ederse… Yoksa bu resimler Alevi kurumlarınca dünyanın birçok ülkesinde gezdirilip katliamın anlatımı yapılmalıdır. Bugün hala katliamı yaşayan tanıklar var. Bu tanıklar varken bu mücadele verilmelidir. Ben de bu mücadele için bir zemin hazırlamaya çalışıyorum” dedi.

Eren GÜVEN/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.