Alevi Haber Ajansi

Ali Bozan: Rojava savaşa da barışa da hazır!- VİDEO

PİRHA- 21 Ocak’ta Rojava’ya giden heyette yer alan DEM Parti Milletvekili Ali Bozan, Rojava halkının önceliğinin diyalog ve çözüm olduğunu belirterek, saldırıların sürmesi halinde öz savunmanın kaçınılmaz olduğunu söyledi. Bozan, “Rojava’da barışa da savaşa da hazır bir gerçeklik var” dedi.

Suriye’de Alevi soykırımlarıyla gündemden düşmeyen Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ), şimdi ise Kürtlere yönelik saldırılarıyla dünya kamuoyunun tepkisini çekiyor. Rojava’da 6 Ocak’tan bu yana devam eden çatışmalar, bölgeyi yeniden ağır bir saldırı dalgasıyla karşı karşıya bıraktı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi arasında yapılan ateşkese rağmen Kobani’ye yönelik saldırılar devam ediyor. Rojava’da seferberlik ilan edilirken Kürdistan’ın farklı kentlerinde, Türkiye’de ve Avrupa’da dayanışma eylemleri günlerdir sürüyor.

Bu süreçte bölgedeki durumu yerinde görmek ve Rojava halkıyla dayanışmayı büyütmek amacıyla, 21 Ocak’ta Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel başkanlarının da yer aldığı bir heyet Rojava’ya gitti. Heyette bulunan DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, ziyaret boyunca edindikleri gözlem ve değerlendirmeleri PİRHA’ya aktardı.

“ROJAVA’NIN ÖNCELİĞİ DİYALOG VE ÇÖZÜM”

Rojava’daki direnişin özellikle Türkiye tarafından terörize edilmeye çalışıldığını vurgulayan Ali Bozan, bu algıya karşı hem dayanışmayı büyütmek hem de yaşananları yerinde görmek amacıyla ziyareti gerçekleştirdiklerini söyledi. Rojava halkının öncelikli olarak müzakere ve barışçıl çözüm istediğinin altını çizen Bozan, diyalog çabalarının saldırı ve katliamlarla karşılık bulması halinde halkın öz savunma geliştireceğini ifade etti. Bozan, Rojava ziyaretindeki izlenimlerini şöyle aktardı:

“Kobani’nin dört bir yanı çembere alınmış durumda. Kobani’de elektrik, su, internet yok. Kobani’nin dünyayla bağları kesilmiş durumda. Artık Kobani’de gıda sıkıntısı da yaşanmaya başlandı. Ama şunu söylüyorlar; biz çözüm, müzakere ve diyalog istiyoruz. Ancak bütün çözüm, müzakere ve diyalog çabalarımız sürekli saldırı ve katliamla karşılık bulursa buna karşı da kendimizi savunmaya hazırız. Yani Rojava’da ‘biz barışa da savaşa da hazırız’ diyen bir gerçeklik var.”

“HTŞ, ALEVİ KATLİAMLARINA YÖNELİK SESSİZLİKTEN GÜÇ ALDI”

IŞİD’in Orta Doğu ve dünya için en büyük tehditlerden biri olduğunu hatırlatan Ali Bozan, geçmişte bu yapının Kürtler tarafından yenilgiye uğratıldığını belirterek, bugün aynı zihniyetin farklı isimler altında yeniden canlandırılmaya çalışıldığını söyledi. Bozan,

“Bugün ise birileri el birliğiyle bu anlayışı yeniden hortlatmaya çalışıyor. Bundan sonra Orta Doğu’da ya da dünyanın herhangi bir yerinde IŞİD’in yaptığı her saldırının sorumluları bugün HTŞ yönetiminin Dürzilere, Alevilere ve Kürtlere yönelik saldırılarını destekleyenler ve bu saldırılara sessiz kalanlardır” diye konuştu.

HTŞ’nin önce Alevileri ve Dürzileri hedef aldığını, bu saldırılara karşı yeterli bir tepki verilmemesi nedeniyle bugün Kürtlerin hedef haline getirildiğini vurgulayan Bozan, “HTŞ ve SMO, IŞİD zihniyetiyle hareket eden yapılardır. Dürzilere ve Alevilere yönelik katliamlar gerçekleştirildiğinde karşılarında bu katliamlara güçlü bir şekilde itiraz eden, ses çıkaran bir güç görmediler. Buradan aldıkları güçle bugün Suriye’de yaşayan farklı kimliklere, dillere sahip olan, aynı zamanda en örgütlü güç olan Kürtlere saldırmayı tercih ettiler. Bugün en güçlü biçimde bu saldırılar karşısında durmak gerekiyor. Çünkü şu anda Rojava’da yaşayan Kürtler bir varlık-yokluk savaşı veriyorlar. Bu mücadele aynı zamanda insanlık onurunu kurtarmaya yönelik bir mücadeledir. Suriye’de IŞİD zihniyeti hakim olursa sadece Kürtler değil; Dürziler, Aleviler ve tüm insanlık kaybedecek” dedi.

TÜRKİYE’YE ÇAĞRI: ARTIK KARARINIZI VERİN

Geçmişte IŞİD’in Türkiye’de çok sayıda saldırı gerçekleştirdiğini ve yurttaşları katlettiğini hatırlatan Ali Bozan, bu nedenle IŞİD zihniyetine karşı en net tavrı alması gereken ülkelerden birinin Türkiye olduğunu vurguladı. Bozan, Türkiye hükümetine çağrıda bulunarak, “Türkiye, Suriye ile en uzun sınırı olan ülke. IŞİD, en güçlü olduğu dönemlerde Türkiye’de birçok saldırı gerçekleştirdi, bu ülkenin yurttaşlarını katletti. Geçtiğimiz günlerde Yalova’da üç polis memuru yaşamını yitirdi, bunu yapan IŞİD’di. Bu nedenle IŞİD zihniyetine en fazla karşı çıkması gereken ülkelerden biri Türkiye’dir. Suriye’de Kürt’ü döverek, Türkiye’deki Kürt’le barışamazsınız. Türkiye artık şu tercihi yapmak zorundadır; güney sınırında IŞİD zihniyetiyle mi komşu olacak, yoksa Kürtlerle mi?” ifadelerini kullandı.

Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.