Alevi Haber Ajansi

DEDEF: Genel Başkanımız Ali Haydar Ben derhal serbest bırakılsın-VİDEO

PİRHA – Dersim Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu, Genel Başkan Ali Haydar Ben’in gözaltına alınması ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Başkanımız Ali Haydar Ben’in  derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Dersim halkının örgütlü gücünün AKP’ye boyun eğmeyeceğini ve AKP’nin tüm kirli oyunlarını boşa çıkaracağına inanıyoruz” denildi. 

25 Aralık günü Dersim Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben gözaltına alınmış sonrasında Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne getirilmişti. İşlemleri süren Ben’in dosyasında gizlilik kararı olması nedeniyle gözaltı gerekçesine ilişkin bilgi aktarılmadı.

Konuya ilişkin Dersim Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu üyeleri, İnsan Hakları Derneği Dersim Şubesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DEDEF üyeleri, HDP, SMF, EMEP, İHD ve birçok kurum temsilcisi katıldı.

Açıklamayı okuyan DEDEF Yönetim Kurulu üyesi Hasan Şen, “25.12.2018 Tarihinde (Dersim Dernekleri Federasyonu )DEDEF yönetim kurulu başkanı Ali Haydar Ben sabahın erken saatlerinde evine baskın yapılarak gözaltına alınmıştır. Federasyon genel başkanımız AKP’nin baskıcı, “ileri demokrasi” safsatasının son kurbanı olmuştur. Bizler Dersim halkının örgütlü gücü olan Dersim Dernekleri Federasyonu, olarak her türlü gözaltı, baskı ve yıldırma politikalarının pervasızca hayata geçirilmesini kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ANTİ DEMOKRATİK UYGULAMALARLA TOPLUM NEFES ALAMAZ HALE GELDİ”

“Gözaltı ve sindirme politikaları kurumumuz için ilk değildir. 2017 yılında yönetim kurulu üyemiz Aysel Ekmekçi, 2018 yılında Bursa Şube Başkanımız Hediye Zengi, Gemlik Dernek Başkanımız Ayhan Işık, Genel Başkan Yardımcımız Mesut Gerçek keyfi uygulamalarla gözaltına alınmışlardır. Ayrıca DEDEF yönetim kurulu üyemiz Duygu Kıt ve Munzur Koruma Kurulu üyemiz Onur Yanardağ hala tutuklu olarak cezaevinde bulunmaktadırlar” diye konuşan Şen, şunları kaydetti:

“Özellikle 2015 yılı sonrası başlayan anti demokratik uygulamalar son günlerde devasa boyutlara ulaşmış durumda. AKP hükümetinin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aleyhine söylenen her söz, onları eleştiren her kimse mutlaka polis sorgusundan geçirilmekte, yasal kısıtlılıklar uygulanmakta ve birçoğu da tutuklanmaktadır. 12 Eylül askeri darbe dönemini aratacak nitelikte olduğu görülen ve her geçen gün büyüyen anti demokratik uygulamalarla artık toplum nefes alamaz hale geldi.

Özellikle doğru habercilik yapan gazeteler ve gazeteciler üzerindeki baskılar artık sınırları aşmış durumda. Doğru bilgiye ulaşmak isteyen halkın, AKP’nin havuz medyasına mahkum edilerek, dezenformasyona uğramış haberlerden beslenmesinin sağlanmaya çalışıldığı görülüyor. Böylelikle birçok kirli uygulamaların görülmemesinin ve duyulmamasının amaçlandığı gözleniyor.

Sosyal medya sayfalarında görüşlerini paylaşan veya görüşlerine katıldıklarının paylaşımlarını sayfasına taşıyan herkes, devlet gözünde düşman ve tehlikeli olarak nitelenmekte ve emniyet müdürlükleri bu insanlarla dolup taşarken sadece gözaltı süreleri bazen haftaları bulmaktadır. Gözaltına alınan ve sonrasında serbest bırakılan hemen hemen herkese denetimli serbestlik uygulanmakta ve pasaportlarına gerekçesiz sebeplerle el konulmaktadır. Hiç kimsenin hükümetin uygulamalarına onay vermek zorunda olmamasına karşın, hükümetin her hangi bir uygulamasına karşı çıkmak ‘terörizm’ ile nitelendirilmektedir.”

“SES ÇIKARAN HERKES AKP HÜKÜMETİ GÖZÜNDE BİR DÜŞMAN HALİNDE”

Doğasını, evini, merasını, mahallesini, deresini, denizini korumak isteyenler ve haksız yere işten atılanların işini geri isteyen ve bunun için ses çıkaran herkesin AKP hükümetinin gözünde bir düşman halini aldığını savunan Şen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mahallesinde doğa için mücadele eden insanlar alakasız gerekçe uydurulup gözaltına alınmakta ve tutuklanmaktadır. Gerekçesiz olarak işten atılanlar ve işini geri isteyenler yıllarca cezaevlerine atılabilmektedir.

Devletin polisi, jandarması, adliyesi tamamen AKP’nin arka bahçesi halini almış ve uyduruk bir takım ‘milli’ çıkarlar gerekçesiyle AKP’li olmayan herkes düşman ilan edilmiştir. OHAL kaldırıldı denmesine rağmen  uygulaması halkı sindirmenin ve devleti soymanın adeta bir manivelası olmuştur. Tüm kamu elindeki varlıklar teker teker satılırken bu duruma karşı çıkanlar ‘milli’ çıkarlar gereği suçlu ilan edilmektedir.”

“ARTIK YETER BU ZULÜM BİTMELİ”

Şen, DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben’in gözaltına alınma gerekçelerini şöyle anlattı:

“Dersimde Baraj ve HES lere karşı çıktığı için, Dersimde Yanan yüzlerce hektar ormanı söndürmeye gittiği için, Dersim’de Yayla yasaklarına karşı çıktığı için, Dersim’de  37/38 de yaşananları kamuoyuna duyurduğu için, Dersim’in inanç ve dillerine sahip çıktığı için, Dersim’de el konulmaya çalışılan Munzur Kültür ve Doğa festivalinin halkın olduğunu savunduğu için, Dersim’de her türlü antidemokratik uygulamalara karşı çıktığı için gözaltına alınmıştır. Federasyon Başkanımız Ali Haydar Ben’in derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Dersim halkının örgütlü gücünün AKP’ye boyun eğmeyeceğini ve AKP’nin tüm kirli oyunlarını boşa çıkaracağına inanıyoruz. Artık yeter. Bu zulüm bitmeli” dedi.

Daha sonra söz alan İHD Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, EMEP İl Yöneticisi Hıdır Demir, EMEP İl Genel Meclis üyesi Derman Tarancı, Ali Haydar Ben’in gözaltına alınmasını kınadıklarını belirterek sürecin takipçisi olacaklarını ifade ettiler.

PİRHA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak