Alevi Haber Ajansi

İsviçre Basel’de Seyit Rıza ve arkadaşları anıldı

PİRHA- Seyit Rıza ve arkadaşları idam edilişlerinin 81. yılında İsviçre’nin Basel kentinde anıldılar. 

Basel Dersim İnisiyatifi tarafından organize edilen 81. yılında Seyit Rıza ve arkadaşlarının anması, İsviçre’nin Basel kentinde yapıldı.

Etkinlik Dersim inisiyatifi adına Münevver Coşkun’un yaptığı konuşmayla başladı. Daha sonra, moderatörlüğünü Baran Çelik’in yaptığı ve HDK Basel Kadın Meclisi Üyesi Münevver İltimur, Araştırmacı- Yazar Erdoğan Yalgın ve Dersim’i Yeniden İnşa Cemiyeti başkanı Ali Çatakçın katıldığı bir panel yapıldı.

Panelde ilk sözü alan HDK Basel Kadın Meclisi Üyesi Münevver İltimur konuşmasına, “Zulme boyun eğmeyen Seyit Rıza ve yoldaşlarını saygı ile anıyorum. Ayrıca Dersim’de direnen Zarife anamızın şahsında bütün direnen kadınların anıları önünde saygı ile eğiliyorum” diyerek başladı.

İltimur, “Dersim 38 bugün de devam ediyor. Fiziksel olarak yapılan soykırımın ardından bugün de ideolojik ve kültürel soykırım uygulanmaktadır. Bugün dilimiz, varlığımız, kültürümüz ve inancımız yok olmakla karşı karşıyadır. Seyit Rıza’nın bize miras bıraktığı “Biz sizin yalanlarınızla baş edemedik bu bize dert oldu, biz de sizin önünüzde diz çökmedik, bu da size dert olsun” şiarıyla bugün Dersimliler bu direniş geleneğini bayrak edinerek, gittikleri farklı bölgelerde devrimci, demokrat ve ilerici örgütlerde yer alarak devam ettiriyorlar. Bundan dolayı da direniş bu şekilde devam ediyor. Bugün Dersim’in doğası yok edilmeye çalışılıyor, yangınlarla börtü böcek, tüm canlılar ve bitkiler Dersim coğrafyasında bitirilmeye çalışılıyor” dedi.

“BU ETKİNLİKLER UNUTMAMA VE UNUTTURMAMAK İÇİNDİR”

Dersimi yeniden İnşa Cemiyeti Başkanı Ali Çatakçı ise, 81. yıl dönümünde Seyit Rıza şahsında Dersim Şehitlerini, Pontus, Rum, Ermeni, Süryani ve katliama uğrayan tüm halkları da saygı ile donarak başlıyorum” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Dersim’de 81 yıl önce bir soykırım işlendi ve bu soykırım devletin planlı programlı bir uygulamasıydı. Tabii ki bu dersinde uygulanan ilk soykırım değildi. Dersim’de daha önce de ikinci Abdülhamit zamanında 1775’li yıllarda bir katliam yapılmıştı. İlginçtir, Dersim’in ilk orman yangınları da bu tarihlerde yapılmıştır. O dönem Dersim’in önde gelen önemli şahsiyetleri İstanbul’a götürülerek kellesi vurulmuştur. 1937-38’e kadar bir çok kez Dersim’de soykırım provaları yapılmıştır. Osmanlı’nın soykırım uygulayarak bitiremediği Dersim’de 1937-38 yıllarında Türkiye Cumhuriyeti tarafından bir soykırım uygulanmıştır. Dünyanın birçok coğrafyasında da çeşitli halklara karşı soykırım işlenmiştir. Ancak bütün bunların Dersim soykırımından farkı; buralarda işlenen katliam ve soykırımlar kabul edilmiş ve bu anlamda özür dilenmiştir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu bu soykırımların yapıldığını kabul etmesi bir yana, soykırıma uğrayanları da hala sanık sandalyesine oturtmaktadır. Bu insanlık adına utanç verici bir durumdur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dersim soykırımından dolayı bu suçla yaşıyor. Sessiz kalmasından dolayı toplumda bu suça ortaktır. Bundan dolayı da Dersimlilerin yaptığı bu tür etkinlikler bir anma değil, birer unutmama ve unutturmama mücadelesidir.”

“TARİHSEL ARKA PLANI İYİ İNCELENMELİ”

Panelin bir diğer konuğu Araştırmacı Yazar Erdoğan Yalgın ise Dersim soykırımının doğru analiz edilmesi ve bilince çıkarılabilmesi için tarihsel arka planının iyi incelenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Bunun için dil, tarih ve coğrafya özelliklerinin çok iyi incelenmesi gerektiğini belirten Yalgın, ” Dersim soykırımı Dersimliler için büyük bir jenosittir. Bunun en önemli ayaklarından biri etnik aidiyettir. Yani Dersim halkının Kürt olması önemli bir etmendir bu soykırımda. Diğer önemli bir ayağı ise inançsal boyutudur. Yani Alevi olmalarından dolayı bir soykırıma maruz kalmışlardır. Dersim aşiret ve ocak bağlamı üzerinden kendi sosyal yaşamını dizayn etmiştir. Osmanlı bir çok kez denemesine rağmen Dersim’den zaferle çıkamamıştır. Kendine özgü bir yapısı olan Dersim, Türkiye Cumhuriyeti’ne istedikleri gibi entegre olmuyor. Bundan dolayı Türkiye Cumhuriyeti de buna bir soykırımla cevap veriyor” diye konuştu.

Anma panelden sonra Barış Aydın ve Tayfun Arslan’ın seslendirdiği ağıt ve klamlarla son buldu.

Abidin ÇETİN/ BASEL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak