PİRHA- Yüzbinler yoğun yağışa rağmen Diyarbakır Newrozu’nda buluştu. Yapılan konuşmalarda ve okunan mesajlarda barış vurgusu öne çıkarken, iktidara adım atma çağrısı yapıldı.
Diyarbakır’In Bağlar ilçesinde bulunan Newroz Parkı’nda “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu / Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” şiarıyla Newroz Bayramı kutlanıyor.
Kutlamaya yüzbinler yoğun yağmura rağmen katılırken, kutlamada Dilan ve Erkan Top şarkılarıyla sahnedeydi. Yapılan konuşmalarda Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çekildi.
Yüzbinler, Alend Hazim’ın şarkıları eşliğinde halay çekerken, coşkunun hakim olduğu kutlamalarda Newroz ateşi de yakıldı.
“JIN JİYAN AZADİ”
Özgür Kadın Hareketi’nden (TJA) Ayla Akat Ata kitleye hitap etti. Ayla Akat Ata şunları söyledi:
“Biz tek değiliz. Amed’den Mahaba’a, Mahabad’dan Qamişlo’ya kadar tüm Kürtlerin Newrozu kutlu olsun. Sadece bizim değil, Kafkasya halkları için yeni bir gündür Newroz. Kafkasya halkları için de kutlu olsun. Ortadağu halkları için kutlu olsun.
TJA olarak bu coğrafyadan, Kürdistan’dan, Rojava’dan, Ortadağu’dan bütün dünyadaki kız kardeşlerimizle, ‘benim bedenim, benim kararım’ diyen kadınlarla, ‘asla yalnız kalmayacaksınız’ diyen kadınlarla, Hindistan’da ‘korkuyu özgürlükle yendik’ diyen kadınlarla ‘jin, jiyan, azadî’ diyerek buluşuyoruz.”
SIRRI SÜREYYA ÖNDER UNUTULMADI
Kutlamada, İstanbul’da geçirdiği kalp krizi sonrası 3 Mayıs 2024 tarihinde hayatını kaybeden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, Amed Newrozu’nda unutulmadı.
Sırrı Süreyya Önder anısına hazırlanan sinevizyon gösterimi yüzbinlere izletildi. Sinevizyonda, Önder’in 2013 Amed Newrozu’nda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın mesajını okurkenki görüntüsü ile 27 Şubat 2025 tarihinde Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nda yaptığı konuşma yer aldı.
“NEWROZ BİR HAYALİ, BİR ÜTOPYAYI DEĞİL; GERÇEKLEŞEN, GELİŞEN BİR KOMÜNAL YAŞAMI TEMSİL ETMEKTEDİR”
Kutlamada Abdulah Öcalan’ın gönderdiği mesaj paylaşıldı. Mesajda şunlara yer verildi:
“Newroz Destanı, Ortadoğu halklarının diriliş, direniş ve bahar bayramı olarak binlerce yıl kutlanmıştır. Newroz, halklarımızın direniş ve diriliş ruhunu canlandırmıştır.
Newroz’daki semboller, kişilikler bu coğrafyanın ruhunu yansıtır. Dehaq, devletli uygarlık sisteminin timsalidir, her gün iki gencin beynini yiyen omuzlarındaki yılanlar Asur devletinin vahşetinin; Demirci Kawa ise zulme karşı direnişin cisimleşmiş halidir.
Ortadoğu’da bin yıldır sürdürülen din, mezhep ve kültür savaşları, halkların birlikte yaşama kültürüne vurulan en büyük darbedir. Her kimlik, her inanç kendi kabuğuna çekilerek ve ötekini düşmanlaştırarak var olmaya çalıştıkça halklarımızın arasındaki uçurum derinleşmektedir. Ortak değerlerimiz, ortak kültürümüz yok sayılmakta; farklılıklarımız savaş nedeni haline getirilmektedir.
Güncelde bölgede köhnemiş politikaların sürdürülmesinde ısrar edilmesi felaketi beraberinde getirmiştir. Ortadoğu özelinde yaşanan bastırma, yok sayma, düşmanlaştırma politikalarının yarattığı ayrılıklar ne yazık ki bugün emperyal müdahalelere de bahane oluşturmaktadır.
Avrupa ülkelerinin üç yüzyıl süren din-mezhep savaşları 1648’de Westfalya Antlaşması ile aşılırken Ortadoğu’da bu çatışmaların günümüze kadar gelmesi halklarımıza derin trajediler yaşatmıştır. Bugün ise kültürlerin ve inançların yeniden bir arada yaşamalarını sağlama imkanına kavuşmuş durumdayız. Ortadoğu’da yaratılmak istenen savaş ve kaos ortamını halkların baharına çevirmek elimizdedir. Bize yaşatılmak istenen trajedileri tersine çevirip halkların özgürlük ortamı haline getirebiliriz.
Şimdi tarihin gizlenen sayfaları açılmakta; halklar arası barışın, demokratik uluslaşmanın imkânı artmaktadır. Sünni, Şia devlet gelenekleri, milliyetçi gelenekler aşıldıkça halklar arası özgür birliktelik de imkân dahiline girmektedir.
Bugün artık yeni bir sayfa açılmıştır. Bu coğrafyadaki halkların özgürce bir arada yaşamasının yolu aralanmıştır.
27 Şubat 2025 tarihinde başlattığımız süreç Newroz’un ruhuna uygun bir birlikteliğin temellerini yeniden diriltmek içindir. Bunun için kültürlerin, inançların bir arada yaşayabileceğine, dar milliyetçi anlayışları aşıp demokratik entegrasyon temelinde birleşebileceğimize ve birlikte var olabileceğimize inanmamız gerekir. Tarihimizde olduğu gibi günümüzde de her türlü savaş dayatmalarını, yoksulluğu ve barbarlığı geriletebileceğimizi bilince çıkarmamız gerekir.
2026 Newrozu bu tarihin bütün haşmetiyle güncellenmesidir. Tarih şimdileşiyor, gerçek kültürlülük temelinde bilinç bulmaya doğru büyük bir imkana ulaşıyor. Newroz’un anlamı ve gücü “şimdi” olarak tarih sahnesine çıkmaktadır. Bu yılın ve önümüzdeki yılların Newrozlarının böyle bir tarihsel anlamı vardır.
2026 Newrozu kendi kökleri üzerinden dirilmekte, demokratikleşme ve demokratik entegrasyon yolunda büyük bir hamleyle şimdileşmekte; Newrozlaşmaktadır.
Newroz, tarihte olduğu gibi Ortadoğu merkezinde ağırlığını ortaya koyarak adeta yeniden dirilişe geçmekte, demokratik entegrasyon olarak tekrar bütün bölgede rolünü oynamaktadır. Böyle büyük bir şimdileşme yaşanıyor ve yaşanmaya devam edecektir.
Şimdiye kadar Newroz sembolik değerlerle kutlanmaktaydı. Artık Newroz bir hayali, bir ütopyayı değil; gerçekleşen, gelişen bir komünal yaşamı temsil etmektedir. Kendimizi hem anlam hem fizik olarak gerçekleştireceğimiz gündür Newroz.
Newroz’da bir türlü yakamızı bırakmayan her çeşit yetersiz ilişkilerden, yetersiz anlamlardan kendimizi arındıralım ve yetkin bir ilişki tarzıyla, yetkin bir anlam derinliğiyle, yeni bir özgürlük ahlakı ve yeni bir estetik anlayışla yaşama yüklenelim.
“Jin, Jîyan, Azadî” felsefesini bütün ilişkilerimizde pratikleştirip özgür yaşama kavuşalım. Artık Newroz’un bir umut, hayal veya teori değil bir pratikleşme anı olduğunun bilincine varalım. Bu pratikleşme anına yetkin bir bilinçle, yetkin bir anlam derinliğiyle karşılık verelim.
Newroz vesilesiyle bu yılı tüm Ortadoğu halkları için gerçek bir özgürlük yılına çevirmek, halkların dostluk ve dayanışma geleneğini egemen kılmak bizim elimizdedir. Etnik ve dini-mezhebi temeldeki parçalanmaya, kardeş kavgasına son vermekle ve bütün kültürlerin, dini-mezhebi inançların özgürlük ve kardeşlik temelinde birliğini sağlamakla buna ulaşılabilir.
Kapitalist modernitenin yarattığı büyük toplumsal ve ekolojik çöküşe karşı demokratik modernitenin demokratik siyaset, ekolojik ve kadın özgürlükçü çözümünü Newroz’un özgürlük ruhuna bağlı olarak geliştirdik.
Kültür yaratan bir bölge olan Ortadoğu’nun, hegemonik güçlerin elinde bir savaş alanına dönüştürülmesine fırsat vermeyelim. Tarihte olduğu gibi günümüzde de bu büyük kültürün kendini özgürce ve gerçek kimlikleri temelinde ifade etmelerinin, bütünleşmelerinin önündeki engelleri birlikte aşabiliriz. Milliyetçilik ve mezhepçilik hastalığını geride bırakıp, halklarımızın binlerce yıllık tarihsel dayanışma kültürünü esas aldığımızda aşamayacağımız engel yoktur.
Böyle bir birliktelik ruhuyla demokratik siyaseti armağan etmek de imkân dahilindedir. Ezilenlerin binlerce yıllık mücadelesini taçlandırmak istiyorsak; bunun mekânı Doğu’da da Batı’da da kapitalist kültür ortamında değil, Ortadoğu’nun gerçek özgürlük ortamında bulunabilir. Demokratik entegrasyonu bu topraklarda gerçek bir buluşma ve yeni bir insanlık, kardeşlik, dayanışma, dostluk temelinde gerçekleştirerek güncelleştirebiliriz.
Halklarımızın Ramazan Bayramını kutluyor, bayramın barışa ve kardeşliğe vesile olmasını diliyorum.
2026 Newrozu ilk defa halklarımızın, halkımızın gerçekleşen demokratik entegrasyon, barış ve kardeşlik ruhuyla kutlanmaktadır. Bu ruha, iradeye tüm gücümle katılıyor; bu yıl gerçek anlamıyla “Yeni Gün” olarak kutlanmaya değer hale gelen Newroz’un önümüzdeki yılların görkemli yürüyüşüne vesile olmasını diliyor; tüm halklarımıza barış diliyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.
Abdullah ÖCALAN
İmralı Cezaevi
21 Mart 2026”
“DEMOKRATİK ÜLKEYİ BİRLİKTE KURALIM”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da, yaptığı konuşmada, Ankara’nın önünde tarihi bir fırsatın olduğunu vurgulayarak, kaybedecek bir zamanın ve neslin olmadığını söyledi. “Gelin geleceğimizi kaybetmeyelim” diyen Bakırkan, “Gelin 86 milyon için eşitlik, özgürlük demokratik bir Türkiye’yi birlikte kuralım” dedi.
Türkiye’nin gelceğinin Edirne, Kandıra, Silivri’de değil Meclis’te, meydanda ve demokratik zeminde olduğunu dile getiren Bakrıhan, “Kürtler, Türkiye’de kimliğinin tanınmasını, anayasal güvence, ana dilinde eğitim, yerel demokrasi, eşit yurttaşlık istiyor. Kürtler devletle münazara değil müzakare yapmak istiyor” diye konuştu.
Konuşmalarıın ardından Agire Jiyan yüzbinlerle şarkılarını söyledi.
“KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Newroz’a gönderdiği mesajda, “Bugün yakılan her ateşte, durulan her halayda, tutulan her elde; dünün acılarını unutmadan, yarının umudunu kalplerimizde yeşertiyoruz. Direnmekten değil ama çatışmalardan, düşmanlaştırmalardan, ötekileştirmelerden yorulmuş olan halkımızın üstündeki kara kışın yükünü atmak için artık tek çare barıştır. Eşitlik içinde, onurlu yurttaşlar olarak bu ülkede hep beraber yaşayacağız! Bizim baharımız, bizim Newroz’umuz budur! Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz! Newroz pîroz be!” dedi.
Gönderilen mesajların okunmasının ardından kutlama sanatçı Zınar Sozdar’ın şarkılarıyla sona erdi.
(HABER MERKEZİ)
Yoruma kapalı.