Alevi Haber Ajansi

Zara’da yaşam alanları tehdit altında!

PİRHA- Zara Dipsizgöl’de planlanan selestit maden ocağına karşı açılan davada yürütmeyi durdurma talebinin reddi, bölge halkını ve çevre savunucularını kaygılandırdı.Sivas Zara Dipsizgöl Köyü Çevre Koruma Platformu tarafından su kaynakları, meralar, endemik türler ve kültürel miras için risk uyarısı yapıldı.

Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Dipsizgöl köyü ve çevresi, planlanan bir maden ocağı projesi nedeniyle ciddi bir ekolojik ve toplumsal tehdit ile karşı karşıya. Bölge halkı ve çevre koruma platformları, Barit Maden Türk A.Ş. tarafından hayata geçirilmek istenen stronsiyum tuzu (selestit) maden ocağı projesine karşı açılan davada yürütmeyi durdurma talebinin reddedilmesini “hayal kırıklığı ve endişe verici” olarak değerlendirdi.

ÇED SÜRECİNDE TARTIŞMALI ADIMLAR

Şirkete 150 hektarlık ruhsat alanı verilmesine karşın, ÇED başvuru sahasının 25 hektarlık eşik değerin altında kalacak şekilde 24,92 hektar olarak belirlenmesi dikkat çekti. Sürecin devamında, AFAD’ın heyelan riski tespiti gerekçe gösterilerek proje alanı önce 20,65 hektara, ardından 19,14 hektara düşürüldü. Platform temsilcileri, bu daraltmanın kapsamlı bir ÇED Raporu zorunluluğundan kaçınmaya dönük olduğunu savunarak alınan “ÇED Gerekli Değildir” kararını eleştirdi.

“SU HAVZASININ KALBİNE MÜDAHALE”

Sivas Zara Dipsizgöl Köyü Çevre Koruma Platformu tarafından yapılan açıklamada, proje sahasının Dipsizgöl ve çevre köylerin içme ve kullanma suyunu besleyen ana havzanın tam üzerinde yer aldığı vurgulandı. Planlanan kazı faaliyetleriyle bölgenin en yüksek tepesinin yaklaşık 70 metresinin yok edileceği, bunun da yeraltı ve yerüstü su kaynaklarında kuruma ve kirlenme riski yaratacağı ifade edildi. DSİ’nin resmi görüşünde de altı çizilen “su kaynaklarının beslenim alanlarıyla birlikte korunması” ilkesine atıf yapıldı.

Bölge halkı, yüzlerce yıldır süregelen yaylacılık, hayvancılık, arıcılık ve tarımsal üretimin zarar göreceğini belirtiyor. Binlerce dönümlük mera alanlarının, otlakların ve su yollarının tahrip olacağı, bunun da kırsal yaşamı ve yerel ekonomiyi doğrudan etkileyeceği kaydedildi.

ENDEMİK TÜRLER İÇİN RİSK

Gönüllü biyologların saha incelemelerinde, yalnızca Sivas ve Erzincan’da yetişen ve IUCN’e göre “Nesli Tehlikeye Düşebilir” statüsündeki dikenli körmen (Allium sintenisii) başta olmak üzere 100’ün üzerinde bitki türünün tespit edildiği bildirildi. Platform, ÇED dosyasında bu türlerin önemli bölümünün bilimsel yeterlilikten uzak yöntemlerle göz ardı edildiğini belirtti.

Köylülerin yaklaşık 50 yıllık emeğiyle oluşturduğu 1 milyon metrekarelik ağaçlandırma alanının ve Kasım Baba Ziyareti, tarihi mezarlıklar ile jeolojik oluşumların tehdit altında olduğu ifade edildi.

“MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

Mahkemenin yürütmeyi durdurma talebini reddetmesi üzerine yapılan açıklamada, kararın Anayasa’nın 56. maddesinde güvence altına alınan sağlıklı çevrede yaşama hakkı ve 63. maddede düzenlenen kültür ve tabiat varlıklarının korunması yükümlülüğüyle çeliştiği kaydedildi. Davanın esastan devam ettiği belirtilerek kamuoyuna ve yetkililere “Bu kadim coğrafyada suyun, toprağın ve kültürel mirasın korunması için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” çağrısı yapıldı.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.