Alevi Haber Ajansi

Zakir Süleyman Demir: Saza ve Yol’a olan aşkım kanseri yenmeme neden oldu- VİDEO

PİRHA- Zakir, Yol yürütücüsü Süleyman Demir, sazın Alevi inancının yaşatılmasında en önemli etkenlerden biri olduğunu belirterek, “Saz sadece para karşılığı satılan bir enstrüman değil. Bağlamaya, Alevi inancının kültürel yanıyla bakılıp üretilmesi ve sahip çıkılması gerekiyor” dedi. Demir, saza olan tutkusu nedeniyle hastalıklarını yendiğini de vurguladı.

43 yıldır Antalya’da yaşayan ve Muratpaşa ilçesinde bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Konuksever Cemevi’nde saz atölyesi açan Yol Yürütücüsü Süleyman Demir, küçük yaşta başlayan saza olan tutkusunu PİRHA’ya anlattı.

“SAZA OLAN AŞKIM ÇOCUK YAŞLARDA BAŞLADI”

1980’li yıllarda Çorum’un Alaca ilçesine bağlı Karkın köyünde girdiği cemlerin saza olan ilgisine en büyük katkıyı sağladığını söyleyen Demir, “Saza olan merakımda köyümüzde yapılan cemlerin etkisi var. Orada yapılan cemlere katıldığımda saza olan hevesim, Alevilik yoluna olan aşkım ve merakım çocuk yaşta köyde başladı. Babam aynı dönemde Âşık Veysel gibi çiçek hastalığından gözlerini kaybetmişti. Babam o dönemlerde kemanı çalıp âşıklık yapar, köylerde yapılan cemlerde de zakirlik yaparmış. Babamı gördüm ama âşıklık yaptığını göremedim. Bizde de bu âşıklık çocukluktan vardı” dedi.

ANTALYA’YA GÖÇ 

Demir, 13 yaşına kadar köyde kaldığını ve o dönem hep bir sazı olmasını istediğini, ancak yokluktan dolayı sazı olmadığını aktararak, “Daha sonra 1980’lerde Antalya’ya geldik. Antalya’da geldiğimizde saza olan hevesim daha da artmıştı. Antalya’da çalışma hayatına başladık. Bu süreç içerisinde benim Yol arkadaşım İlyas Şimşek (Antalya Divriği Deneği Başkanı) canımız var. Onunla birlikte çalışırken, o da bağlama çalıyordu. Derneklerimizde semah grubunda semah dönüyorduk. Semah dönmek için geldiğimiz derneğimizde saz aldıktan sonra sazımızı öğrendik. Semahlarda saz çalarak çocukluk hayalim gerçekleşti” diye konuştu.

“SAZI ÖĞRENDİKTEN SONRA ZAKİR, DAHA SONRADA YOL YÜRÜTÜCÜSÜ OLDUM”

Semah grubuna saz çalarken zakir olmaya da karar verdiğini belirten Demir, “Kurumlarımızda yapılan cemlerde 12 hizmetlere başladık. Dönem içerisinde zakirlik işleri de tamamlandı, daha sonra bana Hacı Bektaş Veli Dergâhı’ndan babalık görevi verilerek bugün cemlerimize hem zakirlik hem babalık Yol hizmetçisi olarak görev yapıyorum” diye belirtti.

Demir, “Cemevine bir saz atölyesi açmak hep kafamda olan bir projeydi” diyerek, “Cemlerimizi yaptık, zakirlik yapıp sazımızı çalıp, deyişlerimizi nefeslerimizi söyledik, semahlarımızı döndük. Emekli olduktan sonra korona döneminde ağır kalp rahatsızlığı geçirdim. O yüzden ağır iş yapma durumu olmayınca zaten saz yapma, (bağlama) hevesim de vardı” ifadelerini kullandı.

Saz yapmanın Alevilik yolunda, Yol’a ikrar verip Yol’a giren kişinin insani kamilliğe doğru gidişine benzediğine dair yorum yapan Demir, “Sazın içine girdiğinde Aşık Veysel’in “Bahçede bir tut iken bilmezdim sazı” dediği gibi sazı işleyerek, temizliğini yaparak, sapını, kapağını, telini takarak, onu parlatıp bir ses vererek bir odundan bir ses almak ölüye can verme manasında adeta benim için bir terapi oldu” şeklinde konuştu.

“SAZA VE YOL’A OLAN AŞKIM KANSERİ YENMEME NEDEN OLDU”

Kalp rahatsızlığından önce kolon kanserine de yakalandığını ve hastalığı Alevi Yol’una olan aşkı sayesinde yendiğini söyleyen, Demir, şunları kaydetti:

“Bir kolon kanseri geçirdim. Bu Yol’un aşkı sayesinde hastalığı yendim. Korona döneminde de kalp rahatsızlığı geçirdim. Kalp hastalığından dolayı kafayı dağıtmak istiyordum. Bağlama beni hem ayakta, hem de hayatta tuttu. Hevesimi de almış oldum.”

Cemevi içerisinde kendisine bir oda tahsis edilerek bağlama atölyesi aşmasına destek oldukları için vakıf başkanı ve yöneticilerine teşekkürlerini de ileten Süleyman Demir, “Çok güzel bir çalışma. Burada içerisinde atölyemizi kurduk. Nida Müzik’in sahibi Mahir canımızla birlikte,” ayrıca yanında da eğitim alarak onun desteğiyle de bu hizmeti yürütmeye devam ediyorum. Tek amacım da burada bunun taşıyıcısı olmak” dedi.

“CEMEVİNDE SAZ ATÖLYESİ AÇMAMIZ ÇOK GÜZEL TEPKİLERE NEDEN OLDU”

Atölyeye gelen ve istekli olan gençlere semahları, 12 hizmet görevlerini, bağlama çalmayı ve yapılışını öğreterek bir taşıyıcı olarak bu hizmeti yapmak için bu işe başladıklarının altını çizen Demir, “Saz atölyesinin, paradan ziyade Alevi inancına ve kültürüne ve kendi canlarımıza hizmet olsun diye cemevi içerisinde olsun istedim” şeklinde ifade etti.

Saz atölyesini cemevinde açtıktan sonra saz kursuna veya kırk yemeklere gelen insanlardan çok güzel tepkiler aldıklarını ifade eden Demir, şöyle devam etti:

“Canlarımız cemevi içerisindeki atölyeyi görünce çok hoşlarına gidiyor. Cemevi içerisinde saz kursunun, saz atölyesinin ne kadar değerli ve kıymetli olduğunu söylüyorlar. Canlar saz tamirlerinin burada olduğunu görünce daha hoşlarına gidiyor. 8-9 yaşındaki çocuklar, belli bir yaş üzeri 40-50 yaşlarında saz kursuna gelen canlar, sazın nasıl yapıldığını oturup izlemek istediklerini belirtiyorlar. Çok da yerinde oldu. Bu işin taşıyıcısı olursak ne mutlu bize.”

Atölyede yaptıkları sazları yurt içine ve yurt dışına gönderdiklerini de belirten Demir, talebe ve her ses tonuna göre üretmiş olduğumuz sazımızın arkasındayız. İnstagram’da canlar sazevi sayfamız üzerinden sipariş verebilirler. Gerek yurt içi gerekse de yurt dışından sipariş verilen bağlamaları yapıp kılıflarına koyup sandık içerisinde gönderiyoruz” diye konuştu.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak