Alevi Haber Ajansi

Veli-Der Başkanı Yılmaz: Okullarda çocuklar aç, su bile alamayıp tuvaletlerden içiyorlar

PİRHA- Ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte Eylül ayında başlayan yeni eğitim yılında, beslenme sorunu yakıcılığını daha da hissettirdi. 2 yıldır okullarda bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek kampanyası yürüten Veli-Der’in Başkanı Ömer Yılmaz, “Özellikle kamuda okuyan çocukların ailelerinin % 50’si asgari ücret düzeyinde maaş alıyor. Okullarda çocuklar su bile alamıyor. Devletin ayrım yapmaksızın her öğrenciye bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek vermesi var olan eşitsizliği bir nebze azaltacaktır” dedi.

Türkiye’de yaşanan derin ekonomik kriz en çok çocukları vurdu. Gıda maddelerine gelen büyük zamların ardından Türkiye’de 1 milyondan fazla çocuk okula aç gidiyor. Yetersiz ve sağlıksız gıdaya erişim derin yoksulluk içindeki çocukların bedensel, zihinsel ve duygusal gelişiminde büyük eksikliklere neden oluyor.

TÜM GIDA ÜRÜNLERİNE EN AZ YÜZDE 85 ZAM GELDİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Burhanettin Bulut, ‘Bu ülkede beslenme çantası hazırlamak bile lüks oldu’ diyerek beslenme çantasına koyulan gıda maddelerinin fiyatlarında yaşanan değişime yönelik yaptığı çalışmayı açıklamıştı.

Çalışmaya göre Kasım 2021-Kasım 2022 döneminde zeytinin kilosu 52 TL’den 89 TL’ye, peynirin ise 81 TL’den 205 TL’ye, 200 ml’lik süt ise 2,25 TL’den 6,95 TL’ye çıktı. Aynı dönemde, okul kantinlerinde satılan ürünlerin fiyatlarına da fahiş artış geldi. Kantinde ortalama gözleme fiyatı 12 liradan 20 liraya, yarım ekmek tost ise 9 liradan 15 liraya çıktı. 500 ml’lik su ise yüzde 100’lük artışla ile 3 TL’ye ulaştı.

‘BİR ÖĞÜN SAĞLIKLI ÜCRETSİZ YEMEK’ TALEBİ AKP-MHP OYLARIYLA REDDEDİLDİ

Ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte Eylül ayında başlayan yeni eğitim yılında, beslenme sorunu yakıcılığını daha da hissettirdi. Açlıktan bayılan, yetersiz beslendiği için rahatsızlanan ve derslerine gidemeyen, su alacak dahi parası olmadığı için günü susuz geçiren çocukların haberleri basına sıkça yansıdı.

Veli-Der’in 2 yıl önce başlattığı, okullarda bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek kampanyası geniş kesimlerce sahiplenildi. Ülke çapında pek çok kadın derneği, veli derneği, mahalle inisiyatifleri ile birlikte imza stantları açıldı, kampanya karşılık buldu ve konu Meclis gündemine de taşındı.

Ekim ayında CHP, HDP, İyi Parti ve TİP’in konuyla ilgili Meclis Genel Kuruluna verdiği kanun teklifleri de AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Talep, bütçe görüşmeleri sırasında pek çok ilde düzenlenen eylemlerle de gündeme getirildi.

Konuya ilişkin oluşan kamuoyu baskısının ardından Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı’nın ikinci döneminin başladığı 6 Şubat 2023’ten itibaren Türkiye’deki tüm okullarda, okul öncesi eğitimdeki çocuklara ücretsiz yemek verileceğini açıkladı. Ayrıca taşımalı eğitimin yapıldığı okullarda ve pansiyonlu okullarda da tüm öğrencilere ücretsiz yemek verileceğini dile getirdi.

Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Başkanı Ömer Yılmaz, yaşanan durumu değerlendirdi.

“YETERLİ BESLENEMEYEN ÇOCUKLAR OKULU BIRAKMAK ZORUNDA KALIYOR”

Pandemi ve yaşanan ekonomik krizle birlikte çocukların yeterli ve sağlıklı beslenememesinin artış gösterdiğini belirten Yılmaz, ‘Özellikle kamuda okuyan çocukların ailelerinin % 50’si asgari ücret düzeyinde maaş alıyor. Bu da açlık sınırına tekabül ediyor. Eğitim masrafları bu ücretin üçte birine denk geliyor. Dolayısıyla çocuklar okula aç gidiyor. Özellikle 15 – 17 yaş arasındaki çocuklar yiyeceklerini okuldan alıyorlar. Bugün alamaz durumdalar. Bunun sonucunda da çocuklar okulu bırakıyor, bırakmak zorunda kalıyor. Şu an 18 milyona yakın çocuk örgün eğitim içerisinde yer alıyor. Bunun 5 milyonu okul öncesi ve taşımalı eğitim gören öğrenciler. Milli Eğitim Bakanlığı taşımalı eğitim gören bir buçuk milyon öğrenciye ücretsiz yemek veriyor. Ancak nitelikli ve sağlıklı yemek verilmiyor. Geri kalan okul öncesi çocuklara yemek veriliyor ama ücret karşılığında veriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı bunun ücretsiz verileceğini söylüyor” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLAR SU BİLE ALAMIYOR, OKUL TUVALETLERİNDEN İÇMEK ZORUNDA KALIYOR”

Çocuklara ücretsiz yemeğin yanı sıra aynı zamanda içilebilir su imkanı da sağlanması gerektiğini dile getiren Yılmaz, “Kantin fiyatları % 100’ü aşan oranda zamlandı. Su fiyatları 5 lira 6 liraları buldu. Çocuklar şu anda okullarda sulukları ile su getirdilerse içiyorlar. Bittiğinde parası yoksa alamıyor, tuvaletlerden içmek durumunda kalıyor. Okul içlerine çeşme veya sebil konulmalı. Çocuklara sağlıklı su içebilme imkânı tanınmalı. Bizim bu taleplerimizi muhalif belediyeler sahiplendi. Birkaç ilde hayata geçirilecek. Milli Eğitim Bakanlığı 18 milyon öğrenciden 5 milyon öğrenciye ücretsiz yemek verileceğini söylüyor. Geriye kalan 13 milyon öğrenci ne yapacak? Bu öğrencilerin yarısının ailesi asgari ücret düzeyinde maaş alıyor. Dolayısıyla ücretsiz, nitelikli ve sağlıklı yemek verilmesi konusu tüm öğrencileri kapsamalı. Çocuklar artık kantinlerden alışveriş yapamıyor, kantinlerdeki satışlar yarı yarıya düşmüş durumda” şeklinde konuştu.

“AÇLIK SINIRINDA MAAŞ ALAN BİR VELİ BESLENME ÇANTASI HAZIRLAYAMAZ”

Okullarda bir beslenme listesi de verildiğini anımsatan Yılmaz, birçok ailenin bu talebi karşılayamadığını söyledi.

Türkiye’de ailelerin gelir durumunun eşit olmadığını ifade eden Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Herkes eşit koşullara, eşit imkanlara sahip değil. Dolayısıyla aileler istenen beslenme çantasını hazırlayamıyor. Böyle bir ortamda listelerin hazırlanıp, şu yemekleri getirin demek doğru bir şey değil. Bu talebi devlet karşılamalı. Açlık sınırında maaş alan bir velinin, beslenme çantası hazırlaması çok zor. Önceden ilkokuldaki öğrencilere sınıf anneleri yönetiminde yemekler veriliyordu. Ancak şu an öyle bir şey de mümkün değil. Ortaokul ve lisedeki öğrenciler okula beslenme bile götürmüyor. Sabah 8.00’den akşam 16.00’ya kadar çoğu çocuk okulda aç duruyor. Bunun yanında susuz da kalıyor. İçebilen tuvalet musluğundan içiyor, içemeyen susuz geçiriyor o günü.”

“DEVLET ÇOCUKLARA BİR ÖĞÜN YEMEK VERDİĞİNDE EŞİTSİZLİK BİR NEBZE GİDERİLECEK”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın tüm bu koşulları göz önüne alması, değerlendirmesi ve buna uygun bir politika geliştirmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, “Yeterli ve sağlıklı beslenememe çocuklarda bodurluk, kansızlık yaratıyor. Akademik gelişimini engelliyor. Sosyal ve psikolojik yönden de çocuklar olumsuz etkileniyor. Dünyanın birçok yerinde bu sorun aşılmış. Devlet çocuklara bir öğün sağlıklı ve nitelikli yemek verdiğinde eşitsizlik bir nebze engellenecek. Bu talebi sadece derneğin ya da muhalefet partilerinin dile getirmesi yetmez. Tüm velilerin bu talebi dile getirip, arkasında durması gerekiyor. Bu çocukların en doğal hakkıdır. Bir çocuğu kuruma alıp eğitim veriyorsak, o çocuğun kurum içerisindeki beslenmesinden, okula gelip, okuldan gidişine kadar her şeyde devletin sorumluluğu vardır. Ücretsiz, sağlıklı, nitelikli yemek çocukların hakkıdır. Bu hakkı en çok veliler dile getirmeli” dedi.

Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak