PİRHA-Dersim’in Pertek ilçesinin Zeve (Dorutay) köyünde bulunan Üryan Hızır (Sultan Hıdır) Ocağı, yıl boyunca Alevilerin sıkça ziyaret ettiği bir Alevi ocağı. Üryan Hızır Ocağı’nı PİRHA’ya anlatan köylüler, “Üryan Hızır’ın şifası boldur. Buraya kalbin temiz gelirsen, şifan kabul olur. İnsanlar buraya hasta gelip iyileşmiş olarak geri dönüyorlar” dedi.
Üryan Hızır (Sultan Hıdır) Ocağı, Dersim’in Pertek ilçesinin Zeve (Dorutay) köyünde bulunuyor. Yıl boyunca Alevilerin sıkça ziyaret ettiği Üryan Hızır Ocağı pek çok ocağın da mürşit ocağıdır. Üryan Hızır Ocağı’nın talipleri Dersim, Malatya, Erzurum, Erzincan, Sivas, Ordu, Amasya, Adıyaman, Maraş, Adana, Çorum, Antep gibi bir çok şehir ve ülkede yaşamaktadır.
Üryan Hızır Ocağı’nın bulunduğu Zeve köyünde yaşayan Elif Koyun ve Reyhan Kıt, ocağın tarihini, yapılan ritüelleri ve kerametleri PİRHA’ya anlattı.
“HASTA OLANLAR BURADA ŞİFA GÖRÜP GİDİYORLAR”
Üryan Hızır Ocağı’nın tarihini anlatan Elif Koyun, konuşmasında şunları ifade etti:
“Sultan Hıdır gölün orada durmuş ve gölün aşağısında da çıra yakıyorlar. Paşa, Sultan Hıdır’ı görüyor ve bakmaları için askerlerini gönderiyor ve diyor ki, ‘Gidin bakın orada ne çırası yanıyor. Eskiden böyle bir şey yoktu.’ Askerler geliyor bakıyor çıra yanıyor. Çıraların yanında da yerde küçük bir seccadenin üzerinde oturan fukara birisi var. Askerler Sultan Hıdır’a, ’Paşa seni istiyor’ diyor. Sultan Hıdır’da ‘Ben gelmem, paşa buraya gelsin’ diyor. Askerler her şeyi denemiş ama Sultan Hıdır gitmemiş. Sultan Hıdır’ı alamadan dönen askerler, paşaya her şeyi denediklerini ama Sultan Hıdır’ı getiremediklerini söylüyor. Sultan Hıdır’ın gelmemesi üzerine paşa askerleriyle birlikte onun yanına gidiyor. Sultan Hıdır’ın yanına vardıklarında paşa ve askerleri seccadenin üzerine oturuyor. Kim geldiyse seccadeye sığıyor. Sultan Hıdır, güveçte pişirdiği yemeği getirip misafirlerinin önüne koyuyor. Sofraya oturan herkes doyup öyle kalkıyor. Güveçteki yemekte hiç bitmiyor.
Sultan Hıdır, paşanın hayvanlarının da olduğunu görünce arpadan davarlara dağıtmaya başlar. Bütün davarlara arpa verildiği halde arpanın hala bitmediği görülür. Tüm bu olanları gören paşa, bu işte bir keramet var der. Paşa, Sultan Hıdır’a kimsesinin olup olmadığını sorar. Sultan Hıdır’da kimsesinin olmadığını söyler. Paşa, ‘Üç askerimi sana versem kabul eder misin’ diye sorar. Sultan Hıdır, ‘Gelsinler kabul ederim’ der. Askerlerden birinin adı Munzur, diğerinin adı Delil ve bir diğerinin adı da Resul imiş. Her üç askeri Sultan Hıdır’a vermişler. Bu köydekiler de bu askerlerin soyundan türemişler. İşte Hızır dedikleri budur. Hasta olanlar buraya geliyorlar. Burada şifa görüp gidiyorlar. Yine çocuğu olmayanlar buraya geliyor dualarını edip gidiyorlar.
Eskiden buraya araba gelmezdi, yol yoktu. İnsanlar hayvanlarıyla ya da yürüyerek gelirlerdi. Şimdi de arabayla gelip arabayla gidiyorlar. Eskiden köyümüzde elliden fazla hane vardı. Şimdiyse kimse yok. Herkes bir yere dağıldı. Gençler buraya gelsin Üryan Hızır’ı ziyaret etsinler, şifa görsünler. Neden uzaklaşıyorlar? İtikatlarını bırakmasınlar.”
“ESKİDEN İNSANLARIN İNANÇLARI DAHA GÜÇLÜYDÜ”
Eskiden insanların Sultan Hıdır Ziyareti’ne yalın ayak geldiklerini belirten Reyhan Kıt da, “Ziyareti gördüklerinde ayakkabılarını çıkarıp, yalın ayak yürüyerek gelirlerdi. Eskiden insanların inançları daha güçlüydü. Buraya gelenler ibadetlerini gerçekleştiriyor. Biz buraya gelenlere her türlü yardımı ediyorduk, bizim evlerimizde yatarlardı. Ama artık böyle değil. Şimdi insanlar kurbanlarını kesip hemen geri dönüyorlar. Bu ziyaretin kerameti çoktur. Eğer biz Üryan Hızır’ın önünde doğru durursak işimiz, gücümüz de doğru gider. Ama Üryan Hızır’ı tanımamız, bilmemiz lazım. Üryan Hızır’ın şifası boldur. Buraya kalbin temiz gelirsen, şifan kabul olur. İnsanlar buraya hasta gelip iyileşmiş olarak geri dönüyorlar. Bu yüzden Üryan Hızır’a hasta çok gelir. Kör olan, topal olan, sakat olan da geliyor. Buradan şifalarını görüp gidiyorlar. Eğer biz doğru olursak Üryan Hızır her isteğimizi de kabul ediyor” diye konuştu.
PİRHA/DERSİM
Yoruma kapalı.