Alevi Haber Ajansi

Süryanilerden yeni Suriye’ye çağrı: Anayasal güvence ve Süryanice’ye resmi statü!

PİRHA- Suriye’de 2011’den bu yana süren savaşın ardından ülkenin siyasal geleceği tartışılırken, Süryani kurumları da yeni döneme ilişkin taleplerini kamuoyuyla paylaşıyor. Avrupa Süryani Birliği (ESU), yaptığı yazılı açıklamada Süryanilerin anayasal olarak tanınmasını ve Süryanice’nin resmi statü kazanmasını istedi.

Avrupa merkezli Avrupa Süryani Birliği, Suriye’nin yeniden yapılanma sürecine girdiği bu dönemde, Süryani halkının haklarının açık ve ortak bir iradeyle savunulması gerektiğini belirtti. Açıklamada, Süryanilerin Suriye’nin yerli ve tarihsel halklarından biri olduğu vurgulanarak, bu statünün anayasal düzeyde güvence altına alınması talep edildi.

SÜRYANİCE’YE RESMİ STATÜ TALEBİ

Birliğin en dikkat çekici taleplerinden biri, Süryanice’nin (Aramice) Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde Arapça ile birlikte resmi dil olarak kabul edilmesi oldu. Dil hakkının yalnızca kültürel bir mesele olmadığına işaret edilen açıklamada, bunun eğitim, kamu hizmetlerine erişim ve siyasal katılım açısından temel bir hak olduğu ifade edildi.

SAVAŞIN DEMOGROFİK ETKİSİ

Açıklamada ayrıca, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliği çerçevesinde, Süryanilerin yaşadığı bölgelerde yerel öz-yönetim hakkının anayasal güvenceye kavuşturulması çağrısı yapıldı. Devlet kurumlarında adil ve tam siyasal temsiliyet için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.

ESU, dile getirilen taleplerin herhangi bir ayrımcılık anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Bu talepler adalet, eşitlik, güvenlik ve gerçek vatandaşlık hakkıdır” ifadelerine yer verdi.

Suriye’de Hristiyan toplulukların nüfusu, 2011’de başlayan iç savaşla birlikte ciddi biçimde azaldı. Çeşitli uluslararası raporlara göre, savaş öncesinde yaklaşık 1,5 milyon olan Hristiyan nüfusun 2022 itibarıyla 300 bin civarına gerilediği belirtiliyor. Özellikle IŞİD ve El Nusra Cephesi’nin kontrol sağladığı bölgelerde Hristiyanlara yönelik saldırılar, zorla yerinden etmeler ve kitlesel göçler yaşandı.

Kuzeydoğu Suriye’de Habur Nehri kıyısındaki Süryani yerleşimleri bu süreçten doğrudan etkilendi; çok sayıda kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi kaçırıldı ve fidye karşılığında serbest bırakıldı. Bölgedeki birçok köy boşalırken, tarım arazilerinin önemli bir bölümünün de Süryani topluluğuna ait olduğu ifade ediliyor.

Savaşın yarattığı demografik kırılma, mülkiyet kayıpları ve kültürel mirasa yönelik tahribat, Süryani kurumlarının anayasal güvence ve eşit yurttaşlık taleplerinin temel gerekçeleri arasında gösteriliyor.

Yeni anayasal düzenleme tartışmalarının sürdüğü Suriye’de, azınlık toplulukların statüsünün nasıl tanımlanacağı ise önümüzdeki dönemin temel siyasal başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.