PİRHA-Uuluslararası haber ajansları, Suriye’de hükümet güçlerine yönelik saldırılarla “yeni operasyon aşamasına” girdiğini ve bu tehdidin bölgesel istikrar açısından yeni riskler oluşturduğunu yazdı. Ayrıca ABD’nin Mike Huckabee’nin Orta Doğu’ya ilişkin sözleri diplomatik tartışma çıkardı. Bu gelişmeler dünya basınında geniş yer buldu.
IŞİD SALDIRILARI VE “YENİ AŞAMA” İDDİASI
Uluslararası haber ajansı Reuters, IŞİD’in iki ayrı saldırıyı üstlendiğini ve bunu “Suriye’de yeni bir operasyon aşaması” olarak tanımladığını yayımladı.
-
İki saldırı, Deir al-Zor (Mayadin) ile Raqqa bölgelerinde gerçekleşti.
-
Saldırılarda bir Suriye ordusu askeri ve bir sivil hayatını kaybetti.
-
IŞİD yayın organı Dabiq üzerinden yaptığı açıklamada, mevcut Suriye hükümetini hedef gösterdi.
-
Reuters, açıklamaların örgütün iç iletişim kanallarında yayımlandığını teyit etti.
Bu haber, farklı uluslararası haber sitelerinde de aynı temel detaylarla yer alıyor.
DİPLOMASİDE GERGİNLİK
Uluslararası haber ajansları ve başta Associated Press ile Reuters tarafından doğrulanan bilgilere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin sözleri diplomatik bir krize yol açtı.
Huckabee, ABD’li yorumcu Tucker Carlson’la yaptığı röportajda, İncil’de yer alan toprak vaadine atıfla İsrail’in tarihsel toprak iddialarını yorumladı. Carlson, Yaratılış (Genesis) 15 üzerinden, atalarının mirası olarak İsrail’in Nil’den Fırat’a kadar uzanan bir coğrafyaya sahip olabileceğini söyledi. Buna yanıt olarak Huckabee, “Bunu almaları iyi olurdu” dediğini belirtti. Bu sözler, “İsrail’in Ortadoğu’nun geniş kesimlerinde hak iddia edebileceği” şeklinde algılandı.
Bu söylem, Orta Doğu ve Müslüman çoğunluklu ülkelerin dışişleri makamları tarafından “tehlikeli ve provokatif” olarak tanımlanarak ortak kınama ile karşılandı. Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan, Endonezya gibi ülkeler, söz konusu ifadelerin uluslararası hukuka aykırı ve bölgesel istikrarı tehlikeye attığı yönünde açıklamalar yaptı.
Aynı zamanda ABD Elçiliği tarafından yapılan açıklamada, Huckabee’nin ifadelerinin “bağlamından koparıldığı” ve ABD hükümetinin resmi dış politika çizgisinin değişmediği belirtildi. Elçilik, açıklamaların ABD’nin resmi Orta Doğu politikasını yansıtmadığını ve herhangi bir toprak talebiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bu gelişme, uluslararası basında hatta ABD medyasında bile tartışma konusu oldu ve Huckabee’nin açıklamalarına, hem bölgeden hem de ABD içinden eleştiriler geldiği teyit edildi.
BÖLGEDEKİ TEHDİT VE GÜVENLİK ORTAMI
Uluslararası ajanslar, özellikle Reuters, Suriye’de son dönemde yaşanan saldırıları yalnızca münferit güvenlik olayları olarak değil, örgütsel yeniden yapılanma sinyali olarak değerlendiriyor.
IŞİD yaptığı açıklamalarda saldırıları “yeni bir operasyon aşaması” olarak tanımladı. Bu ifade, örgütün klasik hücre tipi saldırı modelinden daha koordineli ve görünür eylemlere yönelme stratejisine işaret ediyor.
Reuters’ın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı analizlere göre:
-
Örgüt, merkezi komuta kapasitesi zayıflamış olsa da yerel hücreler üzerinden esnek ve düşük yoğunluklu saldırılar yürütüyor.
-
Propaganda kanalları üzerinden “Suriye yönetimine karşı sürekli cihat” çağrıları yapılıyor.
-
Bu çağrılar, sahada gerçekleşen küçük ölçekli ancak sembolik etkisi yüksek saldırılarla destekleniyor
HEDEF SEÇİMİ VE COĞRAFİ DAĞILIM
Saldırıların gerçekleştiği bölgeler — özellikle Deirzor kırsalı ve Raqqa çevresi — geçmişte örgütün güçlü olduğu alanlar olarak biliniyor.
Bu bölgelerin ortak özellikleri:
-
Çöl ve yarı çöl coğrafyası nedeniyle kontrolün zor olması
-
Güvenlik boşluklarının dönemsel olarak oluşması
-
Yerel aşiret yapılarının karmaşık güvenlik dengeleri üretmesi
Uzmanlara göre IŞİD, tam alan hâkimiyeti kurmak yerine istikrarsızlık üretmeye odaklanan “yıpratma stratejisi”izliyor.
Reuters’ın dikkat çektiği en kritik unsur, propaganda ile fiili saldırılar arasındaki senkronizasyon.
-
Örgüt yayın organlarında hükümet güçlerini ve “işbirlikçileri” hedef gösteriyor.
-
Kısa süre sonra aynı bölgelerde düşük yoğunluklu saldırılar gerçekleşiyor.
-
Bu durum, örgütün psikolojik harp kapasitesini diri tutmayı amaçladığı şeklinde yorumlanıyor.
Bu model, örgütün askeri kapasitesinden çok algı ve korku üretme kapasitesine yatırım yaptığını gösteriyor.
DEVLET OTORİTESİNİN YENİDEN TESİSİ VE KIRILGANLIK
Uluslararası analizlerde, Suriye’de merkezi otoritenin bazı bölgelerde yeniden güç kazandığı bir dönemde bu tür saldırıların sembolik önem taşıdığı vurgulanıyor.
Devlet kontrolünün arttığı ilan edilen alanlarda yaşanan saldırılar:
-
“Güvenlik tamamen sağlandı” söylemini zayıflatıyor,
-
Yerel halkta güvensizlik duygusunu artırıyor,
-
Uluslararası yatırım ve yeniden inşa sürecine ilişkin risk algısını yükseltiyor.
Güvenlik uzmanları, örgütün şu aşamada geniş çaplı alan kontrolü hedeflemediğini; ancak istikrarı sürekli olarak test eden, düşük yoğunluklu ama süreklilik arz eden saldırı modeliyle varlığını sürdürmeye çalıştığını değerlendiriyor.
Özetle dünya basınındaki çerçeve, Suriye’deki tabloyu bir “geri dönüş” değil, fakat kalıcı bir güvenlik kırılganlığı evresi olarak tanımlıyor.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.