Alevi Haber Ajansi

Solingen Alevi Kültür Merkezi’nin 30. yılında birlik ve dayanışma mesajı- VİDEO

PİRHA- Solingen Alevi Kültür Merkezi 30. yılını kutladı . Etkinlikte toplumsal birlik ve kültürel aktarım vurgulandı. 

Almanya’nın Solingen kentinde faaliyet yürüten Solingen Alevi Kültür Merkezi’nin 30. kuruluş yıldönümü, geniş katılımla gerçekleştirilen etkinlikle kutlandı.

SAAL 2000 salonunda düzenlenen programın sunuculuğunu Çiğdem Mavi yaptı.

Etkinliğin konuşmacıları arasında HDP eski Milletvekili Kemal Bülbül, AABK Eşit Başkanı Filiz Çağlar Selçuk, AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, AABF NRW Bölge Başkanı Deniz Kutlu ve Solingen AKM Başkanı Halit Kurt yer aldı.

Solingen AKM Başkanı Halit Kurt konuşmasında, “30 yıldır, inancımızın yaşaması ve yaşatılması için katkı sunuyoruz” diyerek cemevinin yalnızca bir ibadet alanı değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve kültürel aktarım merkezi olduğuna dikkat çekti. Özellikle genç kuşaklara ulaşmanın önemine vurgu yapan Kutlu, inancın değerlerinin yeni nesillere aktarılmasının hayati olduğunu ifade etti.

“ESAS OLAN HAKİKATİ TEMSİL EDEBİLMEKTİR”

AABF NRW Bölge Başkanı Deniz Kutlu, yaptığı konuşmada inanç ve örgütlülük anlayışına dair önemli mesajlar verdi. Kutlu, kurumlarda belirleyici olanın makam ya da unvanlar değil, bilgi, erdem ve hakikati temsil edebilme kapasitesi olduğunu vurguladı.

AABF’nin 35 yıllık tarihine de değinen Kutlu, bu süreç boyunca farklılıkların bir ayrışma nedeni değil, bir zenginlik olarak görüldüğünü belirtti. Çoğulcu demokrasiye olan bağlılığı vurgulayan Kutlu, “Farklı fikirlerin ve bakış açılarının bir arada var olabildiği bir yapı, güçlü ve örgütlü bir yapının göstergesidir” dedi.

“ALEVİLİĞİ TANIMLAMAYIN, TANIYIN”

HDP eski Milletvekili Kemal Bülbül, yaptığı konuşmada Alevi toplumunun birlik sorunu, inanç özgürlüğü ve Türkiye’deki hukuki çerçeveye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bülbül, Alevi toplumunun devlete yönelik temel talebinin net olduğunu belirterek, “Devlete diyoruz ki: Aleviliği tanımlama, Aleviliği tanı” sözleriyle inanç özgürlüğü vurgusu yaptı.

Ancak bu talebin toplum içinde yeterince karşılık bulmadığını ifade eden Bülbül, farklı kesimlerin Aleviliği farklı biçimlerde tanımlamasının ortak mücadeleyi zayıflattığını dile getirdi. “Herkesin ayrı bir Alevilik tanımı var. Bu şekilde ortak duygu, ortak akıl ve birlikte güç oluşturamayız” diyerek, birlik için ortak bir yön ve merkez ihtiyacına işaret etti.

Türkiye’de Aleviliğin tarihsel olarak tanınmadığını kaydeden Bülbül, mevcut yasal düzenlemelerin inanç özgürlüğünü güvence altına almadığını belirtti. Tekke ve Zaviyeler Kanunu başta olmak üzere çeşitli mevzuatların Alevilik açısından sınırlayıcı olduğunu belirten Bülbül, günümüzde yapılan bazı kurumsal düzenlemelerin de bu durumu değiştirmediğini ifade etti.

Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Bülbül, kamuoyunda “değiştirilemez maddeler” üzerinden yürütülen söylemleri eleştirerek, zorunlu din dersleri, Diyanet İşleri Başkanlığı ve bazı yasal düzenlemelerin de inanç özgürlüğü bağlamında tartışılması gerektiğini söyledi.

“30 YILLIK MÜCADELEYLE İNANCIMIZI GÖRÜNÜR KILDIK”

AABK Eşit Başkanı Filiz Çağlar Selçuk, Avrupa’da yaşayan Alevilerin tarihsel mücadelesine ve kazanımlarına dikkat çekti. Selçuk, diasporada yaşayan Alevilerin büyük bölümünün zorunlu göç süreçleriyle ya da kendi mücadeleleri sonucunda Avrupa’ya geldiğini hatırlattı.

Özellikle Almanya’da yürütülen örgütlü mücadelenin önemine vurgu yapan Selçuk, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (AABF) 30 yıllık sürecinde önemli haklar elde edildiğini belirtti.

“ORTAK MÜCADELE BÜYÜTÜLMEDEN ORTAK GELECEK KURULAMAZ”

AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevi toplumunun karşı karşıya olduğu tarihsel sorunlara ve ortak mücadele ihtiyacına dikkat çekti. Mat, farklı coğrafyalarda yaşayan Alevi ve Kürt topluluklarının ortak bir kaderi paylaştığını vurgulayarak, bu durumun temel nedeninin yeterli birlik ve ortaklaşmanın sağlanamaması olduğunu ifade etti.

“Ortak aklı, ortak vicdanı ve ortak mücadeleyi büyütmediğimiz sürece acılar tekrar eder” diyen Mat, Türkiye, Suriye, Irak ve İran’da yaşayan Alevi ve Kürtlerin dil, kültür ve inanç farklılıklarına rağmen benzer baskılarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Bu farklılıkların bir zenginlik olduğunu ancak ortak mücadeleye dönüştürülemediğinde zayıflığa yol açtığını dile getirdi.

Etkinlikte Tolga Sağ, Ozan Emekçi , Ali Baran ,Yılmaz Öztutan, Onur Kocamaz,Ahmet Can Kaya, Kirvem Erdal ve grubu,  Fırat Yusuf ile Zeynep Enhas sahne aldı. Sanatçılar, seslendirdikleri eserlerle Alevi deyişlerini ve kültürel mirası katılımcılarla buluşturdu.

Elif SONZAMANCI PİRHA/KÖLN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.