PİRHA- 13 yıl önce Paris’te katledilen Leyla Şaylemez Mersin’de mezarı başında anıldı. Burada yapılan basın açıklamasında Paris katliamının politik kadın cinayeti olduğu vurgusu yapıldı.
Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013 yılında Sakine Cansız ve Fidan Doğan ile birlikte katledilen Leyla Şaylemez, Mersin’deki Güneykent Mezarlığı’nda anıldı. Anmaya DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, DEM Parti Milletvekilleri Perihan Koca ile Ali Bozan, DEM Parti Mersin ve Adana İl Örgütleri, Barış Anneleri ve İnsan Hakları Derneği katıldı.
Şaylemez’in mezarı başında yapılan anmada konuşan Halide Türkoğlu, Anmada ilk olarak söz alan Halide Türkoğlu, Leyla Şaylemez’in Kürt kadın hareketi içerisindeki mücadelesinde önemli görevler üstlendiğini ifade ederek, katliamın, Kürt halkının özgürlük mücadelesine ve kadınların özgürlük arayışına yönelik sistematik bir mesaj taşıdığını belirtti. Halide Türkoğlu, “13 yıl boyunca, ilk günden bugüne öfkemiz hala diri. Hafızamız var, mücadelemiz var ve bu öfke her geçen gün büyümeye devam edecek. Bizler hatırlamak zorundayız, çünkü hesap soruyoruz. Katliamı gerçekleştirenlerin sadece bir tetikçinin yakalanması üzerinden değil, bunu kimlerin, nasıl organizeli bir şekilde hayata geçirdiğini sorguluyoruz. Türkiye Devleti ile Fransa Devleti’nin sessiz bir işbirliği söz konusu oldu. Bu katliamı aydınlatmamak için, devlet güvenliği adı altında dosyayı kapatmak için her seferinde uğraştılar. Bu cezasızlık politikasının kaynağının nereden geldiğini çok iyi biliyoruz. Kürdü inkar edenler, ona bu coğrafyada eşit yaşam hakkı tanımak istemeyenler, Kürt’ün hukukunu inkar edenlerin kendisi, bu katliamları gerçekleştirerek cezasız kalacaklarını bilerek aslında bu savaş politikasında ısrar ettiler” diye konuştu.
“CEZASIZLIK POLİTİKALARIYLA BARIŞ İNŞA EDİLEMEZ”
2013 yılının, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la yürütülen görüşmeler kapsamında bir çözüm yılı olduğunu belirten Halide Türkoğlu, Kürt kadınlarının hedef alınmasının, çözüm sürecini bilinçli biçimde savaş konseptine sürüklemeye dönük bir müdahale olarak geliştiğini vurguladı. Kürt kadınlarının ulus devletlerin politikaları doğrultusunda sistematik biçimde hedef haline getirildiğini dile getiren Halide Türkoğlu, “Eğer Kürt kadınlarını katlederseniz ve cezasızlık politikalarıyla da bunu günbegün büyütürseniz, Kürt özgürlük mücadelesini geriye götüreceklerini sandılar. Bu topraklarda bir barışın inşa edilmemesi için elinden geleni yapıyor bu zihniyetin kendisi. Kürt kadınlarının katledilmesine karşı mücadelemizi yükseltmek zorundayız. Madem ki onurlu bir barışta herkes ısrar ediyor, Türkiye Devleti de buna dair artık hesap sorma politikasını devreye koymak zorundadır. Cezasızlık politikasının olduğu yerde toplumsal ve onurlu bir barış inşa edilemez” dedi.
“BU KATLİAM POLİTİK BİR KADIN CİNAYETİDİR”
Ardından yapılan açıklamada Paris katliamının politik kadın cinayeti olduğu vurgusu yapılarak şu ifadelere yer verildi:
“Bu katliam, yalnızca üç Kürt devrimci kadını hedef alan bir saldırı değil; kadın özgürlük mücadelesine, halkların ortak yaşam umuduna ve direniş hafızasına yönelmiş organize bir siyasal cinayettir.
Paris katliamı, üzerinden geçen yıllara rağmen aydınlatılmamış; gerçek failler, azmettiriciler ve bu suçu mümkün kılan politik zemin ortaya çıkarılmamıştır. Bu durum, adaletin inkârı olduğu kadar, kadınlara ve devrimcilere yönelik şiddetin süreklileştirilmesi anlamına gelmektedir. Cezasızlık, bu suçun devamıdır. Taleplerimiz açık ve nettir;
– Paris katliamı tüm yönleriyle aydınlatılmalıdır.
– Failler ve arkasındaki güçler açığa çıkarılmalıdır.
– Cezasızlık politikalarına son verilmelidir.
– Kadın özgürlük mücadelesine yönelik saldırılara karşı uluslararası kamuoyu sessiz kalmamalıdır.“
Açıklama, sloganlar eşliğinde sona erdi.
PİRHA/ MERSİN
Yoruma kapalı.